Tıp ve Sağlık

Vücut Sıcaklığı 37°C İse Neden Hava 30°C Olduğunda Terliyoruz?

Sıcak yaz günlerinde nefret etsek de dışarısı soğuk olduğunda hepimiz güneşi özleriz. Ancak günümüzde biliyoruz ki iklim değişikliği nedeniyle yazlar giderek daha sıcak oluyor. Bu durumda aklımıza bazı sorular getiriyor. Sonuçta vücudumuzun ne kadarına uyum sağlayacağını bilmemiz önemli. Bu yazıda insan vücut sıcaklığı hakkında biraz daha bilgi edinelim.

Yazının devamına geçmeden önce sık karşılaştığımız küçük ama önemli bir terminolojik hatayı düzeltelim. Bu hatayı çoğu zaman ağız alışkanlığı nedeniyle yapsak da arada farkı bilmek önemlidir. Bu hata “vücut sıcaklığı” yerine “vücut ısısı” tabirinin kullanılmasıdır. Oysa ısı ile sıcaklık birbirinden farklı kavramlardır.

Sıcaklık termometre ile ölçülür ve “derece ”birimi ile ifade edilir. Oysa ki ısı kalorimetre ile ölçülür ve “joule” birimi ile ifade edilir. Sıcaklık bir sistemdeki ortalama enerjiyi gösterir. Oysa ki ısı, iki sistem arasında transfer edilen toplam enerjiyi gösterir. Bu mini fizik dersinden sonra konumuza geçebiliriz.

İnsan vücudunun da diğer sistemler gibi dışarıya transfer edebileceği bir ısısı vardır. Ancak bizim “ateş” olarak bildiğimiz kavram vücut sıcaklığını göstermektedir. Dolayısıyla vücut ısısı tabiri yanlış bir kullanım olmaktadır.

İnsan Vücut Sıcaklığının 37 Derece Olmasının Nedeni

Vücudunuzun ne kadar sıcak olması gerektiğine dair yerleşik standart, 1851 yılında 19. yüzyıl Alman doktoru Carl Reinhold August Wunderlich’ dan geldi. O günden sonra da 37°C (98.6 Fahrenheit) olarak ölçümlediği vücut sıcaklığı bir standart olarak kabul edildi. 2017 tarihinde, 35.488 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada da, ortalama vücut sıcaklığının 36,6°C (97.88 Fahrenheit) olduğu bulunmuştu.

Yukarıda kullandığımız ortalama kelimesine dikkat edin. Aslında sabah uyanınca koltuk altından ölçülen normal vücut sıcaklığı 36,3 ile 37,1 °C arasında değişir. Ayrıca kadınlar erkeklerden daha yüksek vücut sıcaklıklarına sahip olma eğilimindedir. Gençlerin vücut sıcaklıkları yaşlılara göre daha yüksektir. Bu nedenle, ‘ideal’ vücut sıcaklığının bireyler arasında değiştiğini anlamak önemlidir.

İnsan Vücudunda Sıcaklık Ayarı Nasıl Gerçekleşir?

Celsius, Fahrenheit, Kelvin: Hangisini Ne Zaman Kullanmalıyız?

İnsan vücudu, sürekli olarak büyük miktarlarda ısı üreten bir motor gibidir. İster boş boş oturun, ister egzersiz yapın veya bu makaleyi okuyun, vücudunuzdaki tüm fiziksel ve metabolik faaliyetler ısı üretir. Vücudunuzun ideal sıcaklığında, yani 37 santigrat derecede kalması kritik derecede önemlidir. Çünkü bu olmazsa, birçok vücut işlevi bozulmaya başlar. 

Bu nedenle bu vücut ısısını dengelemesi gerekir. Yoksa aşırı ısınacaktır. Neyse ki bunun için vücudun bir mekanizması vardır. Evinizdeki kalorifer sistemini oda sıcaklığı 22 derece olacak şekilde ayarladığınızı düşünün. Sistem bu dereceye ulaştığında durur, altına düştüğünde ise çalışmaya başlar.

Buna benzer bir sistem de insan vücudunda vardır. Vücut sıcaklığını ayarlayan merkez, beynimizdeki hipotalamustadır. Hipotalamustaki bu merkez bir termostat gibi çalışır. Bu termostatın ayar noktası da 37 °C civarındadır.

Sıcaklık ayar noktası derimizin sıcaklığı ile artar ya da azalır. Yani sıcaklık ayar noktası sabit olmayan, dinamik ve dış ortam sıcaklığına göre değişir. Dış ortam soğukluğu sebebiyle deri sıcaklığı azaldığında termostatın sıcaklık ayar noktası yükselecektir. Deri sıcaklığı yükseldiğinde de termostatın sıcaklık ayar noktası düşer.

Sıcak ve güneşli bir günde vücudumuz, vücut sıcaklığını düşürmek için çok özel bir işlem kullanır. Bu terlemektir. Ter (yani, bazı mineraller ve iyonlar içeren tuzlu su), damlacıkları buharlaştıkça, vücudunuzdan ısı emerler ve böylece siz serinlersiniz. Suyun bu buharlaşmasına müdahale eden her şey (nemli hava, esinti olmaması, ağır giysiler vb.) bizi özellikle sıcak ve rahatsız hissettirir.

Nemli Ortamlarda Vücut Sıcaklığını Düzenleyen Mekanizma Gerektiği Gibi Çalışmaz

Dünya yüzeyinde şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sıcaklık 56.7°C’dir. Bu sıcaklık 10 Temmuz 1913’te, ABD, California’daki Death Valley’de ölçülmüştür. Yüz sekiz yıl sonra, bu hala Dünya’da şimdiye kadar güvenilir bir şekilde kaydedilen en yüksek hava sıcaklığıdır.

Vücudumuz, ortam sıcaklığı 21 santigrat derece civarında olduğunda en iyi şekilde çalışır çünkü bu sıcaklıkta vücut ve çevre sıcaklıkları arasında sabit bir fark vardır. Sonuç olarak ısı, yüksek enerjili bir bölgeden (vücudumuz) düşük enerjili bir bölgeye (çevremiz) geçerken ısı transferi gerçekleşir. Ancak hem vücut hem de çevresi aynı sıcaklıkta ise, bu iki varlık arasında ısı transferini engelleyen sıcaklık farkı yoktur.

Yukarıda da dediğimiz gibi bizim sıcak hissetmemize katkı sağlayan etkenler vardır. Bunların en başında da havadaki nem oranı gelir. Nemli bir havada ne kadar terlerseniz terleyin, serinlediğinizi hissedemezsiniz, çünkü teriniz düzgün buharlaşamamaktadır. İnsanların yüksek sıcaklık ve nemde yaşayamamalarının nedeni artık iç sıcaklıklarını düzenleyememeleridir. Bunun sonucunda da bir insanın ne kadar sıcaklığa dayanacağını anlamak için yaş termometre sıcaklığı denilen bir şeyi bilmemiz gerekir.

Yaş Termometre Sıcaklığı Nedir?

Elbette hava durumu tahminlerinde duyduğumuz şey ile aynı değil. Ölçüm ıslak bir beze sarılı bir termometre ile yapılır. Bu ölçüm işin içine hem ısıyı hem de nemi katar. Örneğin, hava sıcaklığı yaklaşık 46 derece ve bağıl nem %30 olduğunda, yaş termometre yalnızca yaklaşık 30,5 dereceyi olur. Ancak hava sıcaklığı 38,9 derece ve bağıl nem %77 olduğunda, yaş termometre bu sefer yaklaşık sınır olarak kabul edilen 35 dereceyi ( 95 F’)gösterir. Bu sıcaklığa maruz kalmak ani bir ölüme neden olmaz ancak bir kaç saat içinde vücudumuzda sorunlar ortaya çıkmaya başlar.

Yaş termometre sıcaklığı insan vücut sıcaklığının üzerine çıkarsa, yine terleyebilirsiniz, ancak vücudunuzu fizyolojik olarak çalışması gereken soğutma sistemi çalışmaz. Yani, yüksek nem ve sıcaklık durumunda insanlarda bulunan yerleşik soğutma sistemi çalışmaz. Nem yani havanın sahip olduğu su buharı miktarı, aşırı vücut ısısının ter yoluyla atılmasını zorlaştırır. Bu noktadan sonra da vücudumuz hipertermi yani halk arasında bilinen adı ile sıcak çarpması ile yüzleşir. 



Kaynaklar ve İleri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Başa dön tuşu