Euler’den Matematik Dışında Ne Öğrenebiliriz?

Sahip olduğumuz binlerce yıllık bir matematik literatürü ve onu bu nokta­ya getiren belki de yüz binlerce mate­matikçi var. Kimi matematikçiler daha ön planda, kimileri sadece tarihin toz­lu sayfalarında sıkışıp kalmaktan öteye gidememiş, kimilerininse adını kimse­ler duymamış. Ünlü matematikçiler lis­tesine şöyle bir göz gezdirirsek onları bu denli ünlü yapanın ne olduğuna da­ir fikirler yürütebiliriz. Örneğin çözül­mesi en aşağı 200 yıl alan bir sorduy­sanız sadece matematik dünyasında değil genel bilime ilgisi olan pek çok kişi tarafından tanınır bir hale gelirsi­niz. Hele Goldbach, Fermat, Riemann örneklerindeki gibi problem kendi adı­nızla anılıyorsa ününüz tüm dünyada duyulur. İlk bakışta sadece soru sora­rak büyük bir şöhrete kavuşmak basit bir yolmuş gibi görünse de öyle değil. Çünkü matematikte doğru soruyu sor­mak bazen o soruyu doğru cevapla­maktan daha önemli ve zordur.

Matematikçileri tanınmış yapan di­ğer bir yol ise mümkün olduğu kadar çok alanda ve kaliteli üretimler yapıla­rak elde edilmiş olandır. Bir insan bir bilime en fazla ne kadar katkıda bulu­nabilir?

Aklı ermeye başladığı zaman­dan ölümüne kadar aralıksız ve yoğun bir şekilde çalışmakla mı yoksa onu di­ğer insanlardan ayıran bir zekaya sa­hip olması, bu kadar çok çalışmadan da kayda değer katkılarda bulunması için yeterli midir?

Eğer birinci fikri sa­vunursak genç yaşta ölen ünlü mate­matikçilere haksızlık etmiş oluruz. Çünkü 21 yaşında ölen Fransız mate­matikçi Galois cebirde, ancak ölmeden bir gece önce kağıda dökme fırsatı bul­duğu, kendi adıyla anılan kapsamlı bir kuram yazdı. Öte yandan bu iki düşün­cenin birleştiği uzun bir ömür boyun­ca duraksız ve severek çalışan, zeki ve yetenekli bir matematikçinin neler ya­pabileceğini düşünün.

Mevcut mate­matik literatürünün hemen her alanın­da çalışıp, deyimi yerindeyse kendin­den sonra gelen matematikçilere bul­ması için çok az şey bırakan Leonhard Euler’den bahsediyoruz. Adını duyma­mış olmanız için onun gibi hiç mate­matik eğitimi vermeyen bir okuldan mezun olmuş olmanız gerekiyor. Duy­mayanlar için belirtelim Euler sadece matematikte değil fizik alanında da ça­lışmış 77 yıllık ömrünü bilime adamış İsviçreli matematikçidir.

Ünlü dahiler hakkında merak etti­ğimiz konulardan birisi nasıl bir çocuk oldukları. Ebeveynler kendi çocukları­nın bir dahi olup olmadığını anlamak için bu bilginin faydalı olacağını düşü­nürler.

Leonhard Euler 1707’de doğduğu İsviçre’nin Basel şehrinde neredeyse hiç matematik eğitimi almadığı küçük bir okula gitti. Babasının verdiği özel dersler onun matematiğe olan ilgi ve yeteneğini fark edip kendisini bu ala­nda yetiştirmesine yetti. 14 yaşında, Basel Üni­versitesinde eğitimine başlayan Euler 16 yaşında felsefe ihtisasını tamamladı ve babasının uzmanlık alanı olan te­oloji (tanrı bilim) bölümünde çalışma­larını devam ettirdi. Ama ne asıl gönül verdiği matematik Euler’in peşini bı­raktı ne de o matematikten kopabildi. Babasının da iznini alarak papazlık eğitimini yarıda bıraktı ve matematik bölümündeki çalışmalarını 19 yaşında tamamladı. O günden sonra koşullar ne kadar kötü olursa olsun matematik çalışmayı asla bırakmadı.

Bir kağıt ve bir kaleminiz varsa istediğiniz gibi matematik yapa­bilirsiniz, ne bir düzeneğe ihtiyacınız olur ne de pahalı makinelere, laboratu­arlara. Ama matematikçi görme yeteneğini kaybe­derse işte o zaman ‘ne kağıdın anlamı kalır ne de kalemin’…diye düşünme­yin!

Euler sağ gözündeki görüşünü kendi deyimiyle aşırı çalışması nede­niyle 31 yaşında tamamen kaybetti. Bu yarı karanlık durum Euler’in çalışma­larını zerre kadar etkilemedi hatta ‘Ar­tık dikkatimi dağıtacak daha az şey olacak’ diyerek durumu olgunlukla karşıladığını ifade etti. Sol gözünü de 59 yaşında katarak sebebiyle kaybeden ve tamamiyle karanlığa gömülen Euler bundan sonraki çalışmalarına bir sek­reter yardımıyla devam etmiştir.

77 yaşında hayata veda eden Euler’in en verimli yılları son 20 yılıdır. Matemati­ğe hayat boyu yaptığı katkıların yakla­şık yarısını bu zaman zarfında üretmiş­tir. Görme engelinin ona bir problem teşkil etmemesinin sebebi ise sahip ol­duğu inanılmaz hafızasıdır. Euler oku­duğu ve yazdığı her şeyi aklında tuta­bilen nadir insanlardandı. Kendisinin, ders anlatırken elliden fazla ondalıklı basamaklı sayılarla zihinden işlem yap­tığı söylenir.

800’ün üzerinde makalesi olan Euler hayatı boyunca matematiğin hemen her alanına el atmıştır. Çalışmakla dopdolu, kötü koşulların ve çektiği acıların performansını hiç etkilemediği bir hayat geçiren Euler’in yaşama ve bilime olan tutkusu bizlere günümüzde halen ilham vermeye devam ediyor…

Nilüfer Karadağ

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Yaşadığı Çağı ve Toplumu Kavrayan Bir Bilim İnsanı: Hüseyin Cavid Erginsoy

O bir kuyrukluyıldızdı, hepimize değdi geçti” – Cahit Arf Gerek bilimsel ve mesleki başarıları, gerekse çok …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');