Mühendislik ve Teknoloji

Teknoloji Tarihinin En Gizemli Nesnesi: İlk Bilgisayar Antikythera

Karanlık ve fırtınalı bir gecede, devasa bir gemide bulunan yolcular, gemileri Yunanistan’ın Antikythera kayalıklarına çarptığı ana kadar muhtemelen tehlikede olduklarını fark etmemişlerdi. Gemi battı ve kalıntıları Akdeniz’in derinliklerine gömüldü. Sünger toplayan balıkçıların 1900 yılında enkazı tesadüfen keşfetmesi için aradan 2000 yıldan fazla bir süre geçmesi gerekiyordu. Dalgıçlar bu eski Roma gemi batığını incelerken yüzlerce sanat eseri, mücevher ve gerçek boyutlu mermer ve bronz heykellere rastladılar. Ama aynı zamanda açıklayamadıkları bir şey de keşfettiler. Batıktan bir ayakkabı kutusu büyüklüğün­deki ahşap bir kutu çıkmıştı. Antik dünyada bilinen hiçbir şeye benzemeyen, saate benzeyen bu düzenek Antikythera Mekanizması olarak bilinir hale geldi. Günümüzde de teknoloji tarihindeki en ilgi çekici nesnelerden biri olmaya devam ediyor.

Başlangıçta tüm ilgi bulunan heykeller ve diğer şeylere odaklandığından bu gizemli nesne çok ilgi görmedi. Parçalar haline bulunan düzeneğin bir çeşit cihaz olduğu belliydi ancak uzun yıllar boyunca ne işe yaradığı çözüleme­di. 1976’da ünlü Fransız okyanus uzmanı Jacques Cousteau, Antikythera enkazını incelemiş ve geminin bir Roma kadırgası olduğunu açığa çıkmıştı. Geminin büyüklüğü, onun ticaret amacıyla kullanıldığını göstermekteydi.

İlk araştırmacılar, Antikythera Mekanizmasının bir tür mekanik gökyüzü haritası olduğundan şüphelendiler. Bu gök cisimlerinin konumunu, ayın evrelerini ve tutulmaların zamanlamasını tahmin etmeye çalışan bir makine olabilirdi. Mekanizmanın yapım tarihi MÖ 200 civarı olarak hesaplandı. 2000 yılında, gökbilimci Mike Edmunds başkanlığında kurulan uluslararası bir araştırma grubu antik düzeneği inceledi. Sonrasında ilk mekanik bilgisayar olduğu sonucuna ulaştı. 2002 yılında yapılan çalışır bir kopya, sadece Ay ve Güneş’in değil, gezegenlerin hareket ve konumlarını da gösterebildiğini ortaya koydu.

Keşfedilmesinden bu yana geçen yaklaşık 120 yıl içinde, Antikythera Mekanizması araştırmacıları sürekli hayrete düşürdü. Geçtiğimiz on yılda, 3D tarama teknolojisi, bir dizi birbirine geçen dişli dahil olmak üzere cihazın iç işleyişini ve mekanizma üzerindeki karmaşık yazıları ortaya çıkarmaya yardımcı oldu. Sonrasında da cihaz bulunan metnin önemli bir kısmının tercümesi yapıldı.

Antikythera Düzeneğini Ne İşe Yaryor?

Mekanizmanın bilinen tüm paçaları kullanılarak yapılan bir dijital modeli. 82 parçaya bölünmüş bu cihazın sadece üçte biri hayatta kalmış durumda. Bu nedenle onu yeniden inşa etmek sadece bir arkeoloji meselesi değil, aynı zamanda mühendislik, astronomi ve matematik meselesi olarak kabul ediliyor. Artık bilgisayar modeli yapıldığına göre, araştırmacılar önce modern teknikleri kullanarak cihazın çalışıp çalışmadığını kontrol etmek ve ardından eski Yunanlılar tarafından kullanılmış olabilecek teknikleri kullanarak fiziksel versiyonlar yapmak istiyorlar. 

Araştırmacılar, makinenin bir zamanlar hem ön hem de arka tarafında takvim kadranları ve yazılar bulunan dikey dikdörtgen bir kasanın içinde bulunduğu tahmin ediyor. Makinenin bir tarafındaki manuel krank, kadranları hareket ettiren dişlileri döndürüyordu. Böylece onu kullanan herkes belirli bir günde güneşin ve ayın kesin konumunu belirleyebilirdi. Dişli çarklardan en büyüğü güneşin hareketini temsil ediyor. Çarkın bir dönüşü bir güneş yılına karşılık geliyordu. Birinci çarka bağlı diğer çark ise Ay’ın hareketini gösteriyordu. Mekanizma aynı zamanda ay ve güneş tutulmalarının ne zaman olacağını da gösteriyor.

Mekanizmadaki her dişli, göksel bir cismin hareketini gösterir. Görsel: Tony Freeth/UCL

Ancak hala konu ile ilgili çok fazla soru işareti var. Örneğin bu mekanizmanın batan gemide ne işi var? Ayrıca bulunan kısmın daha büyük bir mekanizmanın üçte birlik kısmı olduğu düşünülüyor. Bu durumda diğer üçte iki nerede? Paslanıp yok mu oldu, yoksa bir yerlerde bulunmayı mı bekliyorlar? Elbette bu gibi soruların cevaplarını henüz bilmiyoruz.

Mekanizmayı Kim Yaptı?

Mekanizmayı kimin yapmış olabileceği de başka bir tartışma konusu. Bir çok kişiye göre böyle karmaşık bir mekanizmayı yapan ilk kişi Arşimet olmalıdır. Arşimet M.Ö. 300 civarında Sicilya’daki Sirakuza’da yaşadı. Ayrıca kendisi dönemin en büyük mühendisi olarak kabul edilmektedir. Antikythera batık bir Roma gemisinden bulunduğu düşünülünce kurgu uyuşuyor. Arşimet, Syracuse Kuşatması sırasında, icat ettiği silahlar şehri ele geçirmelerini engelleyemeyince Romalılar tarafından öldürülmüştü.

Düzenek günümüzde üç parça halinde bulunmakta. Bu, Yunanistan’ın Atina kentindeki Ulusal Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen 2.100 yıllık Antikythera Mekanizmasının en büyük parçası. (Görsel: Ulusal Arkeoloji Müzesi, Atina, Yunanistan)

Antikythera’nın bir Arşimet icadı olmasını düşündüren şeylerden birisi de daha sonra yazılan notlar. Kuşatmadan 150 yıl sonra Romalı Cicero, Arşimet’in yaptığı düzeneklerinden birini tarif eder. Tarifi yaparken gezegenlerin hareketini hesaplayabilen ve gelecekteki tutulmaların tarihini verebilen bir mekanizmadan bahseder. Antik Yunanlıların henüz keşfedilmemiş diğer cihazları yapmak için benzer teknikleri kullanıp kullanmadıkları veya Antikythera mekanizmasının kopyalarının olup olmadığı konusunda da gizemler devam ediyor. 

Günümüzde bu düzeneği görmek isterseniz, Atina’daki Ulusal Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Yanında bulunan çalışır kopyası yardımı ile düzeneği inceleyebilirsiniz. Düzeneğin bir başka kopyasıysa, ABD’de, Montana’daki Amerikan Bilgisayar Müzesi’nde yer alıyor.

Kaynaklar ve ileri okumalar için:

  • The Most Mysterious Object in the History of Technology; Yayınlanma tarihi: 20 Haziran 2016; Bağlantı: https://www.theatlantic.com/
  • Scientists unlock the ‘Cosmos’ on the Antikythera Mechanism, the world’s first computer; yayınlanma tarihi: 13 Mart 2021; Bağlantı: https://www.livescience.com/

Matematiksel

Başa dön tuşu