Tarih

İki Parçalı Uyku Nedir? Eskiden Bir Yerine İki Kere mi Uyurduk?

İki parçalı uyku bir zamanlar özellikle Avrupa’da yaygın bir gece düzeniydi. Yapay ışık ve modern çalışma saatleri yaygınlaştıkça bu alışkanlık büyük ölçüde ortadan kayboldu.

Atalarımız bizden daha fazla uyumuyordu. Daha iyi uyuduklarını da söyleyemeyiz. Ancak özellikle Sanayi Devrimi öncesi Avrupa’da birçok insan, bugün bize oldukça yabancı gelecek bir biçimde uyuyordu. Gece uykusu her zaman baştan sona kesintisiz tek bir dönemden oluşmuyordu.

İnsanlar akşam saatlerinde yatıyor ve birkaç saat uyuduktan sonra gece yarısına doğru uyanıyordu. Yaklaşık bir saat, bazen daha uzun süre uyanık kaldıktan sonra yeniden yatağa dönüyor ve sabaha kadar ikinci kez uyuyorlardı. Tarihsel kaynaklarda bu iki dönem “birinci uyku” ve “ikinci uyku” olarak karşımıza çıkar.

Gecenin ortasında uyanmak da bugünkü gibi hemen bir uyku sorunu olarak görülmüyordu. İnsanlar bu zamanı okuyarak, dua ederek, bir şeyler yiyerek, ev işleriyle uğraşarak ya da çevrelerindeki insanlarla sohbet ederek geçiriyordu. Yeniden yorulduklarında ise ikinci uyku için yataklarına dönüyorlardı.

Bu uyku biçiminin izlerine yalnızca günlük yaşamı anlatan kayıtlarda değil, edebî eserlerde de rastlanır. Homeros ve Vergilius gibi antik yazarların metinlerinde “birinci uyku” ifadesine benzer kullanımlar görülür. Daha sonraki yüzyıllarda Don Kişot, Jane Eyre, Savaş ve Barış ve Charles Dickens’ın eserleri gibi birçok klasik metinde de gecenin ilk ve ikinci uykusuna ilişkin ifadeler yer alır.

İki Parçalı Uyku Nedir? Eskiden Bir Yerine İki Kere mi Uyurduk?
Ekirch ayrıca, Jan Saenredam’ın 1595 tarihli gravürünün gece yaşamına dair önemli ipuçları sunduğunu belirtir. Bu gravürler, gece boyunca devam eden hareketliliği ve sosyal aktiviteleri belgeliyor.

Peki bir zamanlar yaygın olduğu anlaşılan bu uyku biçimi neden ortadan kayboldu? Yanıt büyük ölçüde gecelerimizi aydınlatmaya ve hayatımızı saate göre düzenlemeye başladığımız dönemde yatıyor.

İki Parçalı Uykudan Neden Vazgeçtik?

İki parçalı uykunun ortadan kalkmasında en büyük değişimi gecenin uzaması yarattı. Yapay ışık yaygınlaştıkça insanlar hava karardıktan sonra da okumaya, çalışmaya ve sosyalleşmeye devam etti. Böylece daha geç yatmaya başladılar ve gecenin ortasındaki uzun uyanıklık dönemi giderek kısaldı.

Sanayi Devrimi bu dönüşümü hızlandırdı. Fabrikalar belirli saatlerde çalışıyor, işçiler de güne aynı saatte başlamak zorunda kalıyordu. İnsanlar gündelik hayatlarını artık gün ışığına göre değil, saate göre düzenlemeye başladı. Yatma ve kalkma saatleri de bu yeni düzene uydu.

Tarihçi A. Roger Ekirch, 19. yüzyıldan itibaren “birinci uyku” ve “ikinci uyku” ifadelerinin kaynaklarda giderek daha az görülmeye başladığını gösteriyor. İnsanlar bir gecede iki kez uyumayı bir anda bırakmadı. Yapay ışık, kent yaşamı ve çalışma saatleri değiştikçe uyku alışkanlıkları da yavaş yavaş değişti.

İki Parçalı Uyku Nedir? Eskiden Bir Yerine İki Kere mi Uyurduk?
Uyku, yüzyıllar boyunca dinlenme ve arınma ile ilişkilendirilen manevi bir anlam taşırken, değerini giderek kaybetti.

20. yüzyıla gelindiğinde tek parça gece uykusu birçok toplumda baskın hale gelmişti. Bir zamanlar sıradan kabul edilen gecenin ortasındaki uyanıklık ise zamanla olağandışı bir durum gibi görülmeye başladı.

Yeniden İki Parçalı Uyku Düzenine Dönmek Mümkün mü?

Peki yapay ışığı azaltır ve geceleri daha uzun süre karanlıkta kalırsak uyku düzenimiz yeniden iki parçaya ayrılır mı? Uyku araştırmacısı Thomas Wehr, 1990’ların başında yaptığı bir deneyle bu soruyu araştırdı.

Wehr, gönüllülerin günün yalnızca 10 saatini aydınlıkta, geri kalan 14 saatini ise karanlıkta geçirmesini istedi. İlk günlerde katılımcılar alışık oldukları biçimde uyumaya devam etti. Ancak birkaç hafta sonra uyku düzenleri belirgin biçimde değişti.

Katılımcılar önce yaklaşık dört saat uyuyor, ardından bir süre uyanık kalıyor ve daha sonra yeniden yaklaşık dört saat uyuyordu. Böylece tek parça gece uykusu yerini iki ayrı uyku dönemine bırakıyordu. Aradaki uyanıklık sırasında katılımcılar genellikle sakin ve dinlenmiş hissediyordu.

İki parçalı uyku fikri, gece boyunca uyanmanın doğal bir süreç olduğunu hatırlatarak insanlara rahatlık sağlıyor.

Wehr’in deneyi, insan uykusunun ışık ve karanlık koşullarına düşündüğümüzden daha fazla uyum sağlayabildiğini gösterdi. Ancak bu sonuç, iki parçalı uykunun herkes için tek doğal uyku düzeni olduğu anlamına gelmiyor. Daha çok, kesintisiz gece uykusunun insanın sahip olabileceği tek uyku biçimi olmadığını gösteriyor.

Bu nedenle bu gece herhangi bir saatte uyanırsanız, Sanayi Devrimi’nden önce yaşayan insanların uyku alışkanlıklarını hatırlayın. Kısa süreli bir gece uyanıklığı tek başına mutlaka bir problem olduğu anlamına gelmez. Bazen yapmanız gereken tek şey, yeniden uykunuzun gelmesini beklemektir.


Kaynaklar ve İleri Okumalar:

  • The forgotten medieval habit of ‘two sleeps’; Yayınlanma tarihi: 10 Şubat 2022. Kaynak site: BBC. Bağlantı: The forgotten medieval habit of ‘two sleeps’
  • Klerman, Elizabeth & Barbato, Giuseppe & Czeisler, Charles & Wehr, Thomas. (2021). Can People Sleep Too Much? Effects of Extended Sleep Opportunity on Sleep Duration and Timing. Frontiers in Physiology. 12. 10.3389/fphys.2021.792942.
  • Ficca G, Axelsson J, Mollicone DJ, Muto V, Vitiello MV. Naps, cognition and performance. Sleep Med Rev. 2010 Aug;14(4):249-58. doi: 10.1016/j.smrv.2009.09.005. Epub 2009 Dec 3. PMID: 19962331.

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir