Bilim İnsana Karşı Durursa: Tarihteki 6 Ölümcül Deney

Bilim dünyamızdaki tüm insanların yaşantılarını geliştiren en büyük güçtür. Ancak bazı durumlarda özellikle de işin içine hırs ve siyaset bulaşırsa bu güç tehlikeli bir hale bürünecektir. Aşağıda bir kaç örneğini görebileceğiniz gibi insanlık tarihi bunun örnekleri ile doludur. Filmlere, kitaplara konu olmuş ancak gerçekten de bu dünyada uygulanmış ölümcül deneylerden bazılarını anımsayalım. Liste kesinlikle ayrıntılı değildir. Ancak belli bir farkındalık uyanmasını sağlayacak kadar etkilidir.

1. MKUltra Projesi

MKUltra projesi CIA’nin bilinç altı kontrolü girişimiydi. Program 1950’lerde başladı ve 1966 yılına kadar sürdü. MKUltra Projesi kapsamında yer alan deneklere farklı şekil ve dozlarda LSD gibi ilaçlar verildi. Bu sayede “madde etkisindeki” davranışları incelendi. Bu ilaçların yanı sıra, elektroşok ve hipnoz gibi yöntemlere de başvuruldu. Sözde araştırmacılar bu yöntemleri binlerce insan üzerinde onların rızası olmadan uyguladı. Proje; kimyasal silah araştırmalarının ve Sovyetlerle savaşmak için zihin kontrol edici ilaçlar yaratma çabasının bir kombinasyonuydu.

Uzun bir süre gizli tutulmaya çalışılan bu proje, 1977 senesinde Bilgilendirilme Özgürlüğü Yasası’nın çıkarılmasıyla toplamda 20.000 belgenin açığa çıkarılması sayesinde öğrenilmiştir. Temmuz 2001’de ise deneylerle ilgili gizli kalmış tüm bilgiler açığa çıkmıştır.

2. Vebayı Silahlaştırma

Veba salgınları 13-14. yüzyılda, Avrupa nüfusunun yaklaşık yarısını öldürmüş ve dünyadaki insan sayısını yaklaşık 100 milyon azaltmıştı.1980’lerin sonlarında, Sovyetler Birliği’nin biyolojik savaş araştırma programı, bombalar ve kıtalararası balistik füzeler aracılığıyla veba mikrobunu bir silah olarak kullanmaya karar verdi. En ölümcül biyolojik silah denemesi için veba virüsü üzerinden deneyler yaparak, bunu bir silah olarak kullanmanın yollarını araştırdı. Vebanın yanı sıra, yüzlerce ton şarbon ve çiçek hastalığı virüsü de programa dahildi.

3. Tuskegee ve Guatemala Frengi Deneyleri

Tuskegee frengi deneyi, Alaba­ma’nın Tuskegee bölgesinde mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan siyahilerin üze­rinde penisilinin frengi hastalığına karşı etkisini ölçme amacını taşıyan deneyler dizisidir. Bu insanlık dışı deneyler 1932 ile 1972 yılla­rı arasında, 40 yıl boyunca devam etmiştir. Deneyler, ABD Halk Sağlığı Servisi tarafından ‘bilimsel araştırma’ olarak yapılmıştır.

Araştırma projesine 600 kişi dahil oldu. 399’unda frengi vardı, 201’i ise sağlıklıydı. Frengili olduğu tespit edilen insanların hiçbiri frengi olduğunu bilmiyordu. Bu inceleme başladıktan 15 yıl son­ra, penisilinin etkili olduğu kesinleşti. Araştırmacıların artık in­celemelerini durdurmaları ve hastalarına etkili olan tedaviyi vermeleri gerekirdi. Ancak durum böyle olmadı. Deneye katılan insanlardan 28’i de­neyler sonlanmadan, deneylerde uygula­nan prosedürler yüzünden öldü. 100 kadarı da deneyde oluşan komplikasyonlar yü­zünden hayatlarını kaybetti. Ayrıca deneklerin eşlerinden 40’ı da frengiye yakalandı. Sonrasında Bill Clinton, Tuskegee halkından bu deneyler sebebiyle özür dilemişti.

1946 -1948 yılları arasında Guatemala’da da benzer frengi deney­leri gerçekleşmişti. Bu deneyler ABD ve Guatemalalı yetkililerin işbirliği ile Juan Jose Arevalo hükümeti zamanın­da yapılmıştı. Doktorlar, asker, mahkum ve akıl hastalarına, izinleri olmaksızın frengi ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar bulaştırmıştı. Hatta hapis­hanedeki mahkumlar arasında hastalığın daha çok yayılabilmesi için, hastaneye giden fahişelere de frengi ve belsoğukluğu mikrobu enjekte edilmişti.

4. The Aversion Projesi

Güney Afrika’daki ordu kuvvetlerinin 1970 ile 1980 yılları sonuna kadar eşcinsel askerlere zorla uyguladığı bir dizi cinsiyet değiştirme operasyonu olarak bilinen bir projedir. Ordu içerisinde eşcinselliği sonlandırmak adına yapılan bu çok gizli program 18 sene sürmüş ve 900 kişi bu deneye tabi tutulmuştur. Askerler uyuşturucular, elektro şoklar ve hormon takviyeleri ile tedavi edilmeye çalışılmıştır.

O zamanlar tıp camiasında eşcinselliğin tedavi edilebilecek bir akıl hastalığı olduğu kabul görüyordu. Güney Afrika ordusunun baş psikiyatristi olarak programdan sorumlu olan Dr. Aubrey Levin, sonunda uluslararası kuruluşlar tarafından insan hakları ihlali yapmakla suçlandı ve hapis cezasına çarptırıldı. 

5. 731. Birim

731. Birim, 2. Dünya Savaşı sırasında insanlar üzerinde korkunç deneyler yapan Japon Ordusu’nun gizli bir Ar-Ge birimiydi. General Shiro Ishii’nin komutasındaki birim, tahmini 250.000 erkek, kadın ve çocuk üzerinde deney yaptı. 731. Birim’de deneylere tabi tutulan kurbanların çoğunluğunu Çinliler oluşturmakta, Çinlileri ise Sovyetler takip etmekteydi. Geri kalan küçük bir yüzde de Moğol, Koreli ve diğer savaş esirlerinden oluşmaktaydı.

Yapıldığı iddia edilen deneylerden birkaçı: ne kadar kan kaybı yaşandığını ölçmek için kol ve bacak gibi bazı uzuvların kesilmesi, kangreni incelemek için bazı uzuvların dondurulup tekrar çözülmesi, vücudun kimyasal maddelere karşı tepkileri idi. Birim 731’de görev yapanlar ve burada savaş suçlarını işleyenler, savaşın sonra ermesinin ardından savaş suçlarıyla yargılanmak yerine, insanlar üzerinde yaptıkları acımasızca deneylerde elde ettikleri verilerin paylaşılması karşılığında ABD tarafından korundular ve ceza almadılar.

6. Trinity Testi

 Patlamadan 0.016 saniye sonra, 16 Temmuz 1945. Bu görüntüdeki bulutun en yüksek noktası yaklaşık 200 metre yüksekliğindedir.

Dünyanın ilk nükleer denemesini, ölümcül deneyler listesine koymadan olmaz. Atom bombasını geliştirmek ve 2. Dünya Savaşı’nda askeri bir avantaj elde etmek için çılgınca koşan Amerika, gizli Manhattan Projesi’ni başlattı. Bunun devamında, 16 Temmuz 1945’te New Mexico çölünde ilk nükleer silah denemesi olan Trinity Testi gerçekleşti.

Bilim insanları çalışmalarından nispeten emin olsalar da, bu konuda şüphe duyan bazı tanıdığımız kişiler vardı. Örneğin, Nobel ödüllü fizikçi Enrico Fermi , bombanın sadece New Mexico’yu mu yoksa tüm dünyayı mı yok edeceği konusunda bir bahse bile girmişti.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu