2. Dünya Savaşı’nda Güvercinler Füzelere Yön Vermek İçin Eğitildi

Çoğu insan için güvercinler, her binanın çatısında, her parkta, her yerde şehirlerde dolaşan bir kuştan başka bir şey değildir. Bununla birlikte, güvercinler savaşta ve barışta, tarihi biçimlendiren hayvanların ilk sıralarında yer alır.

Bunun temel nedeni bildikleri bölgenin 900 km kadar ötesine bırakılsalar bile yuvalarını dönme becerileridir. Ayrıca güvercinler saatte yaklaşık 90 km hızla uçabilirler. Tüm bu özelliklerinden dolayı telgrafın icadından önce uzun mesafelere mesaj göndermenin en hızlı ve çoğu zaman en güvenilir yolu posta güvercinleri olmuştur.

İlerleyen yıllarda savaş sırasında kuşatma durumunda iletişimde hayati bir rol oynayacağı düşünülerek askeri amaçlı olarak da güvercinler eğitilmeye ve kullanılmaya başlanmıştır. Sonucunda gerekli durumlarda güvercinler cephedeki askerler ya da cephedeki askerler ile komutanlar arasında haberleşmeyi sağlamıştır.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’nda Amerikan askerleri için haberleşmeyi sağlamış kayıtlı 200.000’den fazla güvercin olduğu bilinmektedir. Bunlardan bazıları haber iletmenin ötesine geçmiş ve kahramanlık payesi kazanmıştır.

Örneğin aşağıda gördüğünüz Cher Ami isimli güvercin 3 Ekim 1918’de, 500 kadar Amerikan askeri Argonne hattında Alman güçleri tarafından kapana kıstırılınca, bu bilgiyi yaralanmasına rağmen ilgili birime ulaştırmış ve sonucunda 194 askerin hayatı kurulmuştur.

Bu görev esnasında bir gözünü ve bacağını kaybeden Cher Ami’ye tahta bir bacak takılacaktı. Sonrasında da bir kahraman olarak kabul edilmiştir. Günümüzde de kendisi posta güvercinlerinin en ünlüsü olarak bilinmektedir. İkinci Dünya savaşı sırasında da güvercinler çok daha ilginç bir görevde kullanılmıştır.

Güvercin Güdümlü Füze Denemesi

1943’te ABD ordusu, Alman hedeflerini vurmaya çalışıyor ancak çoğu atış isabetsiz oluyordu. ABD ordusunun bunu hızla iyileştirmesi gerekiyordu. İhtiyaç duydukları şey, sivillerin hayatını riske atmadan hedefe ulaşabilecek yönlendirilmiş bir bombaydı. Bunun içinde ABD’li psikolog ve mucit B.F Skinner’ın bir çözümü vardı. Tahmin edeceğiniz gibi bu çözüm bir kez daha güvercinler ile ilgili idi.

Bir psikolojik araştırmacı olarak Skinner, çalışmalarında güvercinleri sıklıkla kullanmış, hem davranışlarını gözlemlemiş hem de onları farklı yöntemler eğitmişti. Psikoloji onun tek ilgi alanı değildi; Skinner aynı zamanda hevesli bir mucitti. Bir gün, bir kuş sürüsü Skinner’e ihtiyaç duyduğu ilhamı verdi. Belki de bu güvercinler bir füzeye de rehberlik edebilirdi.

Skinner, güvercinleri kokpitlerine yerleştirmeden önce, onları eğitmek için psikolojik geçmişini kullandı. 
Ortalama sokak güvercinlerine bir hedefi tanımayı ve gördüklerinde gagalamaya başlamayı öğretti. 
Füzeleri yönlendiren ve yönlendiren bu gagalama hareketiydi;

Ancak öncelikle güvercinleri eğitilmesi gerekiyordu. Ancak Skinner gibi bir adam için bu fazla zor bir görev değildi. Sonucunda güvercinleri bir hedefi tanımaları ve gagalamaları için eğitmek için edimsel koşullandırmayı kullanmaya başladı.

Skinner, füzelerin içine koyulacak güvercinlerin önüne yerleştirilecek ve aynı zamanda üzerinde füzeyi yönlendirecek sensörler içeren ekranlar planlamıştı. Güvercinlerden, ekranda doğru hedefi, örneğin bir düşman gemisini gördüklerinde ekran üzerinde onu gagalamaları bekleniyordu. Sonrasında da görüntü ekranın merkezinden uzaklaşınca hedefi gagalamaya devam etmeleri lazımdı. Bu sayede hedefi ortada, tutmaları beklenmekteydi.

Güvercin pilotları, mürettebatsız uçaklara patlayıcıları amaçlanan hedeflerine ulaştırmaları için rehberlik edecekti.

Bu dahiyane buluşun faydalarına rağmen, elbette dezavantajı vardı. Sonucunda güvercinlerin son dakika kaçma şansı yoktu. Kablolar ile sisteme bağlı biçimdeydiler. Bu nedenle her bomba patlamasına eşlik etmesi gerekiyordu. Ancak tahmin edeceğiniz gibi ordu içinde birçok kişi bu sorunu çok da ciddiye almadı. Skinner, güvercin füzesi planlarını Ulusal Araştırma Savunma Komitesi’ne sunmaya karar verdi ve Komite oldukça şüpheci olmasına rağmen, “Güvercin Projesi” 25.000 dolarlık bir fonla hayata geçirildi.

Güvercin Projesi Teoride Güzel Ancak Uygulamada Endişe Vericiydi

Ancak 1944’te, Güvercin Projesi’nin başlamasından sadece bir yıl sonra, askeri yetkililer programı sonlandırdı. Bunun nedeni Skinner’ın güvercinlerinin başarısız olması değildi. Denemeler sırasında güvercinler hedefi hep ortada tutmayı başarmıştı. Aslında temel neden, Amerikan ordusunun, füzelerini kuşlara emanet etmek istememesi idi.

İlk Güvercin Projesi kısa ömürlü olmasına rağmen, benzersiz ve yenilikçi doğası onu unutulmaz kıldı. Sonucunda 1948’de ABD Donanması aynı fikri kullanmaya karar verdi. “Project Orcon” adı ile güvercin güdümlü füze, beş yıllığına hayata döndü. Ancak sonrasında ikinci kez iptal edildi. Bunun nedeni elektronik güdüm sistemlerinin daha güvenilir hale gelmesi idi.

Ancak, Skinner’ın eğittiği güvercinler, hedef yönlendirme yeteneklerini asla kaybetmediler. Güvercin Projesi 1944’te ilk sona erdiğinde güvercinleri elinde tuttu. Skinner, onlara öğrettiği becerilerin çabucak unutulup unutulmayacağını görmek için sık sık onlara bir test yaptı.

Şaşırtıcı bir şekilde, güvercinler her zaman onun testlerini geçti. Yani hedefe yönelik sorumluluklarını sürdürdüler ve ilk eğitimlerinden altı yıl sonrasına kadar bunu hatırlayabildiler. Skinner günümüzde, güvercin güdümlü füzeyi geliştiren adam olarak anılmıyor. Kendisini  daha ziyade, psikolojinin temel taşı haline gelen davranışçılığı popülerleştiren bilimsel akıl olarak hatırlıyoruz.



Kaynaklar ve ileri okumalar


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu