Tarih

İskenderiye Kütüphanesi Hakkında Efsaneler ve Gerçekler

Carl Sagan’ın Cosmos’un 1980’de gösterilen açılış bölümünde, İskenderiye Kütüphanesi’ni yok eden yangından bahseder. Sagan, izleyicilerine “Eğer zamanda geriye gidebilseydik, ilk geleceğim yer burası olurdu çünkü antik dünyadaki tüm bilgiler bu mermer duvarların içindeydi “der. Kütüphanenin yıkılmasından 1600 yıl sonra bize bir uyarısı olduğunu sözlerine ekler: “Bir daha olmasına asla izin vermemeliyiz.”. O zamandan bu zamana İskenderiye kütüphanesi medeniyete ve bilime karşı cehaletin zaferinin sembolü haline gelmiştir.

Ancak İskenderiye kütüphanesi ile ilgili anlatılanların çoğu bir efsane ve hatta efsaneler koleksiyonudur. Eski İskenderiye, bugünün İskenderiye’sinin derinliklerine gömülüdür. Müzenin nerede olduğunu bile kesin olarak bilmiyoruz. Kütüphane binasının tek bir taşı bulunamadı. Papirüs rulolarından hiçbiri günümüze erişmedi. Bu nedenle tarihini yeniden inşa etmek için sadece eski metinlere sahibiz.

Temsili İskenderiye Kütüphanesi

İskenderiye Kütüphanesi Nasıl Görünüyordu?

Kütüphanenin neye benzediğine dair hayatta kalan tüm eski metinlerin yalnızca tek bir açıklaması var. Bu açıklamada üzücü bir biçimde büyük bir binanın tanımı yapılmaz. Sadece bilginlerin büyük bir salonda birlikte dolaşıp yemeklerini yiyebilecekleri bir yerde yaşadıklarından bahsedilir. Ayrıca, burası bir kütüphane olarak değil Kraliyet Sarayı’nın bir parçası olan bir müze olarak adlandırılır. ( Detaylı inceleme isterseniz: The Alexandrian Library). Buraya müze denmesinin nedeni de buranın müzik ve şiir tanrıçası Muses adına inşa edilmiş olmasıydı.

İskenderiye’de yapılan arkeolojik çalışmalarda bulunan, bir sfenksin ana hatları. Kaynak: © Franck Goddio/Hilti Foundation, photo: Christoph Gerigk.

Hiçbir eski kaynak, müze ve kütüphanenin aynı şey olduğunu açıkça belirtmese de, birbirleriyle ilişkili olduklarını varsayıyoruz. Müzenin içinde bir kütüphane ya da yanında bir kütüphane binası vardı. Eski yazarlar bize kütüphanenin tuttuğu kitap sayısı hakkında da çok farklı tahminler veriyorlar. Bu sayı 40.000 ile 700.000 kitap yani papirüs rulosu olarak değişiyor. İskenderiye Kütüphanesi ile ilgili kaynaklarımızdan biri Romalı tarihçi Ammianus Marcellinus’dur. MS 380-390 civarında kaleme aldığı notlarında konu ile ilgili iki önemli gerçeği bir araya getirir: Bunlar İskenderiye’de devasa bir kütüphane olduğu ve yıkıldığıdır.

Kütüphanenin Yakılması

Ammianus Marcellinus, kentin Sezar tarafından yağmalanması sırasında bu yıkımın gerçekleştiğini anlatır. Sezar da kaynaklarda İskenderiye’nin yakılmasını, MÖ 48-47’de büyük rakibi Pompey’e karşı yaptığı savaşın kazara bir sonucu olarak bildirir. Düşman birliklerini getiren gemiler limana, bir dizi ambarın yakınına demirlemiştir. Sezar’ın birlikleri onları yaktığında yangın genişlemiş ve yakındaki bir dizi binaya yayılmıştır. Bu yangının kütüphane koleksiyonuna maddi zarar vermiş olması olası iken muhtemel sonunu getirmemişti. Bu anlatı aynı zamanda MÖ 48-47 olaylarından birkaç on yıl sonra kütüphanedeki kaynakları kullanarak kendi araştırmasını yapan coğrafyacı Strabo’nun anlatımıyla da uyumludur. Ayrıca bu olaydan yaklaşık 400 yıl sonraki yazılarda kütüphaneden hala söz edildiğini biliyoruz.

Serapeum tapınağı kalıntıları; Kaynak: Institute for the Study of the Ancient World.

Aslında eski İskenderiye’de iki kütüphane vardı: Mouseion ve Serapeum yani İç ve Dış Kütüphaneler. Serapeum’un iki defa yangına maruz kaldığını biliyoruz. Ancak yangının kütüphaneyi mi yoksa sadece tapınak kompleksini mi etkilediğine dair kesin bir fikrimiz yok. MS 4. yüzyılın sonlarından itibaren yazılan yazılarda buranın etkileyici bir kütüphane içerdiğine dair bilgiler veren yazılar bulunuyor. MS 391’deki anti-pagan fermanlarının ardından Serapeum tapınağının yıkıldığı bildiriliyor. Tapınak yıkıldığında Serapeum kütüphanesinin hala var olup olmadığını bilmiyoruz, ancak iki yazar kitapların kaybından söz ediyor.

Serapeum tapınağının yıkılmasıyla ilgili bilinen tek görüntü. Görüntülenen kişinin İskenderiye Başpiskoposu Theophilus, olduğu düşünülüyor – Pushkin State Museum of Fine Arts

Kısacası İskenderiye kütüphanesi hakkında efsaneler ve gerçekler birbirine karışmış durumda. Günümüze o zamana ait hiçbir kesin kanıt erişmediği için bunları ayırt etmek de kolay değil. Arkeolojik çalışmalar devam ettikçe daha fazla cevaba erişmemiz mümkün ancak o zamana kadar İskenderiye’nin barındırdığı harikalar hakkında tek sınır hayal gücümüz gibi gözüküyor.

2002 yılında açılan modern İskenderiye kütüphanesi. Kaynak: https://www.bibalex.org

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel 

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu