
19. yüzyıl, bilimsel keşiflerin ve yeni teknolojilerin büyük heyecan yarattığı bir dönemdi. Fosiller, eski uygarlıklar ve insanlığın geçmişi hakkında ortaya çıkan her yeni bulgu geniş kitlelerin ilgisini çekiyordu. Ancak bu merak, zaman zaman insanların gördükleri her sıra dışı şeyi gerçek kabul etmesine de yol açıyordu.
1869 yılında ABD’nin New York eyaletindeki Cardiff kasabasında ortaya çıkarılan yaklaşık üç metre boyundaki taş bir insan figürü, bunun en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Kısa sürede binlerce kişi bu devasa bedeni görmek için bölgeye akın etti. Bazıları onun gerçekten taşlaşmış bir insan olduğuna inanırken, bazıları da çok eski çağlardan kalma bir heykel olduğunu düşünüyordu.
Ancak ortada ne taşlaşmış bir insan ne de antik çağlardan kalmış bir heykel vardı. Cardiff Devi, George Hull adlı bir adamın aylar öncesinden planladığı büyük bir aldatmacaydı. İşin ilginç yanı, Hull bu fikri tam da İncil’deki devler üzerine yaptığı bir tartışmanın ardından geliştirmişti.
George Hull Cardiff Devi Fikrini Nasıl Buldu?
George Hull, New York’un Binghamton kentinde tütün yetiştiriyordu ancak işleri pek iyi gitmiyordu. Bunun üzerine, dönemin pek çok insanı gibi şansını batıda aramaya karar verdi. 1868’de Iowa’da yaşayan kız kardeşini ziyaret ettiği sırada bir din adamıyla İncil’in kelimesi kelimesine yorumlanması üzerine tartışmaya girdi.
Din adamı, Yaratılış 6:4’te geçen “O günlerde yeryüzünde devler vardı” ifadesinin gerçek bir olayı anlattığında ısrar ediyordu. Hull ise buna kesinlikle katılmıyordu. Ancak tartışma ona başka bir fikir verdi: İnsanlar devlere inanıyorsa, gerçek olduğunu düşündükleri bir devi görmek için para da verebilirlerdi.
Hull kısa süre sonra planını uygulamaya koydu. Yakındaki bir şantiyede bulunan büyük bir alçıtaşı bloğunu elde etti ve bu taşı Chicago’ya gönderdi. Burada bir heykeltıraş yaklaşık üç metre boyunda dev bir insan figürü oydu.
Hull sahtekârlığın daha inandırıcı görünmesi için ayrıntılara da önem verdi. Heykelin yüzeyine çok sayıda iğne batırarak deri gözeneklerini taklit etti. Ardından mürekkep ve asit kullanarak taşa eski, aşınmış bir görünüm kazandırdı.
Planın sonraki aşamasında heykeli New York eyaletindeki Cardiff kasabasında yaşayan akrabası William C. “Stub” Newell’ın çiftliğine gömdü. Ancak büyük taş bloğunun taşınması sırasında çok sayıda insan yükü görmüştü. Bu nedenle Hull hemen bir “keşif” düzenlemek yerine izlerin unutulmasını beklemeye karar verdi.
Cardiff Devi Nasıl Ortaya Çıkarıldı?

Şans da onun yanındaydı. Yaklaşık altı ay sonra yakınlardaki başka bir çiftlikte gerçekten fosilleşmiş kemikler bulundu. Böylece bölgede eski kalıntılara ilişkin merak artmıştı ve Hull’un planı için uygun ortam oluşmuştu.
Bir süre sonra Newell, ahırının yakınında kuyu kazdırmak için birkaç işçi tuttu. İşçilerin kürekleri sert bir şeye çarptı. Toprağı temizlediklerinde devasa bir insan figürüyle karşılaştılar. Başta eski bir Kızılderili mezarı bulduklarını düşündüler; ancak ortaya çıkan beden, gördükleri hiçbir insana benzemiyordu.
Binlerce İnsan Bu Deve Neden İnandı?
Haber kısa sürede yayıldı. Newell devin üzerine bir çadır kurdu ve görmek isteyenlerden 25 sent giriş ücreti almaya başladı. İnsanlar bölgeye akın edince Syracuse’dan çiftliğe günde dört sefer yapan özel bir fayton hattı bile kuruldu. Kısa süre sonra giriş ücreti 50 sente çıktı.
Ardından bilim insanları ve uzmanlar gelmeye başladı. Hull bu noktada oyunun biteceğini düşünüyordu. Fakat beklediğinin aksine uzmanlar arasında da görüş birliği yoktu. Bazıları devin gerçekten taşlaşmış bir insan olduğunu savunurken, bazıları bunun çok eski bir taş heykel olduğunu düşünüyordu. Her iki yorum da halkın ilgisini azaltmak yerine daha da artırdı.

Asıl büyük kazanç ise banker David Hannum önderliğindeki bir yatırımcı grubunun Cardiff Devi’ni satın almak için Hull’a 30.000 dolardan fazla ödemesiyle geldi. Bu satış sayesinde Hull kısa sürede zengin oldu. Ancak sahtekârlık uzun süre gizli kalmadı.
Bilim İnsanları Sahtekârlığı Nasıl Fark Etti?
Yale Üniversitesi’nden omurgalı paleontoloğu Othniel Charles Marsh, devi yakından inceledi. Taşın üzerinde yeni yapılmış keski izleri gördü; ayrıca mürekkep ve asidin yüzeye eşit biçimde uygulanmadığı bölgeleri fark etti. Peki halk, kandırıldığını öğrendiğinde ne yaptı? Gelmekten vazgeçmedi.

Bu kadar çok insanın açıkça bir aldatmaca olan Cardiff Devi’ni görmek için para ödemesi, sonunda sahtekârlık ve gösteri dünyasının en ünlü isimlerinden P. T. Barnum’un dikkatini çekti. Barnum devi kendi sergisine katmak istiyordu. Bunun için 50.000 dolardan fazla teklif etti ancak sahipleri satmayı reddetti. Bunun üzerine Barnum başka bir yol buldu: Kendi Cardiff Devi’ni yaptırdı.
Gizlice devin alçıdan bir kopyasını hazırlattı ve ardından New York’ta sergilemeye başladı. Üstelik Barnum, kendi kopyasının “gerçek” Cardiff Devi olduğunu, Syracuse’da sergilenen diğer devin ise sahte olduğunu ileri sürüyordu.
Cardiff Devi Neden Hâlâ İlgi Çekiyor?
İşin ironik yanı, insanlar Barnum’un kopyasını görmek için de akın etti. Hatta bir süre sonra bu sahte devin kopyası, Hull’un yaptırdığı asıl sahte devden daha fazla para kazandırmaya başladı.

George Hull için hikâyenin devamı pek parlak olmadı. Cardiff Devi sayesinde kazandığı servetin önemli bölümünü kötü yatırımlarda kaybetti. Daha sonra Colorado’da başka bir “dev” ortaya çıkararak aynı numarayı yeniden denedi, ancak bu kez halk ona inanmadı. Zamanla gözlerden uzaklaştı.
Barnum ise Cardiff Devi’nin yanı sıra başka sıra dışı gösteriler ve sahte nesneler üzerinden büyük kazanç sağlamayı sürdürdü.
En ilginç olanı ise hikâyenin hâlâ bitmemiş olmasıdır. George Hull’un yaptırdığı orijinal sahte Cardiff Devi, bugün New York eyaletindeki Cooperstown’da bulunan Farmers’ Museum’da sergileniyor. Barnum’un yaptırdığı sahte devin kopyası da uzun yıllar ayrı bir sergi nesnesi olarak yaşamayı sürdürdü.
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- The Cardiff Giant Was Just a Big Hoax; Yayınlanma tarihi: 16 Ekim 2017; Bağlantı: https://www.smithsonianmag.com/
- Cardiff Giant: ‘America’s Biggest Hoax’; yayınlanma tarihi: 17 Ağustos 2016. Bağlantı: Cardiff Giant: ‘America’s Biggest Hoax’
Matematiksel



