Cesur ve Güzel: Alexander Grothendieck

Alexander Grothendieck…

Yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük matematikçisi olarak kabul edilir. Alışılmadık yaratıcılığı, kendini yüzlerce sayfalık matematik literatürü olarak ortaya koyar. Cebirsel geometri alanında akademik statükonun belirlediği çerçeve ve yöntemleri reddederek devrim niteliğinde çalışmalara imza atar.

On yedisinde verdiği kararın gerekçesi hayatının sonrası için ipucu gibidir. Çok istemesine karşın fizik okumaktan vazgeçip matematik eğitimi almayı tercih eder.

Nedeniyse, Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarından sonra ümitsizce, fiziğin tehlikeli olduğunu düşünmesidir.

Bu adımı attığında, atom bombası yapımında doğrudan bir katkısı olmayan Albert Einstein’ın “Böyle olacağını bilseydim bir ayakkabı tamircisi olurdum” sözünü henüz duymamıştır.

Her büyük matematikçi gibi matematiği, kitaplarda yazılanlardan bağımsız kendi başına yaratırcasına keşfederek öğrenir, sadece birkaç kitapla
çok çalışır.

Doktorada hocası Laurent Schwartz’ın, J. Dieudonné’la birlikte listeledikleri ve o güne kadar çözülememiş olan on dört problem kendisine verildiğinde, henüz yirmi üç yaşındadır. İki aydan kısa bir sürede problemlerin tümünü çözer. O tarihte hocası Schwartz matematiğin Nobel’i olarak görülen Fields Madalyasına sahip, zirvede olan ünlü bir matematikçidir.

Henüz kariyerinin ilk yıllarındadır, akademik hayata hapsolmuş bir matematikçi olmayacağının ilk işaretini verir…

Fransa’nın Cezayir’i işgalini şiddetle protesto ederek, sessiz kalan Schwartz,
Chevalley, Samuel, Cartier gibi meslektaşlarına tepki gösterir. Bu konuyu Fransa’yı terk edecek kadar ciddiye alır.

Otuz sekizinde, bu kez Fields Madalyası ona verilir, ama ödülünü almak için Moskova’daki törene gitmeyip Sovyet militarizmini protesto eder.

***

Babası Alexander Tanaroff ( Schapiro) Rus çarlığa karşı savaşan bir Yahudi anarşisttir. Rus Devrimi sırasında Bolşevikler tarafından yakalanmış, nihayetinde Batı Avrupa’ya kaçmış ve savaşta bir kolunu yitirmiştir. Schapiro, sokak fotoğrafçısı olarak yaşamını sürdürürken 1920’lerin ortalarında yazar Johanna Grothendieck’le evlenir.

Alexander Grothendieck, 28 Mart 1928’de Berlin’de böyle bir anne babadan dünyaya gelir. 

201411150336 full - Cesur ve Güzel: Alexander Grothendieck
1933 yılında ailesi Almanya’yı İspanya İç Savaşı’na katılmak için terk edince Alexander’ın bakımını Wilhelm Heydorn’a devr aldı. 1939’da Fransa’daki annesi ve babası ile bir araya geldi ancak babası tutuklanır ve sonunda Auschwitz’e gönderilerek 1942’de ölür.Savaş karşıtı aktivistler tarafından kurulan Collège Cévenol ortaokuluna giden ve matematiğe karşı ilk sevgisini burada edinenen Alexander savaştan sonra eğitimine Fransa’da devam ettirir, önce Montpellier daha sonra Nancy Üniversitesine giderek matematik dünyasına giriş yapar.

1950 – 1951 yıllarında ise Harvard Üniversitesinde dersler verir. 1953’te doktorasını alır. Bu arada topolojik vektör uzayları teorisinde lider bir uzman haline gelir. 1957’den itibaren çalışmalarının odağını cebirsel geometriye ve homolojik cebire kaydırır.

***

Kendisi aynı zamanda “militan bir aktivist”tir. 1960’larda NATO, NASA ve benzeri savunma temelli kuruluşların desteklediği konferanslara katılmayı
reddeder.

Otuz dokuzunda kendini vatansız bir dünya vatandaşı ilan eder. 1967’nin Aralık ayında Amerikan bombardımanı altındaki Vietnam’a gider. Bir orman sığınağında Hanoi Üniversitesi matematik bölümünden 30-40 kadar dinleyiciye yaklaşık iki hafta boyunca homolojik cebir üzerine dersler verir.

grothendieck - Cesur ve Güzel: Alexander Grothendieck

En yaratıcı olduğu dönem Fransız İleri Bilimsel Araştırmaları Enstitüsü’nde (IHÉS) geçirdiği on iki yıldır. Enstitü, onun karizması ve liderliğiyle yepyeni bir matematik okuluna dönüşür.

IHÉS’in gelirlerinin yüzde beşinin Fransız Savunma Bakanlığı tarafından karşılandığını öğrendiğinde enstitü kurucularıyla yaşadığı tartışmalar sonunda istifa eder; bir ay sonra, Paris Üniversitesi’nde çok çarpıcı bir konuşma yapar.

Yüzlerce dinleyicinin önünde nükleer silahların yaygınlığı, silahlanma yarışı, teknolojik gelişmenin insanlık için oluşturduğu tehdit gibi önem verdiği konuları ele alır. Daha da ileri giderek, teknolojik gelişmelerin bir parçası olmasından dolayı matematiksel araştırmalardan uzak durulması gerektiğinden söz eder.

IHÉS’ten ayrıldıktan sonra, iyi üniversite ya da enstitülerde, iki nedenden dolayı, çalışma olanağı bulamaz. Yetkililer ya onun koşulllarına uygun
ortamı sağlayamazlar; ya da “ateşli itibarı” karşısında çekingen kalırlar.

1970’lerin başında Survivre et Vivre isimli savaş ve emperyalizm karşıtı çevreci bir hareket başlatır, fakat bu hareket kitleselleşmeyi başaramaz.
Kendi belirlediği ilkeler doğrultusunda sol ve anarşist bir çizgide mücadele verir.

Haksızlıklara, bilimin kirletilmesine başkaldırır. Güç ve iktidara
karşı hep savunmasızların yanındadır.

Konforlu yerlerde mutsuz; yoksulların arasında kendini iyi hissettiğini söyler. Evi sokaktakilere, dışlanmışlara daima açıktır.

1973’te akademik kariyerini ani bir kararla sona erdirerek küçük bir kasabada inzivaya çekilir. Neden böylesi bir karara vardığı, sonrasında yaratıcı ve durmak bilmeyen ruhunun neyle meşgul olduğu gibi sorular hiçbir zaman tam olarak yanıtlamaz.

1980’ler boyunca matematiksel olan ve olmayan binlerce sayfa eser bırakır. Birçok alanda hiç yayın yapmamasına karşın fikirleri matematikçilere ilham kaynağı olur.

1988’de İsveç Akademisi tarafından Crafoord ödülü ile mükâfatlandırılır. Bu ödül, Alfred Nobel’in matematik alanında bir ödül belirlememiş olmasını telafi etmek için düşünülmüştür ve 160.000 dolar değerindedir. Ödülü reddederek matematik dünyasını şaşkınlığa uğratır.

Ödülü reddetme gerekçesi, bilimsel ve politik dünyanın kirliliği, yozlaşmışlığı ve dürüst olmayışıdır.

Altmışlı yaşları boyunca psikolojik sorunlar yaşar. 1991’de, çalışmalarının yer aldığı binlerce sayfa metni yaktıktan sonra, ortalıktan kaybolur. Arkadaşları, ailesi ve meslektaşlarıyla olan bağlarını koparır, tüm sosyal ilişkilerini sonlandırır.

Sonraki yıllarda hakkında birçok söylenti ortaya çıkar. Bazıları Budist olduğunu, bazıları keçilere çobanlık yaptığını ve radikal ekolojik teorilerle uğraştığını söylerler. Başka bir söylenti ise “özgür iradenin fiziksel yapısı” gibi birçok felsefi konuyu içeren elli ciltlik bir eser üzerine çalıştığıdır.

2010’da öğrencilerinden birine yazdığı mektupta tüm çalışmalarının kütüphanelerden kaldırılmasını ve yeni basımlarının yapılmamasını ister. 2014’te, 86 yaşındayken Fransa’daki bir hastanede hayata gözlerini yumar.

Kötüye ve kötülüklere meydan okuyarak devam eden bir yaşam. Bir büyük matematikçi, itiraz ve başkaldırı… Cesur ve güzel…

 Kaynaklar

Ali Törün, “Matematiğin cesur ve güzeli”. Bilim ve Gelecek Dergisi, sayı 150

www.nytimes.com/2014/11/16/world/europe/alexander-grothendieck-math-enigma-dies-at-86.htmlwww.thefamouspeople.com/profiles/alexander-grothendieck-466.php

Matematiksel

Editör

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı