Dünyayı Şekillendiren Ve Halen Kullandığımız Roma İcatları

Roma İmparatorluğu, tüm zamanların en etkili medeniyetlerinden biridir. Colesseum ‘dan su kemerlerine kadar, Roma İmparatorluğu’nun batı tarihini şekillendirmedeki etkisi son derece önemlidir. Aradan uzun zaman geçse de Roma imparatorluğunun bazı icatları günlük hayatımızın bir parçası olmaya devam etmektedir.

Roma ya da Romen sayılarının onlardan bizlere miras olduğunuz muhtemel zaten biliyorsunuz. Ancak aslında bundan çok daha fazlası var. Onların modern topluma ve teknolojiye katkısını hatırlamak için bu uygarlık zamanında bulunan bazı Roma icatlarına göz atalım…

1-Roma Yolları

Roma icatları dendiği andan akla ilk gelen muhtemelen Roma yollardır. Geniş imparatorluğun etkili bir şekilde yönetilmesini sağlamak için Romalılar, antik dünyanın gördüğü en gelişmiş yol sistemini inşa ettiler. Roma yolları şehir ve kasabaları birbirine bağlıyor, hızlı askeri ve idari iletişime izin veriyordu.

İnşaata bir hendekle başlanıyor, bunun içine kaya ve taşlar döşeniyordu. Bunlar da çimentoyla sımsıkı tutturuluyor, böylece üstünde orduların ve savaş arabalarının ilerleyebileceği sağlam bir temel oluşuyordu. Yüzeyde büyük döşeme taşları kullanılıyordu. Ayrıca yolun iki yanına suyun civar tarlalara akmasını sağlayan kanallar açılırdı.

Romalılar, MS 200 yılına kadar 80.500 km üzerinde yol inşa ettiler. Bu yolları modern otoyollarla aynı şekilde yönettiler. Taş mil işaretleri ve tabelalar yolcuları gidecekleri yere kadar olan mesafe hakkında bilgilendirirken, özel askerler bir tür otoyol devriyesi görevi görüyordu. Günümüzde İngiltere’deki Al ve A5 otoyollarının kökeni Roma yollarına dayanmaktadır.

2- Roma Su Kemerleri

Romalılar, umumi tuvaletler, yer altı kanalizasyon sistemleri, çeşmeler ve süslü hamamlar da dahil olmak üzere gün boyunca pek çok olanağın tadını çıkardı. Bunlar su kanalları olmadan mümkün olamazdı. İlk olarak MÖ 312 civarında geliştirilen bu mühendislik harikaları, suyu taş, kurşun ve beton boru hatları boyunca ve şehir merkezlerine taşımak için yerçekimini kullandı.

Su kemerleri, Roma şehirlerini yakındaki su kaynaklarına bağımlı olmaktan kurtardı. Romalılar su kemerini icat etmediler. Aslında daha önce Mısır, Asur ve Babil’de sulama ve su taşıma için ilkel kanallar vardı. Ancak süreci mükemmelleştirmek için inşaat mühendisliğindeki ustalıklarını kullandılar.

Tüm süreç, yalnızca yerçekimi kullanılarak elde edildiğinden, herhangi bir harici enerjiye ihtiyaç duyulmadı. Sonunda imparatorluk boyunca yüzlerce su kemeri ortaya çıktı. Su kemerlerinin inşasında basit ama etkili aletler kullanılmıştı. Bunlardan biri açıları ölçen “dioptra“, diğeriyse yatay düzlemleri ölçen “chorobates” idi. Bu ölçümleri, suyun akışını sağlamak için yerçekimine dayalı bir oluk ve açık keson sistemi tasarlayan, becerikli ordu mühendisleri yapıyordu. Su kemerlerinin bir çoğu günümüzde varlıklarını sürdürüyor.

3-Roma Betonu

Beton, bu listedeki birçok eser kadar yabancı veya etkileyici görünmeyecektir. Ancak Romalılar için önemli bir rol oynadı. Pantheon, Kolezyum ve Roma Forumu gibi birçok antik Roma yapısı, Romalıların çimento ve betonu geliştirmesi sayesinde bugün hala ayaktadır.

Günümüz betonun atası olan Opus Caementicium su kemerleri, rıhtımlar, evlerin duvarları ve Kolezyum gibi birçok yapıyı yararken kullanıldı. Çimento ve çakıldan oluşan bu beton suyla temas ettiğin de direnci daha da artıyordu. Betonun iki aşamadan oluşuyordu.

Önce kireç kül molekülleriyle etkileşim içine giriyor ve beton içinde tobermoritin oluşumuna yardımcı olan alkalik ortam oluşturuyordu. Devamında da oluşan tobermorit kristaller birbirine kenetlenerek betonu güçlendiriyordu.

4-Roma Gazeteleri

Romalılar elbette günlük hayatta aşina olduğumuz kağıt gazeteyi yaratmadılar. Ancak bunun yerine başka bir hamle yaptılar. Acta Diurna veya “günlük eylemler” isimli ilk gazeteler, metal veya taş üzerine yazıldı. Daha sonra Roma Forumu gibi yoğun bir şekilde ticarete maruz kalan alanlarda yayınlanmıştır.

Acta’nın ilk olarak MÖ 131 civarında ortaya çıktığına inanılıyor. Acta Diurna Roma askeri zaferlerinin ayrıntıları, oyun listeleri ve gladyatör karşılaşmaları, doğum ve ölüm bildirimleri ve hatta insanların ilgisini çeken hikayeleri içeriyordu. Ayrıca Roma senatosunun işlemlerini detaylandıran Açta Senatus da vardı. Romalılar aynı zamanda posta sisteminin kurucusuydular. Cursus Publicus, mesajları Roma İmparatorluğu’nun her yanına ileten, devlet eliyle işletilen bir kurye hizmetiydi. Ne yazık ki günümüze bir örnekleri kalmadı.

5-Ciltli Kitaplar

Kitap yaprakları iki tahta ya da üst üste yapıştırılmış eski papirüs ve parşömenden oluşan kapaklar arasında birleştiriliyordu.

Milattan sonra 1. yüzyılda Roma yazıyla doluydu. Heykellerde, mezar taşlarında yazılar vardı. Ancak Roma İmparatorluğu döneminde, yazılar tipik olarak ya kil levhalara oyulmuştu ya da parşömenlere yazılmıştı. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu metinlerin taşınması zor, doğası gereği kırılgan ve saklanması sıkıntılıydı.

1. yüzyıl dolaylarında yeni bir kitap türü görülmeye başlandı. Arkeologlar hem ön hem de arka yüzünde yazılar ve kenarlarında boşluklar olan papirüs parçalarına rastladı. Bunlar dünyanın ilk çok sayfalı kitabından sayfalardı. Romalılar bu yeni kitaba ‘ağaç kütüğü’ anlamında kodeks diyordu. İlk kodeksler bağlı balmumu tabletlerinden yapılmaktaydı.

Ancak daha sonrası hayvan derisi kullanılmaya başlandı. Bu Roma icadı, ilk Hıristiyanlar tarafından İncil’in yapımında yaygın olarak kullanılacaktı.. Sonrasında da Hıristiyanlıkla birlikte diğer bölgelere yayıldı.

6-Hipokaust Isıtma Sistemi

Hipokaust, Romalıların MS. 1. yüzyılda kurdukları günümüz ısıtma sistemine benzeyen, merkezi bir ısıtma sistemidir. Bu sistem bir yapının zeminine inşa edilen bir fırınla işlemekteydi. Fırının ürettiği sıcak hava sütunlardan oluşmuş “hipokaust” adlı kanallardan geçiyordu.

Buradan da bir bacayla evin duvarlarına doğru gidiyordu. Bu sistemlerin pahalı olduğunu ve genellikle yalnızca kamu binalarında, zengin Romalıların sahip olduğu büyük evlerde ve Roma hamamlarında kullanıldığını belirtmek önemlidir.

7- Modern Kanalizasyon Sistemi

Romalılar konu inşaat mühendisliğine geldiğinde çok bilgiliydiler. Ancak yetenekleri, Colesseum veya yollar gibi büyük yapılar ile sınırlı değildi. Görsel olarak daha az etkileyici olsa da inşa ettikleri kanalizasyon ve sıhhi tesisat sistemleri buna bir örnektir.

Cloaca Maxima, dünyanın en eski kanalizasyon sistemlerinden biridir. Antik Roma’da, yerel bir bataklığın drenajı ve döneminde dünyanın en kalabalık şehirlerinden birinin atık sularının tasviyesi için yapılmıştır. Borular aracılığı ile atık sular şehrin içinden akan Tiber Nehri’ne taşınmıştır. İsmin tam olarak anlamı ise En büyük Lağım dır.

8- Cerrahi Malzemeler

Romalılar sadece güçlü savaşçılar değillerdi. Ayrıca günümüzde kullandığımız modern cerrahi aletlerin çoğunun gelişim sürecinde etkili olan tıbbi aletler de geliştirdiler. Aslında, bazı aletlerin tasarımı 19. ve 20. yüzyıllara kadar önemli ölçüde değişmedi. Romalılar ayrıca 21. yüzyıldaki eşdeğerlerine benzeyen, uzman üreticiler tarafından yapılan forseps, şırınga, neşter ve kemik testeresi gibi aletler de kullandılar.

9- Roma Posta Sistemi

Yaklaşık M.Ö. 20 yılında İmparator Augustus, mesaj ve bildirimlerin, atlar ve rhedæ adı verilen at arabası gibi araçlar yardımıyla eyaletler arasında aktarılabileceği bir sistem olan cursus publicus’u kurdu. Atlı bir habercinin Roma yol sistemi üzerindeki ortalama hızı günde yaklaşık 80 km idi. Nihayetinde, iyi tasarlanmış yollardan oluşan geniş ağlarıyla Roma posta hizmeti başarılıydı.

10- İlk Apartmanlar

Listemizdeki Roma icadı ise muhtemel hepimizin kabusu oldu. Artan nüfus nedeniyle Romalılar sürekli olarak konut için daha fazla alana ihtiyaç duyuyordu. Mimarlar, dışarıya yeni evler inşa etmek yerine, bir merdiven ve orta avlu etrafında altı ila sekiz apartman bloğunu istifleme fikrini ortaya attılar. Sonunda bu tip evlere insula” (adalar) dendi.

MS dördüncü yüzyılda, Roma’da yaklaşık 45.000 insula vardı. Alt katlardaki daha değerli apartmanlara cenacula, daha yüksek katlardaki daha fakir kiracılara ait dairelere ise cellae deniyordu. Anlaşılan o zamanlarda zemin katta oturmak daha değerli idi. Bu sonuç da bir kısmımızın tesellisi olabilir…


GÖZ ATMAK İSTERSENİZ


Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu