Ünlü Matematikçiler

Sabit bin Kurra: Ortaçağın Büyük Matematikçisi ve Çok Yönlü Bilim İnsanı

Yaşadığı çağın en önemli matematikçisi kabul edilen hatta Batılılar tarafından “Arapların Öklid’i” olarak anılan Sabit bin Kurra; sayı kavramının gerçek sayılara, integral hesaba, küresel trigonometride teoremlere, analitik geometriye ve Öklid dışı geometriye genişletilmesi gibi önemli matematiksel keşifler yapmıştır. Astronomide Batlamyus sisteminin ilk reformcularından biri ve mekanikte statiğin kurucusu olan Sabit bin Kurra aynı zamanda değerli bir çevirmendir.

Kısaca Sabit bin Kurra

Kimi kaynaklara göre 826 kimi kaynaklara göre ise 834 yılında Harran yakınlarındaki Altınbaşak köyünde varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelir. Babası Harranlıdır ve Sabii inanışının önderlerindendir. Çocukluk ve gençlik yıllarının Harran’da geçtiği bilinmektedir. Anadili Süryanice olan Kurra, Arapça ve Yunancayı da ileri düzeyde bilir. Bilginin peşinde koşmayı sevmesi sebebiyle felsefe ile yakından ilgilenir ve kendini geliştirmede oldukça başarılı olur.

Döneminin dini liderleriyle özgür düşünceleri yüzünden tartışır ve dini mahkemede yargılanır. Ceza almaz; fakat Harran’da daha fazla yaşayamayacağını anlar ve Dara (Mardin’in güneyinde yer alan antik kent) yakınlarındaki Kefertusa kasabasına taşınır.

Kurra’nın yolu o zamanki Abbasi halifesine bağlı olarak çalışan Cafer Muhammed ile kesişir. Şöyle ki, Cafer Muhammed’in amacı dini inancına bakmaksızın bilim insanlarının Bağdat’ta yaşamasını sağlamak ve Bağdat’ı ilim ve kültürel gücü en yüksek şehir haline getirmektir. Bu sebeple namını duyduğu Kurra ile tanışır ve onu Bağdat’a taşınması için ikna eder. Sabit, Bağdat’ın özgür düşünce ortamını sever; çünkü bu özgür ortam ve dini hoşgörü o dönemde hiçbir şehirde görülmeyecek kadar üst düzeydedir.

Tercüme Çalışmaları

Bir süre halife için tercüme işleri yapar. Yunancadan çevirmiş olduğu eserlerle döneminde bilimin gelişmesine önemli katkılarda bulunur. Çevirileri öyle kıymetlidir ki Kâtip Çelebi (Yazar, 1609 – 1657) “Sâbit b. Kurra’ nın şayet Arapça’ya tercümeleri olmasaydı, Yunanca’yı bilmediği için hiç kimsenin felsefe kitaplarından faydalanılması mümkün olmazdı ve bütün kitaplar Yunanca aslıyla kalır, onlardan istifade edilmezdi” diyerek onun çevirilerinin önemine vurgu yapar.

Halifenin gözünde Sabit’in önemini arttıran olay, kalp krizi geçirmesine bağlı olarak öldü sanılan bir kasabı hayata döndürmesidir. Bu olay sonrasında halife, tüm imkânlarını Sabit’e sunmuş ve onun farklı dallarda bilimsel çalışmalar yapmasına zemin hazırlamıştır. Tıbbi başarılarıyla sarayın Baştabib’i olan Sabit, halifenin resmi gezilerine de katılmıştır.

Kurra, Harezmî’nin (780 – 850) kurucusu olduğu cebiri, geometri ve mühendislik alanlarında ilk kez uygulayan matematikçidir. Matematiğin sayılar teorisi, cebir, geometri, trigonometri gibi pek çok alana uygulanmasında sayısız katkısı vardır. Onun bu başarısı, Descartes’in (Fransız Matematikçi ve Filozof, 1596 – 1650) analitik çalışmalarının temelini oluşturacaktır.Sadece matematik bilgisiyle değil astronomi bilgisiyle de -özellikle Güneş’in hareketlerinin sistematiği üzerine yaptığı işlerle- sarayda diğer astronomlarla birlikte çalışmıştır.

Bilim İnsanı Yönüyle Sabit bin Kurra

Yüzden fazla kitabının kaybolduğu bilinen Kurra’nın bilime katkılarına değinmeden önce kendinden sonra gelen pek çok bilim insanına ışık olduğunu ve alanında öncü pek çok öğrenci yetiştirdiğini de söylemek gerekir. Matematik, tıp, astronomi, felsefe, mantık, tarih, coğrafya, din, gizli bilimler ve musiki gibi pek çok farklı alanda yazmış çalışmaları mevcuttur. Eserleri Latince ile bazı Batı dillerine çevrilen ve yüzyıllar boyu bilime katkı sunan Kurra, 67 yaşındayken 901 yılında Bağdat’ta hayata gözlerini yumar. Pek çok alanda bilimsel eserleri mevcut olduğu için çalışmaları kısa başlıklar altında aşağıdaki gibi toplanabilir:

Matematik Bilimine Katkıları

Yaşadığı dönemin en büyük matematikçisi olan Kurra bu nedenledir ki Batılılar tarafından Arapların Öklid’i olarak anılır. Bağdat’a gelir gelmez öncelikle Yunanca yazılmış “Lemmata”, “Temas Eden Çemberler Üzerine”, “Üçgenler ve Apollonius Konikleri Üzerine”, “Nikomachos’un Aritmetiğe Girişi” başta olmak üzere pek çok eseri Arapça’ya çevirir.

Öklid’in eserlerini de Arapça’ya tercüme etmiş, sayılar kuramının kullanım alanlarını genişletmiştir. İslam matematiğine Pisagorcu aritmetik anlayışını getirmiştir. Arşimet’in matematik çalışmalarını da tercüme etmesi sayesinde bugün eserlerinin çoğu kaybolan Arşimet’in çalışmalarına, onun çeviri ve yorumlarıyla ulaşmaktayız. Tercüme ettiği eserlerle matematiksel terimlerin Arapça’daki karşılıklarını bulmuştur.

Dost sayılar formülünü ilk kez keşfetmiştir. Dost sayı, iki sayının kendileri hariç bölenleri toplamına eşit olmasıdır. Kurra örnek olarak 220 ve 284 sayılarını verir. 220 sayısının bölenlerinin toplamı 1 + 2 + 4 + 5 + 10 + 11 + 20 + 22 + 44 + 55 + 110 = 284’tür. 284 sayısının bölenleri toplamı 1 + 2 + 4 + 71 + 142 = 220’dir. Dolayısıyla 220 ve 284 sayıları dost sayılardır. Dost sayılar daha sonra ünlü matematikçiler Fermat (Fransız Matematikçi ve Hukukçu, 1607 – 1665), Descartes ve Euler (İsviçreli Matematikçi ve Fizikçi, 1707 – 1783) tarafından geliştirilmiştir.

İntegral Hesabı

Sabit Bin Kurra, “Makale fi Masahat el-Mukassamet el-Mukafîye” adlı eserinde, bir parabol parçasının ekseni etrafında döndürülmesiyle elde edilen düzgün tepeli parabolik kubbelerle, tabanı etrafında döndürülerek elde edilen kubbe ve küreleri göstermiştir. Hesaplamalarında alt ve üst integral toplamlarının uygulamasını kullanmıştır. Bu hesaplamaların önemi Leibniz’den (Alman Matematikçi, 1646 – 1716) önce integral hesabına eşdeğer çözümler sunmasıdır.

 “Kitab fi Mesahati’l-eşkali’l-Müsetteha ve’l–Mücesseme” ile uzay geometrisinde cisimlerin hacimlerini ve alan hesaplamalarını gösterir. Kendinden önceki dönemlere ait ünlü matematikçilerin eserlerine kendi yorumlarını katmış ve Öklid problemlerine değişik bir bakış açısı getirerek Öklid dışı geometrinin gelişimine önemli katkı sağlamıştır. Bu katkıları daha sonra ünlü bilim insanları İbnü’l-Haytham (965 – 1040) ile Ömer Hayyam’ın (1048 – 1131) çalışmalarına kaynak oluşturmuştur.

“Risâle Fi’l-Mefrûzad” adlı eserinde inşaat uygulaması ile ilgili 20 problem, (a+X)X = b kuadratik formuyla alakalı 1 geometrik problem olmak üzere geometri ve cebir alanında 36 problemin çözümünü anlatır. Bu eserinin önemi, geometrik problemleri cebir metoduyla analiz etmesidir.

“Kitab Fi Te’lif En-Nisab” adlı eserinde oranlarla ilgili teoremlerinin ispatını sunar ve karma oranlar üzerine çalışmalarını yayınlar. Risale Fî Şekl El-Kettâ” adlı kitabında karma oranları kullanarak –Batlamyus’un (Yunan Matematikçi ve Astronom, 100 – 178) çözümlerinden farklı olarak- küresel astronomi problemlerini çözmek için Menelaus’un (Yunanlı Matematikçi ve Gökbilimci, 70 – 140) tam küresel dörtgen teoreminin yeni bir ispatını sunar.

Kendisine kadar karma oranlar, Yunanlı matematikçiler tarafından çalışılmamıştır. Böylece düzlemsel ve küresel trigonometri bu temelle birlikte matematiğin ayrı bir alanı olarak önem kazanmıştır. “Kitab Fî Misabat Kat’el-Mahrut Ellezî Yüsemmâ El-Müka- Fî ile bir takım sayı dizilerinin ispatlarıyla birlikte parabol parçasının alanının yükseklik ve taban çarpımının 2/3’üne eşit olduğunu gösterir.

Bunların dışında cisimlerin hacimlerini, uzay şekillerinin yüzey alanlarını hesaplamış, geometri problemlerinin nasıl oluşturulup ispat edileceğini göstermiş, Pisagor’un ikizkenar dik üçgen teorisine 3 yeni yaklaşım daha getirmiş –herhangi bir üçgene genelleştirmiş-, bir kürenin iç yüzüne birçok yüzlü (örneğin 14 yüzlü) cisim yerleştirmiş, Öklid’in 5. Önermesinin ispatına yeni bir bakış açısı geliştirmiştir.

Dairesel eğik silindirin yanal alanlarını ve kübik denklemlerde iki ortalamanın bulunmasını, verilen bir açının üçe bölünmesini hesaplamış, Batlamyus’un dış merkezlik hipotezine göre Güneş’in eşit olmayan dönüş ve hareketlerindeki anlık hızları formülize etmeye çalışmış, gerçek küresel astronomi problemlerini çözerek Güneş saati ve takviminin nasıl oluşturulacağını ele almıştır. Ayrıca kaynaklarda kayıp ya da bilgisine ulaşılamayan pek çok matematiksel çalışmaları da mevcuttur.

Astronomi Bilimine Katkıları

Sabii inancına mensup olan Sabit bin Kurra için Güneş, Ay ve yıldızlar oldukça önemlidir. Bu yüzden astronomi onun için önemli bir uğraş alanı olmuştur. “Batlamyus’un El-Mecisti”adlı eserini tercüme etmiş üzerine çalışmalar yapmıştır. “Risâle-fi zikri’l eflak’ve halkınâ ve Adede Harekatina ve Miktâri Mesîrihâ” adlı eseriyle gezegenlerin konumu, hareketleri ve aralarındaki mesafeleri, “Risale ilâ İshak bin Huneyn” adlı kitabıyla da sekiz göksel kürenin kendi eksenleri etrafındaki dönüşlerini açıklamıştır.

Aristoteles ile Batlamyus’un astronomi çalışmalarını tercüme etmiştir. Bununla birlikte Batlamyus’un Sekiz Küre sistemine dokuzuncu küreyi ekleyerek ilk revize eden kişi olmuştur. Bu 9 küre yardımıyla ekinokslar konusunda da araştırmalar yapmış ve eksen eğikliğini hesaplamıştır.

Sabit Bin Kurra, Dünya’nın çevresini 360 meridyene bölmüş ve ekvatorun uzunluğunu bulmuştur. Güneş’in Dünya’ya olan uzaklığını 365 gün 6 saat 9 dakika ve 10 saniye olarak hesaplayarak gerçeğe en yakın değerini vermiştir. “Kitāb fi Alāt al-Sā’āt allatī Tusammā Rukhāmāt” adlı eseri, küresel astronomideki problemlerin somut çözümleri için kosinüs ile sinüs hesaplamalarının yer aldığı ve trigonometri önermelerini kullanarak çözdüğü Güneş saati üzerinedir.

Tıp Bilimine Katkıları

“Bedenin rahatlığı yemeğin azlığında, nefsin rahatı günahların azlığında, kalbin rahatı günahların azlığında, dilin rahatı sözlerin azlığındadır.” – Sabit Bin Kurra

Göz, çiçek, kızamık, böbrek rahatsızlıkları olmak üzere pek çok hastalığın tedavisinde göstermiş olduğu başarılarıyla çağının en önemli doktorlarından biri olmuştur. Birçok tıbbi eseri tercüme etmiş ve bu alanda da orijinal eserler üretmiştir. Bu alanda yazmış olduğu en ünlü eseri “Kitâb ez-Zahire fi ilmi’t-tıbb” olup bu eserini oğlu Sinan’a atfetmiştir. Eserde,  Dâhili Tıp Bilimleri (İç Hastalıkları, Nöroloji, Dermatoloji, Gastraentoloji, Kardiyoloji, Koruyucu Hekimlik, Deontoloji, Farmakoloji), Cerrâhi Tıp Bilimleri ( Üroloji, Ortopedi, Kadın Doğum, Göz, Kulak- Burun- Boğaz) dallarında bilgilerine yer vermiştir.

“Kitab El-Künnâş” adlı eserini Süryanice yazmış olup tüm tıbbi bilgilerini bu eserinde toplamıştır. Bunların dışında romatizma, gut hastalığı, atar-toplardamarlar ve kalp atışları, kronik rahatsızlıklar, böbrek ve mesane taşları, bebeğin anne karnındaki oluş aşamaları, ilaç reçeteleri gibi pek çok alanda eser yazdığı bilinmektedir.

Kendisinin önerdiği burun kanamalarında su çekme ve burunu yumuşatıcı sürülerek tampon kullanma metodu halen uygulanan metotlardandır. Kuşların anatomisi ve veterinerlik üzerine de (Kitab el- Baytara) eserler yazdığı bilinmektedir.

Diğer Bilim Dallarına Yönelik Çalışmaları

Bu alanların dışında mekanik ve fizik, tarih, coğrafya, felsefe ve mantık, edebiyat, Sabii inanışına göre yaşam, din, gizli bilimler, musiki gibi bilimin birçok dalında eserler veren Sabit, iyi bir tercüman olması sebebiyle Arapça’ya pek çok yeni kavram kazandırmıştır.

Yeryüzü şekillerinin oluşumu, deniz suyunun tuzlu oluşu, fizikteki dinamik ilkesine bağlı olarak Aristo’nun dinamik ilkesini yeniden formülize etmesi ve cisimlerde denge problemlerini çözmek için ışının statik momentiyle kaldıraç yasasını kullanması olmak üzeri değişik alanlarda yazmış olduğu eserleri vardır.

İlgili alanlarda pek çok öğrenci yetiştiren Sabit bin Kurra, bilimin gelişmesi için her türlü çabayı gösterir. Özellikle Aristoteles’in mantık üzerine yazmış olduğu 6 ciltlik kitabın çevirisine sunduğu kendi önermeleri İslamiyet döneminde mantık ve felsefenin gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Çok yönlü bir bilim insanı olan Sabit bin Kurra, örnek yaşantısıyla sadece yaşadığı çağa damga vurmamış, yaptığı çalışmalarla günümüze kadar ulaşarak bizi aydınlatan önemli bir figür olmuştur.

Göz atmak isterseniz…

Kaynakça:

Matematiksel

Olgun Duran

Ömür boyu öğrencilik felsefesini benimsemiş amatör tiyatro oyuncusu ve TEGV gönüllüsü; kitaplarından, doğaya hayranlığından, yeni yerleri görmekten, gittiği yerlerin kültürünü keşfetmekten ve bunların uğruna çabalamaktan vazgeç(e)meyen kişi...  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.