Ada Lovelace: Bilgisayarların Öncüsü Hayallerinin Peşinde Bir Matematikçi

Bugün bu makaleyi bilgisayarlar sayesinde okuyorsunuz. Dünyanın herhangi bir yerinde, bir web tarayıcısında siz bu yazıyı okurken, kelimeler ve görüntüler binlerce kilometre boyunca internet üzerinden neredeyse anında size iletiliyor. Bilgisayarlar son 60 yılda hayatımızı büyük ölçüde etkiledi, ancak aslında yaklaşık 200 yıl önce icat edildiler. Ve öncülerden biri, ilk bilgisayar programlarından birini yaratan ve bilgisayarların muazzam potansiyelini anlayan Ada Lovelace adında bir kadın matematikçiydi.

Her şeyin temelinde insanın hayal gücü vardır. Ancak hayal gücü nedir ve nasıl çalışır? Günümüzde halen bilim, bu konudaki araştırmalarını sürdürürken, hayal gücünün ne olduğu ve nasıl çalıştığına dair en uygun tanımlardan birisini de Ada Lovelace yapmıştı. 1841 yılının başlarında bilgisayar bilimi hakkındaki ilk eserini vermeden ve teknolojinin seyrini değiştirmeden iki yıl önce, Lovelace hayal gücünün doğasıyla ilgilenmekteydi.

Bence hayal gücü iki temek kola ayrılır: İlki, birleştirme kabiliyetidir. Bu kombinasyonlar nesneleri, olguları, fikirleri, konseptleri; yeni, orijinal, sınırsız ve çeşitli şekillerde bir araya getirir. Nesneler arasında çok belirgin bir ilişki olmadan benzer noktaları yakalar. İkincisi ise, düşünmeyi ve uzaklarda olan, görünmeyen veya bedenimizde ve bilincimizde var olmayan varlıkları zihnimizde canlandırmayı sağlar.

Ada Lovelace

Kısaca Ada Lovelace

Augusta Ada Byron 1815’te Londra’da doğdu. Babası, İngiliz şair Lord Byron’dı. Ama onun doğumundan sadece bir ay sonra anne ve babası ayrıldı. Lord Byron kızını bir daha görmemek için yurtdışına gitti. Lovelace’in annesi Anne Isabelle Milbanke de sıra dışı bir insandı. Eski kocasının bir zamanlar ona “Paralelkenarların Prensesi” demesine yol açan bir matematik tutkusu vardı. Bu nedenle kızının tüm derslerde ve özellikle matematikte mükemmel bir eğitim almasını sağladı. O zamanlar Milbanke gibi bir kadının matematiğe ilgi duyması nadir olduğu gibi, kızına bu kadar iyi bir eğitim, özellikle de bilimsel bir eğitim vermesi çok sıra dışıydı. Annesi gibi, Lovelace de matematikte çok başarılı oldu. Son hocalarından birisi de matematikçi ve mantıkçı olan Augustus De Morgan’dı. Ve 17 yaşında Charles Babbage ile tanıştığında, tarihe damgasını vuracak çalışma alanını buldu.

ada lovelacedan hayal gucunun dogasi uzerine uc ogreti
Ada Lovelace 1843 yılında en eski eksiksiz bilgisayar programı bilgilerini içeren ve bilgisayar bilimi üzerine bilinen ilk yazısını oluşturdu.

Ada Lovelace ve Charles Babbage Birlikteliği

1800’lerin başında günümüzde bildiğimiz haliyle bilgisayarlar olmasa da, farklı bir tür bilgisayar mevcuttu. Bu, logaritmaların ve trigonometrik fonksiyonlarının değerlerini bulmak için hesaplamalar yapan insan bilgisayarlardı. Bu kişilerin işi astronom ve denizcilerin kullanması için matematiksel tablolar üretmekti. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi bu tablolarda da çok sık işlem hataları olurdu. Bu nedenle Charles Babbage, bu hesaplamaları otomatik olarak gerçekleştirmek için fark makinesi adı verilen bir makine yaratmaya karar vermişti. Ancak Babbage sadece bununla yetinmek istemedi. İlk prototipin yapımı sırasında analitik makine de denilen bir makine hakkında düşünmeye başladı.

Bu makine, delikli kartlarda tanımlı veri dizilerini depolayacak ve komut dizilerini gerçekleştirecekti. Bu, analitik motorun her türlü hesaplamayı yapmak üzere programlanabileceği ve bugün kullandığımız bilgisayarların doğrudan öncüsü olabileceği anlamına gelir.

Charles Babbage
Charles Babbage; 1843’de “Eğer mümkünse bu dünyayı, dünyanın dertlerini ve birçok şarlatanını unutun. Sayıların büyücü kadını dışında her şey kısa bu dünyada.’’ diye yazdı Ada Lovelace hakkında.

Bu fikirler Ada Lovelace’ı büyüledi. Babbage ile yazışmaya başladı ve motorlar konusunda uzmanlaştı. Ancak konuyla ilgili kendi çalışmasını yayınlamak istemedi. Bunun yerine ileride İtalya’nın başbakanı olacak matematikçi Luigi Menabrea’nın konu ile ilgili notlarını tercüme etmeyi teklif etti.

Analitik Makine

Analitik makine, 1843’te King George III Müzesinde sergilenmeye başladığında müzenin ilgi odağı oldu.

Babbage ve Lovelace’den çeviriye kendi notlarını da eklemesini istemişti. Ancak bu ekleme asıl metinin üç katı uzunluğundaydı. Bu notlar 1843 yılında yayınlandı. Ada Lovelace, çeviriye eklediği notlarda Bernoulli sayılarının Babbage’ın makinasıyla nasıl kullanılabileceğini açıkladı. Bunu yaparak, bir makinenin basit bir hesaplamadan daha fazlasını üretmesi için bir algoritma yazan ilk kişi oldu. Bunun sonucunda da Lovelace, matematik tarihindeki ilk bilgisayar programcısı unvanını kazandı.

Lovelace’ın, çevirisine dahil ettiği, Bernoulli sayılarını hesaplamak için kullandığı algoritma şeması. Günümüzde bilgisayar kodu olarak düşündüğümüz şeye pek benzemese de, 1970’lere kadar kullanılan delikli kartlardaki bilgisayar talimatlarından o kadar da farklı görünmüyordu.

Lovelace sadece programlamanın öncüsü olmakla kalmadı. Aynı zamanda analitik makinenin diğer potansiyel kullanımlarını hesaplamak için Babbage’ın vizyonunun ötesini de gördü. Talimatların ve verilerin sadece sayıları ve sayısal işlemleri temsil etmesi gerekmediğini anladı. Bunlar aynı zamanda harfleri, görüntüleri veya müziği de temsil edebilirdi. Tüm bunlar bir asır önce modern bilgisayarların ve yazılımların bir vizyonuydu.

1888’de Babbage’ın oğlu tarafından yapılan analitik makinenin bir bölümünün teknik çizimleri. Maalesef bu makine tüm parlak fikirlere rağmen, hiçbir zaman inşa edilmedi. Çünkü zamanın zanaatkarları gerekli karmaşık mekanik parçaları yapacak uzmanlıktan yoksundu.

Ada Lovelace Ölümünün Ardından Hak Ettiği İtibarı Elde Etti

Ancak ne yazık ki Lovelace tüm bunları geliştirecek kadar uzun yaşayamadı. Babbage ile olan dostluğu devam etti. Hatta ikili bir noktada at yarışlarında kazanmanın kesin bir yolunu da hesaplamaya çalıştılar. Ancak Lovelace’in sağlığı giderek daha da kötüleşti. Sonucunda 1852’de henüz 36 yaşında iken kanserden öldü. Sonrasında da iç karşılaşmadığı babasının yanına gömüldü. Yeniden dünyanın gündemine gelmesi için aradan 100 yıl kadar geçmesi gerekecekti.

Lovelace ve Babbage’ın hayalleri, 1940’larda programlanabilir bilgisayarlar ilk kez yapılana kadar gerçekleşmedi. 1970’lerde, ABD Savunma Bakanlığı, uygulamaları için kullanmak üzere standart bir bilgisayar dili oluşturmaya karar verdiğinde, Lovelace’in onuruna ADA adını verdiler. ADA dili, hava trafik kontrolü gibi kritik sistemlerde, Boeing 777 gibi uçaklarda, Fransa’da demiryolu taşımacılığında ve Mars Express gibi uzay görevlerinde halen kullanılmaktadır. 

1998 den beri, İngiliz Bilgisayar Topluluğu (British Computer Society) onun adında bir madalya ödülü vermektedir. Ayrıca 2008’de bilgisayar bilimindeki kadın öğrenciler için onun adında yıllık bir yarışma başlatmıştır. İngiltere’de kadın üniversite öğrencileri için verilen yıllık konferans BCS Women Lovelace Colloquium adını Ada Lovelace’dan almıştır.

Matematikçi ve bilgisayarın öncüsü Ada Lovelace, bilgisayar devrimi başlamadan bir asırdan fazla bir süre önce potansiyellerini anlamıştı. Bilgisayarların potansiyelini ve hayatlarımız üzerinde yaratacağı muazzam etkiyi önceden görmüş olan bu kadının, gerçek hayatta asla bir tane göremediğini ve sadece hayal gücünde bir bilgisayarla çalıştığını düşünmek şaşırtıcı.


Göz atmak isterseniz:

Kaynak:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu