Anasayfa » ZİHİN AÇAN YAZILAR » Resimdeki Gözler Neden Bizi Takip Eder?

Resimdeki Gözler Neden Bizi Takip Eder?

Mona Lisa tablosu için hep şöyle derler, nereden bakarsan bak gözleri hep sana bakıyormuş gibi oluyor. Peki ama bunun nedeni nedir?

Tablolarda, kişi veya  kişilerin nereden bakılırsa bakılsın gözlerinin hep bize bakmasını sağlamak ressam için ayrı bir yetenek ve düşünce biçimi gerektirmektedir. Bu da temelde perspektiftir.

Ressamlar perspektif tekniğini keşfedene kadar nesnelerin birbirlerine uzaklıklarını yansıtmak için yükseklik ve genişlikten faydalanıyordu. Bu yüzden resimler düz görünüyordu. Erken Mısır resimleri, perspektif eksikliği için iyi bir örnektir. İlk sanatçılar, mesafeyi vurgulayabilmek için nesneleri yalnızca daha küçük veya daha büyük yapabilirlerdi.

Ancak 14 yüzyılda Filippo Brunellesco adlı bir İtalyan mimar, odak olarak tek bir nokta kullanan bir teknik olan, doğrusal perspektif tekniğini kullanılmaya başlandıktan sonra resim sanatında bir dönüm noktası yaşandı. Doğrusal perspektifte, bir resimdeki tüm çizgiler ortak bir noktaya gider ve derinlik ve mesafe izlenimi yaratır.

Bunu uygulayabilmek için tabloyu çizen ressam karşısında gördüğü kişinin gözlerini tabloda ortalamalı ve gözlerinin bakış açısını sürekli bir şekilde merkeze doğru vermelidir. Bu sayede tabloda bulunan kişi veya kişiler sürekli bakanı takip eden bir konum alabilmektedir.

Ressamlar perspektifle birlikte ışık ve gölge oyunlarını kullanarak resimlerin sanki gerçekmiş gibi görünmesini sağlar. Oysa ki üzerine resim yapılan yüzey iki boyutludur. Diğer bir ifadeyle üç boyutlu dünya iki boyutlu kâğıt üzerine aktarılır ve bu yapılırken optik bir yanılsama yaratılır.

Resimde kullanılan ışık, gölge ve perspektif sabittir. Yani ressam doğrudan karşıya bakan birini çizdiğinde siz hangi açıdan bakarsanız bakın resimdeki kişiyi tam karşınızdaymış gibi görür, onun size baktığını düşünürsünüz.

Ancak aynı şeyi karşınızda gerçek bir insan varken denediğinizde resimdeki bu yanılsama gerçekleşmez.

Örneğin bir arkadaşınızdan sabit durmasını ve hep karşıya bakmasını isteyin. Siz de bu sırada konumunuzu sürekli değiştirerek onun gözlerine bakın. Resimde yaşadığınız durum gerçekleşmiyor değil mi?

Bunun nedeni üç boyutlu bir görüntüye bakıyor olmanız ve resimdeki sabitliğin aksine siz konumunuzu değiştirdikçe perspektif, ışık ve gölgenin de değişiyor olmasıdır.

Tüm bu nedenlerden dolayı tablodaki kişi size bakan biçimde çizildiyse, siz odada hareket ettikçe bakmaya devam edecektir.

19. yüzyılda Jules de la Gournerie bu fenomeninin matematiksel olarak kanıtlanabileceği fikrini ilk kez ortaya attı ancak bunun kanıtlanabilmesi için 2004 yılına kadar beklemek gerekti.

İşin arka planında yine matematik vardır anlayacağınız…

https://entertainment.howstuffworks.com/arts/artwork/eyes-in-painting-follow1.htm

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Avatar
Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.