
Dokuzuncu yüzyılda Bağdat, eski dünyanın bilimsel birikiminin yeniden ele alındığı canlı bir düşünce merkeziydi. Bu dönemde Yunanca eserler Arapçaya çevriliyor, matematikçiler ve astronomlar bu metinleri tartışıyor, eksik gördükleri noktaları tamamlamaya çalışıyordu. Bu ortamın en dikkat çekici isimlerinden biri Sabit bin Kurra’ydı.
Bununla birlikte Sabit bin Kurra yalnızca eski metinleri aktaran yetenekli bir çevirmen değildi. Sayılar, oranlar, geometri, gök cisimlerinin hareketleri ve mekanik üzerine özgün çalışmalar yaptı. Antik Yunan matematiğini kendi döneminin bilim dünyasına taşırken bu birikime yeni fikirler de ekledi.
Yunanca ve Süryanice eserlerin Arapça bilim dünyasına kazandırılmasındaki rolü öylesine büyüktü ki Kâtip Çelebi, Sabit bin Kurra’nın çevirileri olmasaydı Yunanca bilmeyenlerin felsefe kitaplarından yararlanamayacağını söyleyecekti.

Sabit bin Kurra Kimdir?
Sabit bin Kurra, yaklaşık 836 yılında Harran’da doğdu. Harran Sabiileri olarak bilinen topluluğa mensuptu. Ana dili Süryaniceydi. Yunancayı ve Arapçayı da iyi biliyordu. Bu dil bilgisi, onun bilimsel yaşamında belirleyici bir rol oynadı.
Gençliğinde sarraflık yaptığına ilişkin anlatılar vardır. Ancak bu bilginin doğruluğu kesin değildir. Varlıklı ve toplum içinde saygın bir aileden geldiği düşünülür.
Hayatının yönü, Benû Mûsâ kardeşlerden Muhammed bin Mûsâ ile tanışınca değişti. Muhammed bin Mûsâ, Harran’a yaptığı bir ziyaret sırasında Sabit’in dil bilgisinden ve yeteneğinden etkilendi. Bunun üzerine onu Bağdat’a davet ederek matematik eğitimi almasını sağladı.

Sabit bin Kurra, Bağdat’ta matematiğin yanı sıra tıp eğitimi de aldı. Daha sonra Abbasi Halifesi el-Mu‘tezid’in sarayında astronom olarak çalıştı. Bağdat’taki bilim çevresinde çevirmenliği, hekimliği ve matematik çalışmalarıyla tanındı. 901 yılında Bağdat’ta hayatını kaybetti.
Sabit bin Kurra’nın Matematiğe Katkıları
Sabit bin Kurra’nın yaşadığı dönemde bilim insanları Yunanca eserleri Arapçaya kazandırmak için yoğun bir çalışma yürütüyordu. Sabit’in Yunanca, Süryanice ve Arapça bilmesi onu bu çalışmalar için son derece değerli kılıyordu.

Öklid’in Elementler adlı eserinin ilk Arapça çevirilerini gözden geçirerek düzeltti ve geliştirdi. Ayrıca Arşimet, Apollonios ve Batlamyus gibi isimlerin çalışmalarını Arapçaya aktardı ya da önceki çevirilerini yeniden düzenledi.
Ancak onu yalnızca Yunan bilimini koruyan bir kişi olarak görmek eksik olur. Sabit, çevirdiği metinlerdeki problemleri yeniden ele alıyor, ispatları inceliyor ve kendi çözümlerini geliştiriyordu.
Bu özgün yaklaşımın en dikkat çekici örneklerinden biri, sayıların bölenleri arasındaki ilişkileri incelediği dost sayılar çalışmasıdır.

Bir sayının kendisi dışındaki pozitif bölenlerinin toplamı başka bir sayıya, ikinci sayının bölenlerinin toplamı da ilk sayıya eşitse bu iki sayıya dost sayılar denir. Onun asıl başarısı, belirli asal sayı koşulları sağlandığında yeni dost sayı çiftleri üretmeye yarayan genel bir teorem geliştirmesiydi. Dost sayılar daha sonra Fermat, Descartes ve Euler gibi matematikçilerin de ilgisini çekti.
Bunun yanı sıra Sabit bin Kurra, sayının ne olduğu ve hangi büyüklüklerin sayı gibi ele alınabileceği üzerinde de durdu.
Antik Yunan matematiğinde sayılar ile geometrik büyüklükler genellikle birbirinden ayrı düşünülüyordu. Uzunluklar ve alanlar sayılar gibi ele alınmıyor, bunlar arasındaki ilişkiler oranlar aracılığıyla ifade ediliyordu.
Sabit bin Kurra, oranların bileşkesi üzerine yaptığı çalışmada geometrik büyüklükler arasındaki oranlara aritmetik işlemler uyguladı. Böylece yalnızca tam sayıların değil, farklı büyüklükler arasındaki oranların da sayı benzeri nesneler olarak ele alınabileceğini gösterdi.
Sabit bin Kurra, parabol parçalarının alanları ve paraboloit gibi cisimlerin hacimleri üzerine de çalıştı. Bu hesaplarda şekilleri giderek küçülen parçalara ayırdı. Ardından sonucu aşağıdan ve yukarıdan sınırlayan yaklaşık değerler elde etti.
Astronomi ve Mekanik Çalışmaları
Sabit bin Kurra, astronomide Batlamyus’un sistemini yalnızca aktarmakla yetinmedi. Bu modeldeki bazı sorunları ele aldı ve gök cisimlerinin hareketlerini matematiksel olarak açıklamaya çalıştı.
Sekizinci Kürenin Hareketi Üzerine adlı eserinde ekinoksların hareketini inceledi. Bu konudaki görüşlerinden bazıları daha sonra yanlışlandı. Buna rağmen gözlem ile matematiksel teori arasında bağ kurması astronomi tarihi açısından önem taşıdı.
Ayrıca Güneş’in hareketleri ve güneş saatleri üzerine eserler yazdı. Küresel geometriyi kullanarak zamanı ölçmeye yarayan araçların nasıl tasarlanabileceğini araştırdı.
Mekanik alanındaki en önemli çalışmalarından biri kaldıraç ve terazi dengesiyle ilgilidir. Sabit, farklı noktalara yerleştirilen ağırlıkların hangi koşullarda dengede kalacağını matematiksel olarak inceledi. Yüklerin sürekli biçimde dağıldığı ağır bir kirişin denge koşullarını da ele aldı. Bu çalışmalar, statiğin gelişimindeki önemli aşamalardan biri kabul edilmektedir.
Sonuç Olarak
Sabit bin Kurra, çevresinde yetişen öğrenciler aracılığıyla bilimsel çalışmalarının sonraki kuşaklara aktarılmasını sağladı. Bunun yanı sıra Aristoteles’in mantık ve felsefe metinleri üzerine açıklamalar kaleme aldı. Bu çalışmalar, Antik Yunan düşüncesinin Arapça bilim ve felsefe geleneğinde daha iyi anlaşılmasına katkı sağladı. Aristoteles’in mantık üzerine yazdığı altı eser, daha sonra Organon adı altında bir araya getirilecekti.
Kaynakça:
- Al-Sabi Thabit ibn Qurra al-Harrani. (Erişim Tarihi: 22.12.2020); Bağlantı: https://mathshistory.st
- Hermans, Erik. (2018). A Persian Origin of the Arabic Aristotle? The Debate on the Circumstantial Evidence of the Manteq Revisited. Journal of Persianate Studies. 11. 72-88. 10.1163/18747167-12341317.
Matematiksel



