Tarih

Korsanlar Amerika’nın Metrik Sisteme Geçmesini Gerçekten Engelledi mi?

Korsanlarla başlayan bu hikâye, ABD’nin neden hâlâ inç, mil ve galon kullandığını anlatıyor.

Ülkemizde ve dünyanın büyük bölümünde metrik sistemi kullanıyoruz. Ancak ithal ürünlerin etiketlerinde inç, fit, yard ya da mil gibi farklı ölçü birimleri dikkatinizi çekmiş olabilir. Amerikalılar bu birimleri günlük yaşamda hâlâ yaygın biçimde kullanıyor.

ABD metrik sisteme birkaç kez geçmeye çalışsa da bunu hiçbir zaman tam olarak gerçekleştiremedi. Çünkü bu ölçüler zamanla hem Amerikan sanayisine hem de günlük yaşama güçlü biçimde yerleşti. Peki ABD’nin metrik sisteme geçememesinde Karayip korsanlarının da payı olduğunu biliyor muydunuz?

Amerika Metrik Sisteme Geçme Fırsatını Nasıl Kaçırdı?

1790’larda ABD’de ortak bir ölçü sistemi yoktu. New York’ta Hollanda kökenli, New England’da ise İngiliz kökenli ölçüler kullanılıyordu. Bu karmaşa, özellikle eyaletler arası ticarette sık sık sorun çıkarıyordu.

Dönemin dışişleri bakanı Thomas Jefferson, ülke genelinde ortak ve ondalık temelli bir sistem kurmak istiyordu. Aynı yıllarda Fransa da kendi ölçülerini yeniliyor, bölgeden bölgeye değişmeyen standartlar geliştirmeye çalışıyordu.

Jefferson bu çalışmaları yakından izliyor, yeni standartları ABD için olası bir seçenek olarak değerlendiriyordu.

Amerika'nın Metrik Sistem Kullanmama Sebebi Biraz da Korsanlarla İlgili
Fransız bilim insanı Joseph Dombey ve ABD Dışişleri Bakanı Thomas Jefferson. Dombey, yeni Fransız ölçü standartlarını Amerika’ya ulaştırmak üzere 1793’te yola çıktı.

Sonunda Fransız hükümeti, yeni sistemi tanıtmak amacıyla botanikçi ve hekim Joseph Dombey’yi Amerika’ya gönderdi. Dombey yanında bir metre uzunluğunda bakır bir çubuk ile daha sonra kilogram adını alacak olan grave adlı kütle standardını taşıyordu.

Planına göre bu ölçüleri Jefferson’a teslim edecek ve Fransız sistemini Amerikan yetkililerine tanıtacaktı. Ancak Dombey’nin görevi yalnızca ölçü örneklerini taşımak değildi. Ayrıca Fransa ile ABD arasındaki tahıl ticaretini de görüşecekti.

Amerika'nın Metrik Sistem Kullanmama Sebebi Biraz da Korsanlarla İlgili
Joseph Dombey’nin yanında taşıdığı bakır kütle standardı.

Ancak yolculuk planlandığı gibi ilerlemedi. Dombey’nin gemisi Atlantik’te şiddetli bir fırtınaya yakalandı ve rotasından saptı. Ardından Karayipler’de, İngiliz hükümetinin desteğiyle hareket eden korsan gemicilerin eline düştü.

Korsanlar Dombey’yi tutsak aldı. Dombey bir süre sonra esaret altında hayatını kaybetti. Böylece taşıdığı ölçü standartları Jefferson’a ulaşamadı. Ancak hikâye burada bitmedi.

Korsanlar bakır çubuk ve kütle standardıyla fazla ilgilenmedi. Gemiden ele geçirdikleri eşyaları daha sonra açık artırmada sattılar. Ölçü standartları birkaç kez el değiştirdikten sonra Jefferson’dan sonra dışişleri bakanlığı görevini üstlenen Edmund Randolph’a ulaştı.

Ne var ki Randolph bu nesnelerin önemini fark etmedi. Bakır standartlar ABD’nin ölçü sistemi tartışmalarında herhangi bir rol oynayamadı. Bu olay, ABD’nin metrik sisteme erken bir tarihte geçme ihtimalini ortadan kaldıran ilginç bir fırsat kaybı olarak tarihe geçti.

Günümüzde Amerika Metrik Sisteme Neden Geçmiyor?

Amerika'nın Metrik Sistem Kullanmama Sebebi Biraz da Korsanlarla İlgili

Günümüzde ABD Neden Metrik Sisteme Tam Olarak Geçmiyor?

Metrik sistem hesaplamayı büyük ölçüde kolaylaştırır. Birimler ondalık düzene dayanır; santimetreden metreye, gramdan kilograma geçerken yalnızca on ve onun katlarıyla işlem yaparız. Buna rağmen ABD’de günlük yaşam hâlâ inç, fit, mil, pound ve Fahrenheit gibi geleneksel birimler etrafında ilerliyor.

Bunun tek nedeni geçişin maliyeti değildir. ABD sanayisi makinelerini, teknik çizimlerini, üretim hatlarını ve standartlarını uzun yıllar boyunca bu birimlere göre kurdu. Yollar mil, yapı ölçüleri fit ve inç, tüketici ürünleri ise ons ve galon üzerinden düzenlendi. Bütün bu sistemi aynı anda değiştirmek hem şirketlere hem de devlete büyük bir yük getirirdi.

Alışkanlıklar da en az maliyet kadar etkili oldu. İnsanlar hava sıcaklığını Fahrenheit, mesafeyi mil ve vücut ağırlığını pound üzerinden düşünmeye alıştı. Ölçü birimleri böylece yalnızca teknik araçlar olmaktan çıktı; günlük kültürün ve ulusal kimliğin bir parçasına dönüştü. Bazı Amerikalılar metrik sistemi dışarıdan dayatılan, aşırı standartlaştırılmış bir sistem gibi gördü.

Fransa bile metrik sistemi bir anda benimsemedi. Devrim öncesinde ülkede kentten kente değişen binlerce yerel ölçü kullanılıyordu. Tarlalar bazen hasadın kaç gün süreceğine, bazen de ekim için gereken tohum miktarına göre ölçülüyordu. Bu sistemler bilimsel açıdan düzensiz görünse de yerel halk için anlaşılırdı. Bu nedenle metrik sistemin Fransa’da günlük yaşama yerleşmesi yaklaşık bir yüzyıl sürdü.

ABD Kongresi 1975’te Metrik Dönüşüm Yasası’nı kabul etti. Ancak yasa geçişi zorunlu tutmadı ve herhangi bir son tarih belirlemedi. Jimmy Carter döneminde bazı yol levhalarında kilometre kullanmayı deneyen yönetim, halkın tepkisi üzerine geri adım attı. Böylece metrikleşme, devletin yönettiği kapsamlı bir dönüşüm yerine gönüllü bir tercih olarak kaldı.

Sonuç Olarak

Bugün ABD aslında iki sistemi birlikte kullanıyor. Bilim, tıp, ilaç, ordu ve birçok sanayi kolu metrik birimlere dayanıyor. Günlük yaşamda ise geleneksel ölçüler baskınlığını koruyor. ABD’nin tam geçiş yapmamasının temel nedeni, mevcut sistemin kusursuz olması değil; insanların ve kurumların değişimin maliyetini, sağlayacağı yarardan daha belirgin görmesi.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Why doesn’t the US use the metric system?; Yayınlanma tarihi: 15 Ağustos 2020; Bağlantı: https://www.livescience.com/
  • How Pirates Of The Caribbean Hijacked America’s Metric System. Yayınlanma tarihi: 28 Aralık 2017; bağlantı: https://www.npr.org/

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir