Alfred W. Lawson’ı yalnızca tuhaf fikirleriyle anlatmak eksik olur. Çünkü Lawson, hayatının bir döneminde havacılığın geleceğini birçok kişiden önce görmüştü. İnsanların bir gün şehirler arasında uçakla yolculuk edeceğini düşünmüş, bu amaçla büyük yolcu uçakları tasarlamıştı.
Sonra aynı özgüvenle çok daha büyük bir alana yöneldi. Yalnızca uçakların değil, evrenin nasıl çalıştığını da açıklayabileceğine inandı. Ortaya koyduğu sistemin adı Lawsonomy’ydi.
Lawsonomy nedir?
Lawsonomy, Alfred W. Lawson’ın doğayı ve insan yaşamını açıklamak için geliştirdiği bir düşünce sistemiydi. Lawson’a göre evrende enerji yoktu. Boş uzay da yoktu. Her şey farklı yoğunluklara sahip maddelerden oluşuyordu. Bu maddelerin hareketini belirleyen iki temel ilke vardı: emme ve basınç.
Kendi anlatımına göre Lawson, dört yaşındayken toza üflemiş ve parçacıkların uzaklaştığını görmüştü. Nefesini içine çektiğinde ise parçacıklar ona doğru gelmişti. Çocuklukta yapılan sıradan bir gözlem, onun zihninde hayat boyu sürecek bir açıklama biçimine dönüştü. Yıllar sonra aynı mantığı neredeyse her şeye uyguladı.
İnsanların görmesini gözlerin ışığı emmesiyle açıklıyordu. Kulakların sesi içine çektiğini düşünüyordu. Yerçekimi de ona göre bir çekim kuvveti değil, Dünya’nın yarattığı bir emme etkisiydi.
Modern fizik açısından bu görüşlerin elbette bilimsel bir karşılığı yoktu. Fakat bu durum Lawson’ı durdurmadı. Zamanla teorisini ekonomi, eğitim ve sağlık gibi alanları da kapsayacak biçimde genişletti; emme ve basıncı bütün yaşamın temeline yerleştirdi.
Alfred W. Lawson Kimdi?
Alfred W. Lawson, 1869’da Londra’da doğdu. Ailesiyle önce Kanada’ya, ardından Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Gençliğinde gazete sattı, ayakkabı boyadı ve profesyonel beyzbol oynadı. Bir süre takım yöneticiliği de yaptı.
Beyzbol alanındaki girişimleri sona erince ilgisini, o yıllarda henüz yeni şekillenen havacılığa çevirdi. Lawson’ın asıl dikkat çekici tarafı, uçakların yalnızca savaşta ya da birkaç maceracı tarafından kullanılmayacağını erken fark etmesiydi. Ona göre uçaklar bir gün çok sayıda yolcu taşıyacak, insanlar şehirler arasında havadan yolculuk edecekti.
Bugün bu fikir sıradan görünüyor. Fakat 20. yüzyılın başında uçaklar hâlâ kırılgan, güvensiz ve sınırlı araçlar olarak görülüyordu. Lawson ise daha büyük gövdeli, daha fazla yolcu taşıyabilen uçaklar hayal ediyordu.

Kaynak: National Archives
1919’da bu amaçla çok sayıda yolcu taşıyabilen bir uçak geliştirdi. Uçağın gerçekten işe yaradığını göstermek için uzun bir tanıtım uçuşuna çıktı. Bu girişim, yolcu taşımacılığı fikrini halka ve yatırımcılara göstermek açısından önemliydi.
Daha sonra daha büyük bir yolcu uçağı üzerinde çalıştı. Bu uçağa Midnight Liner adı verildi. Ancak proje iyi sonuçlanmadı. Uçak, ilk kalkış denemesinde yeterli hıza ulaşamadı ve düştü. Lawson ve mürettebat kazadan sağ kurtuldu, fakat yatırımcıların güveni sarsıldı. Lawson Aircraft Corporation kısa süre sonra battı.
Bu başarısızlık, Lawson’ın hayatında yeni bir dönemi başlattı. Havacılıkta beklediği büyük çıkışı yakalayamamıştı. Fakat kendine duyduğu güveni kaybetmedi. Artık uçaklardan çok, evrenin nasıl işlediğini anlatıyordu.
Lawsonomy bir harekete dönüşüyor
Büyük Buhran yılları, Lawson’a fikirlerini daha geniş bir kitleye anlatma fırsatı verdi. 1930’ların başında Amerika Birleşik Devletleri ağır bir ekonomik kriz yaşıyordu. Milyonlarca insan işsiz kalmış, bankalara duyulan güven sarsılmıştı.
Lawson bu ortamda ekonomik fikirlerini öne çıkardı. 1931’de Direct Credits Society adlı hareketi örgütledi. Ancak bu hareket, insanlara gerçekten kredi dağıtan bir kurum değildi. Daha çok bankalara ve faiz sistemine karşı kurulmuş bir propaganda hareketiydi.
Lawson’a göre ekonomik krizlerin temelinde özel bankaların para ve kredi üzerindeki gücü vardı. Bankaların faizle borç vererek toplum üzerinde haksız bir güç kurduğunu savunuyordu. Buna karşılık kredi verme yetkisinin bankalardan alınarak devlete verilmesini istiyordu

Bu fikirler Büyük Buhran yıllarında bazı insanlara cazip geldi. Çünkü milyonlarca kişi işsiz kalmış, bankalara güven azalmıştı. Direct Credits Society bu ortamda toplantılar, konuşmalar ve yayınlar yoluyla Lawson’ın ekonomik görüşlerini yaydı.
Fakat Lawson’ın önerdiği sistem hiçbir zaman resmî bir ekonomi politikası olarak uygulanmadı. Kitlesel ilgi kalıcı olmadı. Kalabalıklar zamanla azaldı.
Lawsonomy Üniversitesi Nedir?
Lawson ise geri çekilmek yerine fikirlerini öğreteceği kalıcı bir kurum kurmaya karar verdi. Ona göre çözüm, bir Lawsonomy üniversitesi açmaktı. 1943’te eski University of Des Moines kampüsünü satın aldı ve burayı University of Lawsonomy adıyla açtı.
Lawson, bu yapının sıradan bir okul olmadığını düşünüyordu. Kendisine “Supreme Head and First Knowledgian” adını vermişti. Eğitim ise geniş bir müfredata değil, neredeyse bütünüyle Lawson’ın kendi yazılarına dayanıyordu. Öğrenciler Lawsonomy’nin temel ilkelerini öğreniyordu.

Bu dönemde Lawson’ın fikirleri daha da genişledi. Emme ve basınç artık yalnızca doğadaki hareketleri açıklamıyordu. Lawson; insan bedenini, Dünya’nın yapısını ve zihnin işleyişini de aynı ilkeyle yorumlamaya başladı.
Ona göre insan bedeni, küçük pompaların birlikte çalıştığı bir sistemdi. Akciğerler havayı, mide yiyecekleri içine çekiyor; atıklar ise basınçla dışarı çıkıyordu. Dünya da benzer biçimde işliyordu. Kuzey Kutbu dışarıdan gelen maddeleri içeri alıyor, Güney Kutbu ise atıkları dışarı atıyordu.
Lawson zihin için de ayrı bir açıklama geliştirdi. İnsan zihninde Menorgs ve Disorgs adını verdiği küçük canlıların mücadele ettiğini ileri sürdü. Menorgs düzen kuruyor, Disorgs ise bu düzeni bozmaya çalışıyordu.
Lawsonomy’nin Son Yılları
Üniversitenin ömrü uzun olmadı. 1950’lerin başında mali sorunlar ve vergi incelemeleri nedeniyle University of Lawsonomy kapandı. Lawson kampüsü sattı ve takipçileriyle birlikte Wisconsin’deki bir çiftliğe yerleşti.
Alfred W. Lawson 1954’te öldü. Fakat küçük topluluğu varlığını sürdürdü. Takipçilerinden Merle Hayden, bir süre sonra çiftliği yeniden University of Lawsonomy adıyla kullanmaya başladı.
Bu küçük hareket, şaşırtıcı biçimde onlarca yıl daha devam etti. Hayden 2017’de öldüğünde Lawsonomy’yi sürdürecek belirgin bir isim kalmamıştı. Ertesi yıl arazi satıldı ve kalan yapılar yıkıldı.
Geriye Alfred Lawson’ın çelişkili hikâyesi kaldı: yolcu uçaklarının geleceğini erken gören bir havacılık öncüsü, aynı zamanda evreni emme ve basınçla açıklayan kapalı bir sistemin kurucusuydu.
Lawsonomy bugün bilimsel bir teori olarak görülmüyor. Ancak tek bir fikrin bütün evreni açıklayabileceğine duyulan sarsılmaz inancın sıra dışı örneklerinden biri olarak hâlâ dikkat çekiyor.
İlginizi çekebilir: Skull and Bones: Amerika’nın Perde Arkasındaki Yale Üniversitesi Topluluğu
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Alfred Lawson and the First Airliner, HistoryNet. https://historynet.com/first-airliner-alfred-lawson/
- Kang, Lydia ve Nate Pedersen. Pseudoscience: An Amusing History of Crackpot Ideas and Why We Love Them. New York: Workman Publishing, 2017.
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, 2015 yılından beri matematiğe karşı önyargıyı azaltmak ve bilime duyulan ilgiyi artırmak için yayın yapıyor. Matematikle başladığımız bu yolculukta, zamanla bilimin farklı alanlarına da yer vermeye başladık. Sitemizin tek geliri reklamlardan geliyor. Ancak yüksek okunurluğa sahip ve düzenli olarak güncellenen bir web sitesini yayında tutmanın maliyeti her geçen gün artıyor. Bu nedenle sitemizde reklamlara yer veriyoruz. Bize destek olmak için yazılarımızı paylaşabilir ve daha fazla kişiye ulaşmamıza yardımcı olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.



