Rabindranath Tagore: Nobel Ödüllü Dünyaya Yön Veren Bir Şair

Gurudev adı ile de bilinen Hindistanlı Rabindranath Tagore (1861-1941) dünyada “Nobel Ödülü sahibi şair” olarak tanınır. Kendisi Einstein’ın bile fikirlerinden etkilendiği yazar, düşünür, ressam, müzisyen, eğitimci ve bir dünya insanıdır.

Rabindranath Tagore, birçok eser ortaya koymuş olan şiir, piyes, roman, hikâye, makale yazarı aynı zamanda ressamdır. 1913 yılında Nobel ödülünü Gitanjali adlı eseri ile kazanmıştır. Hindistan’ın İngiliz emperyalizminden kurtulması için büyük çabalar sarf etmiş aynı zamanda Hindistan’ın kurtuluşu için önderlik yapan Gandi’nin destekleyicisi olmuştur. 1915’te İngiltere’den “sir” unvanı almış, ancak Gandi’ye destek vererek Sir unvanını tekrar iade etmiştir. Bu onurlu düşünürü biraz daha yakından tanımalısınız.

tagore hayatı

Kısaca Rabindranath Tagore

Rabindranath Tagore, 1861 yılında Hindistan’da dünyaya geldi. Babası varlıklı bir din adamı, sosyal ve dini reformlar açısından lider olan bir kişi idi. 14 kardeşten oluşan geniş bir aile içinde Tagore, matematikçi, müzisyen, gazeteci, yazar ve sanatçıların bulunduğu bir aile ortamında yetişti. Bu ortam onun ilerideki eğitim felsefesine sağlam bir zemin hazırlayacaktı.

8 yaşında şiir ile ilgilenmeye başladı, ilk eserini 16 yaşında yayınladı. Özel öğretmenlerden ders alarak orta öğrenimini tamamladıktan sonra 17 yaşında Londra’ya hukuk okumak için gitti. Ancak bir süre sonrada kendisine anlamsız gelen hukuk eğitimini bıraktı. Devamında Hindistan’a dönüp 19 yaşında ilk kitabını yayınladı. Bu esnada çeşitli dergilerde de yazılar yayınlamaya başladı.

Tagore okul
Ağaçlar arasında küçük bir köyde açılan bu okulun başta 5 öğrencisi vardı.

Tagore, daha küçük yaşta iken hizmetçilerin kendisine göstermek istedikleri fazla hürmeti reddetti. Kendi kendine, tabiatı, insanı ve her şeyden üstün hürriyeti sevmeyi öğrendi. Özel ders saatleriyle yüklü geçen çocukluğunda en büyük ve yegâne tesellisi iç bahçenin ağaçları ve yeşillikleri arasında gezmek ve dolaşmak oldu.

Gölgesinde asla oturamayacağını bilerek ağaçlar diken bir insan, en azından yaşamın anlamını çözmeye başlamıştır.

Tagore

Rabindranath Tagore çok sevdiği eşi ile 23 yaşında evlendi ve sonrasında da hayatının en huzurlu evresine geçti. Şair, yirmi beş yaşından otuz beş yaşına kadar en güzel aşk şiirlerini ve çocuk şarkılarını kaleme aldı. Sonrasında ilerleyen süreçte de biraz da kendi öğrenciliği esnasında yaşadığı travmaların etkisi ile küçük bir köyde eğitimi tamamen ücretsiz bir okul açacaktı.

Tagore Nobel Ödülünden Kazandığı Parayı Eğitime Yatıracaktı

Tagore, tam okulunu kurduğu senelerde çok sevdiği eşini, ardından da iki çocuğunu kaybetti. Bu acı durumlardan sonra tamamen inzivaya çekildi. Tagore bu yalnızlıkla 1912 yılında yeniden İngiltere’ye gitti. Uzun süren bu seyahati sırasında İngilizce yazdığı ve Bengal dilinden bizzat İngilizceye çevirdiği şiirlerini düzenledi. Ona Nobel ödülü kazandıran Gitanjali bu şekilde ortaya çıktı.

Tagore, tüm gözlerin siyasete çevrildiği yıllarda, eğitime odaklanmaya karar verdi. Nobel ödülünden kazandığı parayı kullanarak, açtığı okulu bir üniversiteye çevirmek istedi. Sonunda 1921 yılında Visva-Bharati adında üniversiteyi açtı. Karma bir eğitim veren bu okulda hedefi aynı zamanda doğru eğitimcileri yetiştirmekti.

Tagore Ve Einstein Buluşması

14 Temmuz 1930’da Albert Einstein, Rabindranath Tagore’yi Berlin banliyösündeki evinde ağırladı. İkili, tarihin en aydınlatıcı, entelektüel sürükleyici sohbetlerinden birini gerçekleştirdiler. Einstein ve Tagore, birbirlerinin bakış açıları, birbirlerini nasıl tamamladıkları ve nasıl farklı oldukları konusunda gerçek bir meraka sahiptiler. Einstein, tartıştığı dindar adamdan çok mutlak gerçeğe inanıyordu. Yine de saygı çerçevesi içinde faydalı bir fikir alışverişi gerçekleştireceklerdi.

“Bir lamba kendi yanmaya devam etmedikçe bir başka lambayı yakamaz. Konusunda daha fazla ilerlemeye lüzum görmeyen bir öğretmen öğrencilerine bildiklerini sadece tekrar etmekle kalır. Onların kafalarını doldurur.”

Rabindranath Tagore

Yaşadığı dönemde çok önemli çalışmalar yapan Tagore 1941 yılında hayatını kaybetti. Hindu kökenli bir soydan gelmesine karşın yaşamının önemli bölümünü geçirdiği Bengal ülkesi, Tagore’un “Benim Altın Bengal’im” anlamındaki “Amar Sonar Bangla” adlı şiirini, Bangladeş’in ulusal marşı olarak kabul etmiştir. Onun yaptıklarını günümüzde de anlatmak, benimsetmek ve geliştirerek devam ettirmek gerekmektedir.



Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Eğitim mi demokrasiyi getirir, yoksa demokrasi mi eğitimi?; Bağlantı: https://dunyalilar.org/
  • Doç. Dr. Bahri ATA; “Hint ve Şiirin Sesi” Rabindranath Tagore’nin Eğitim Görüşleri ve Şantiniketan Okulu’ndaki Uygulamaları; Pegem Akademi
  • Friendship and love: A glimpse into Rabindranath Tagore’s personal life; yayınlanma tarihi: 7 mayıs 2018; Bağlantı: https://economictimes.indiatimes.com/
  • When Einstein Met Tagore: A Remarkable Meeting of Minds on the Edge of Science: Bağlantı: https://www.themarginalian.org/

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz