Anadolu’nun Nikea, bugünkü İznik, kentinde yaklaşık MÖ 190 yılında dünyaya gelen Hipparkhos, Antik Çağ’ın en büyük astronomi gözlemcilerinden biriydi. Yalnızca gökyüzünü izlemekle kalmadı; coğrafya, matematik ve astronomi arasında güçlü bağlar kurarak bilim tarihinde kalıcı izler bıraktı. Lise yıllarında tanıştığımız trigonometrinin bugün bildiğimiz biçimini almasında da onun çalışmaları önemli bir rol oynadı.

Hipparkhos’un yaşamı hakkında kesin bilgilerimiz oldukça sınırlıdır. Buna rağmen elimizdeki dağınık izler, onun Anadolu’dan başlayıp Akdeniz’in önemli bilim merkezlerine uzanan hareketli bir yaşam sürdüğünü düşündürür.
Hipparkhos, yaklaşık MÖ 190 yılında Bitinya bölgesindeki Nikea’da, yani bugünkü Bursa’nın İznik ilçesinde dünyaya geldi. Bu nedenle bazı kaynaklarda Nikaialı Hipparkhos olarak da geçer. Yaşamının olgunluk döneminin büyük bölümünü ise Rodos Adası’nda geçirdiği için Rodoslu Hipparkhos adıyla da tanınır.
Hipparkhos’un gençlik yıllarını Bitinya’da geçirdiği tahmin edilmektedir. İskenderiye’ye gidip gitmediği kesin değildir. Ancak İskenderiye, dönemin en önemli öğrenim merkezlerinden biriydi. Hipparkhos’un bura ile temas kurmuş olması oldukça olasıdır. Buna karşılık Hipparkhos’un bilimsel yaşamında en sağlam biçimde öne çıkan yer Rodos’tur.
Batlamyus’un aktardığı bilgilere göre Hipparkhos’un MÖ 147 ile MÖ 127 yılları arasında Rodos’ta yaptığı yirmiden fazla tarihli gözlem bilinmektedir. Daha erken dönemden, MÖ 162 ile MÖ 158 arasına tarihlenen bazı gözlemler de ona atfedilir. Bu kayıtlar, onun uzun yıllar boyunca gökyüzünü düzenli biçimde izlediğini ve gözlemlerini matematiksel hesaplarla birleştirdiğini gösterir.
Hipparkhos ve Astronomi
Hipparkhos’un bilimsel yaşamında en güçlü biçimde öne çıkan yer Rodos’tur. Batlamyus’un aktardığı bilgilere göre Hipparkhos, burada uzun yıllar boyunca gökyüzünü düzenli olarak gözlemledi. Gördüklerini ölçmeye, önceki gözlemlerle karşılaştırmaya ve gökyüzündeki düzeni matematikle açıklamaya çalıştı.
Özellikle ekinokslar üzerine yaptığı çalışmalar bu açıdan önemlidir. Ekinoksların ne zaman gerçekleştiğini doğru belirlemek, yılın uzunluğunu hesaplamak için gerekliydi. Hipparkhos da bu gözlemler sayesinde zamanı, mevsimleri ve gökyüzündeki döngüleri daha kesin biçimde anlamaya çalıştı.

Onun en dikkat çekici çalışmalarından biri de yıldızlarla ilgiliydi. Hipparkhos’un çıplak gözle görülebilen yıldızların konumlarını kaydettiği bir yıldız kataloğu hazırladığı düşünülür. Bu katalog yüzyıllar boyunca kayıp kabul edildi. Ancak yakın zamanda, bir Orta Çağ el yazmasının silinmiş satırları arasında Hipparkhos’un bu kayıp çalışmasına ait olabilecek izler bulundu.
Hipparkhos yalnızca yıldızların yerini kaydetmekle de yetinmedi. Ay’ın ve Güneş’in hareketlerini anlamaya çalıştı, gök cisimlerinin hareketlerini geometrik modellerle açıklamaya uğraştı. Bu nedenle onu yalnızca gökyüzünü seyreden bir gözlemci olarak değil, gözlemi matematikle birleştiren öncü bir bilim insanı olarak görmek gerekir.
Hipparkhos ve Matematik

Antik Çağ gökbilimcileri arasında Hipparkhos’u farklı kılan şey, gözlemci yönünü güçlü bir matematik bilgisiyle birleştirmesiydi. Hipparkhos’un en büyük katkılarından biri trigonometriye giden yolu açmasıydı.
Bugün okullarda öğrendiğimiz sinüs, kosinüs ve açı hesapları onun dönemindeki biçimiyle yoktu. Ancak gök cisimlerinin konumlarını belirlemek için açıları ve uzunlukları hesaplamak gerekiyordu. Hipparkhos bu amaçla kirişler tablosu hazırladı. Bir çemberde belirli açılara karşılık gelen kiriş uzunluklarını gösteren bu tablo, bugünkü trigonometrik tabloların erken bir örneği sayılır.
Bu çalışmalarında Babillilerden gelen altmış tabanlı sayı sisteminden de yararlandı. Bugün hâlâ bir çemberi 360 dereceye, bir dereceyi 60 dakikaya, bir dakikayı da 60 saniyeye bölüyorsak, bunun kökeninde bu eski matematik geleneği vardır. Hipparkhos bu geleneği gökyüzü hesaplarında etkili biçimde kullanan isimlerden biri oldu.

Hipparkhos’un çok sayıda eser yazdığı tahmin edilmektedir. Ancak bunların neredeyse tamamı kaybolmuştur. Günümüze büyük ölçüde ulaşan tek eseri, Aratos ve Eudoxos’un gök olayları üzerine yazdıklarına yaptığı yorumdur. Onun başka çalışmalarını ise daha çok Batlamyus gibi sonraki yazarların aktardıklarından öğreniyoruz.
Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz Antikythera düzeneği de Hipparkhos’un yaşadığı bilimsel dünyanın ne kadar ileri olduğunu gösteren çarpıcı örneklerden biridir. Hipparkhos’un bu düzeneği yapıp yapmadığını bilmiyoruz. Ancak Ay’ın ve Güneş’in hareketlerini açıklamak için geliştirdiği matematiksel yöntemler, böyle bir aygıtın arkasındaki astronomi geleneğiyle yakından ilişkilidir.
Sonuç Olarak;
Bu yüzden Hipparkhos’u yalnızca eski bir astronom olarak görmemek gerekir. O, çıplak gözle yaptığı gözlemleri matematiksel hesaplara dönüştüren, gökyüzündeki düzeni sayılarla anlamaya çalışan öncü bir bilim insanıydı.
Bu miras, modern çağda da unutulmadı. Avrupa Uzay Ajansı, 1989 yılında fırlattığı astrometri uydusuna onun anısına HIPPARCOS adını verdi. Bu ad hem Hipparkhos’a bir göndermeydi hem de “High Precision Parallax Collecting Satellite” ifadesinin kısaltmasıydı.
HIPPARCOS, yıldızların konumlarını, uzaklıklarını ve hareketlerini uzaydan yüksek duyarlılıkla ölçmeye adanmış ilk görevlerden biriydi. Yaklaşık dört yıl boyunca veri topladı ve yüz binden fazla yıldızın konumunu büyük bir hassasiyetle belirledi.
Böylece Hipparkhos’un iki bin yılı aşan mirası modern astronomide yaşamaya devam etti. Bir zamanlar çıplak gözle yıldızların yerini ölçmeye çalışan bu Anadolu doğumlu astronomun adı, yüzyıllar sonra gökyüzünü ölçen bir uyduyla yeniden yıldızlara döndü.
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- Mathematical Genius Hipparchus of Rhodes; Yayınlanma tarihi: 2 Haziran 2019; Bağlantı: https://www.thoughtco.com/
- Gysembergh, V., J. Williams, P., & Zingg, E. (2022). New evidence for Hipparchus’ Star Catalogue revealed by multispectral imaging. Journal for the History of Astronomy, 53(4), 383–393. https://doi.org/10.1177/00218286221128289
Matematiksel




Bir dostumun paylaşımı ile bu degerli ve zengin sayfaniza rastladım. Bundan böyle düzenli bir şekilde takip etmek istiyorum.Ilgi ve bilginize.Sevgi ve saygıyla. Necdet Demirci