Tarih

Dünyanın İlk Takvimi Göbekli Tepe’de Bulunmuş Olabilir

Popüler tarih anlatılarında, insanlar önce avcı-toplayıcı gruplar halinde yaşadı, sonra tarımı keşfetti ve zamanla karmaşık toplumlar kurdu. Ancak Şanlıurfa yakınlarındaki Göbekli Tepe, bu anlatının sandığımız kadar basit olmadığını gösterdi. Üstelik bazı araştırmacılara göre, “dünyanın ilk takvimi” olarak yorumlanabilecek izler de burada saklı olabilir.

Türkiye’nin güneydoğusunda, çıplak bir sırtın üzerinde yer alan Göbekli Tepe, insanlık tarihine dair bildiklerimizi değiştiren en önemli keşiflerden biridir. Yaklaşık MÖ 9500-8000 yıllarına tarihlenen bu alan, Stonehenge’den altı bin yıl, Mısır piramitlerinden ise yedi bin yıl daha eskidir.

Alan, çapı 20 metreye kadar ulaşabilen çok sayıda dairesel yapıdan oluşur. Bu yapıların sınırlarını, her biri 20 tona kadar ağırlığa sahip dev T biçimli kireç taşı sütunlar belirler. Sütunların üzerinde aslan, boğa, tilki, yılan, akrep, akbaba gibi hayvanların yanı sıra soyut semboller de yer alır. Bu kabartmalar büyük bir ustalıkla işlenmiştir.

göbekli tepe
Yaklaşık 200 adet olan sütunların her biri 5,5 metre yüksekliğinde ve 15 ton ağırlığındadır. T şeklinde olmaları arkeologların büyük ilgisini çekmiştir.

Göbekli Tepe Neden Önemlidir?

Göbekli Tepe, dünyanın bilinen en eski anıtsal mimari örneklerinden biridir. Üstelik bu yapı, geleneksel arkeolojinin karmaşık toplumların ortaya çıkışında belirleyici gördüğü “Neolitik Devrim”den daha eskidir.

Yani, alanı inşa eden insanlar, henüz bitkileri ya da hayvanları evcilleştirmemiş, çömlekçilik yapmamış, metal aletler kullanmamış ve bildiğimiz anlamda kalıcı yerleşimler kurmamış olmalıdır. Bu durum, tarımın artı ürün yaratarak anıtsal yapıların inşasını mümkün kıldığı yönündeki klasik anlatıyı tersine çevirir.

1994’ten 2014’teki ölümüne kadar kazıları yöneten Alman arkeolog Klaus Schmidt, Göbekli Tepe’yi bölgesel bir ritüel merkezi olarak yorumladı. Ona göre burası, farklı yerlerde yaşayan avcı-toplayıcı grupların belirli dönemlerde buluştuğu bir tören alanıydı.

göbekli tepe

Bu insanlar tonlarca ağırlıktaki taşları ocaklardan çıkardı, taşıdı, işledi ve dikti. Böylesine büyük bir iş, yüzlerce kişinin birlikte hareket etmesini gerektiriyordu. Bu durum, inanç ve ritüellerin tarımdan önce de insanları örgütleyebildiğini gösterir.

Göbekli Tepe’nin en gizemli yönlerinden biri de bilinçli biçimde gömülmüş olmasıdır. Dairesel yapıların her biri zamanla taş, toprak, kemik ve çeşitli atıklarla doldurulmuş, ardından üzerine yeni yapılar inşa edilmiştir.

Bu süreç yaklaşık iki bin yıl boyunca devam etmiş, sonunda alan tamamen terk edilerek üzeri örtülmüştür. Üstelik Göbekli Tepe tek örnek değildir. Bölgede yapılan araştırmalar, benzer özellikler taşıyan çok sayıda başka alanın da varlığına işaret eder. Bunların çoğu henüz ayrıntılı biçimde kazılmamıştır.

Göbekli Tepe’nin şaşırtıcı yönü yalnızca yaşı değildir. Son araştırmalar, burayı inşa eden avcı-toplayıcıların beklenenden çok daha gelişmiş bir geometri bilgisine sahip olduğunu da gösterir.

Tel Aviv Üniversitesi’nden araştırmacılar, Göbekli Tepe’deki ana yapıların planını özel bir algoritmayla inceledi. B, C ve D olarak adlandırılan üç büyük dairesel yapının merkez noktalarının rastlantısal görünmeyen bir geometrik düzen oluşturduğunu belirledi. Araştırmacılara göre bu üç merkez, neredeyse eşkenar bir üçgen meydana getiriyordu.

Dünyanın İlk Takvimi Göbekli Tepe’de Olabilir mi?

Son yıllarda bazı araştırmacılar, Göbekli Tepe’nin yalnızca bir ritüel merkezi olmadığını, aynı zamanda gökyüzünü izleyen sembolik bir alan olarak kullanıldığını öne sürdü. Bu yoruma göre alandaki bazı V biçimli işaretler, 365 günlük bir takvimin günlerini temsil ediyordu. Bu nedenle Göbekli Tepe, “dünyanın ilk takvimi” tartışmalarında da öne çıkmaya başladı.

Araştırmacılara göre Göbekli Tepe’deki bazı işaretler, Ay ve Güneş döngülerini birlikte izleyen bir takvim anlayışına işaret ediyor olabilir. Çünkü bir Güneş yılı yaklaşık 365 gün sürer. Buna karşılık 12 Ay ayı yaklaşık 354 gündür. Yani Ay’a göre yapılan hesap ile Güneş yılı arasında yaklaşık 11 günlük bir fark ortaya çıkar.

Göbekli Tepe'de Dünyanın İlk Takvimi Bulunmuş Olabilir
Özellikle 43 numaralı sütundaki bazı hayvan figürleri ve işaretler dikkat çekiyor.

Eski toplumlar zamanı doğru takip için bu farkı hesaba katmak zorundaydı. Bu nedenle araştırmacılar, Göbekli Tepe’deki V biçimli işaretlerin bu fazladan 11 günü göstermiş olabileceğini öne sürer. Bu yorum doğruysa, Göbekli Tepe “dünyanın ilk takvimi” tartışmalarında çok önemli bir yere sahip olur.

Bu yorumu güçlendiren alanlardan biri de Karahan Tepe’dir. Göbekli Tepe ile aynı Taş Tepeler bölgesinde yer alan bu alan, yaklaşık aynı döneme tarihlenir. Ayrıca benzer T biçimli dikilitaşları, özel yapıları ve sembolik kabartmalarıyla dikkat çeker. Araştırmacılar, Karahan Tepe’deki bazı V biçimli işaretleri de zaman hesabıyla ilişkilendirmektedir.

Sonuç Olarak

Eğer bu okuma doğruysa, bölgede yaşayan avcı-toplayıcı topluluklar yalnızca anıtsal yapılar inşa etmedi. Gökyüzünü izledi, döngüleri kaydetti ve zamanı ritüellerle iç içe geçen bir düzen içinde anlamlandırdı. Elbette bu görüş hâlâ tartışmalıdır. Ancak Göbekli Tepe ve Karahan Tepe, medeniyetin yalnızca tarım ve yerleşik hayatla açıklanamayacağını gösterir.


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • The legendary Göbekli Tepe site could be the world’s earliest solar calendar. Yayınlanan tarihi: 7 Ağustos 2024. Kaynak site: ZME Science. Bağlantı: The legendary Göbekli Tepe site could be the world’s earliest solar calendar
  • World’s Oldest Known Temple Had Seriously Talented Architects. Yayınlanma tarihi: 14 mayıs 2020; Kaynak site: Interesting Engineering. Bağlantı: World’s Oldest Known Temple Had Seriously Talented Architect
  • Sweatman, M. B. (2024). Representations of calendars and time at Göbekli Tepe and. Karahan Tepe support an astronomical interpretation of their symbolism. Time and Mind, 1–57. https://doi.org/10.1080/1751696X.2024.2373876
  • Bodet, Cédric. (2021). Deciphering Göbekli Tepe: The Hidden Potential of Archaeo-Ethnology.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir

1 Yorum

  1. Bilgiler için çok teşekkür ederim. Merakla okudum