Maya takviminin “Uzun Sayım”ı MÖ 13 Ağustos 3114’te başladı ve 21 Aralık 2012’de sona erdi. Peki, insanlar neden dünyanın sonunun geleceğine inanıyor?

Bazıları bu olayı “2012 Fenomeni”, “2012 Kıyameti”, “dünyanın sonu” ya da daha yakın dönemde “yeni bir çağın başlangıcı” olarak adlandırdı. Bu olgu hakkında birçok kitap yazıldı, filmler çekildi ve bir saatlik televizyon programları yapıldı.
Çoğu insan, 2012’de dünyanın sonunun geleceği fikrini Maya takviminin sona ermesiyle ilişkilendiriyordu. Bir bakıma bu doğruydu. Mayalar, 5000 yıldan daha eskiye uzanan “Uzun Sayım” takvimini kullanıyordu. Bu takvim, her biri yaklaşık 394 yıl süren b’ak’tun döngülerine ayrılmıştı.
Biz o dönemde Uzun Sayım’ın on üçüncü b’ak’tun dönemindeydik. Bu döngü de, yorumlara bağlı olarak, 21 Aralık 2012 civarında sona eriyordu. Ancak Mayalar, bu döngü bittiğinde ne olacağına dair pek bir şey söylememişti.
Elbette 2012’nin kış gündönümü geldi ve geçti. Beklenen hiçbir şey olmadı. Maya takvimi yalnızca yeni bir b’ak’tun’a geçti. Dünya ise bildiğimiz gibi varlığını sürdürdü.
Maya Takvimi Neden Önemlidir?
Maya takvimiyle kıyamet fikrinin bu kadar ilgi görmesi aslında tamamen anlamsız değildir. Çünkü Mayaların dini yaşamı büyük ölçüde bu son derece hassas takvime dayanıyordu. Ancak 2012 yılı, büyük olasılıkla onların dünyanın sonuna dair düşüncelerinde özel bir anlam taşımıyordu. Bu yorum daha çok modern insanların yorumudur.

Mayalar zamanı ölçmek için ayrıntılı bir sistem geliştirmişti. Bu sistem büyük ölçüde gökyüzü gözlemlerine dayanıyordu. Bu sayede tarım zamanlarını, dini törenleri ve diğer önemli olayları doğru biçimde planlayabiliyorlardı. Bu yönüyle takvimleri hem pratik hem de oldukça gelişmişti. Takvim, onların dinî inançları ve evren anlayışıyla iç içeydi.
İlk olarak anlaşılması gereken şey, Mayaların üç farklı takvim kullandığıdır. Bunlardan ilki kutsal takvimdi. Tzolk’in adı verilen bu takvim 260 gün sürüyor, ardından yeniden başlıyordu. Bu yönüyle, 365 günlük takvimimizin 31 Aralık’tan sonra yeniden başlamasına benzerdi. Bu takvim özellikle dini törenlerin zamanlanmasında kullanılıyordu.
İkinci takvim Haab’ olarak biliniyordu ve daha çok günlük yaşamla ilgiliydi. 365 gün sürüyordu ancak Dünya’nın Güneş etrafındaki dönüşünün tam olarak 365 gün sürmediğini, fazladan çeyrek gün olduğunu hesaba katmıyordu. Günümüzde bu farkı her dört yılda bir Şubat ayına bir gün ekleyerek dengeleriz; bu yüzden artık yıllar vardır. Mayaların bu düzeltmeyi yapmaması nedeniyle takvim mevsimlere göre zamanla kayıyordu.

Üçüncü takvim ise Uzun Sayım takvimiydi. 2012 kıyamet tartışmalarının asıl kaynağı da bu sistemdi. Bu takvimde 21 Aralık civarında büyük bir döngü tamamlanıyordu.
Uzun Sayım Takvimi Nasıl Çalışır?
Uzun Sayım takvimi dünyanın sonunu öngörmese de, çok uzun zaman dilimlerini kaydetmekte oldukça etkilidir. Sistem şu şekilde işler: Tarihler, aralarında dört nokta bulunan beş sayıdan oluşur. Örneğin 13.0.0.0.0 gibi yazılır. (Antik Mayalar bu sayıları elbette bizim kullandığımız rakamlarla değil, kendi hiyeroglifleriyle ifade ediyordu.)

En sağdaki basamak k’in olarak adlandırılıyordu ve tek tek günleri sayıyordu. Örneğin 13.0.0.0.1 gibi. K’in 19’a kadar sayıyor, ardından sıfıra dönüyor ve sayım bir sonraki basamak olan uinal tarafından devam ettiriliyordu. Bu yüzden 13.0.0.0.19, bir araba kilometre sayacı gibi 13.0.0.1.0’a dönüşüyordu.
Her uinal 20 günlük bir dilimi temsil ediyordu. K’in yeniden saymaya başlıyor ve 20’ye ulaştığında bu değer uinal’e ekleniyordu. Örneğin 13.0.0.1.0’dan sonraki gün 13.0.0.1.1 oluyor, ardından 13.0.0.1.2 şeklinde ilerliyor ve 13.0.0.1.19’a ulaştığında da 13.0.0.2.0’ oluyordu.
Uinal basamağı da artıyordu. Mayalar genelde 20 tabanlı bir sayı sistemi kullanıyordu. Ancak uinal için küçük bir değişiklik yapmışlardı. Uinal 19’a değil 17’ye kadar sayıyor, ardından bir üst basamak olan tun’a devrediyordu. Bu nedenle bir tun, 18 tane 20 günlük bloktan oluşuyordu; yani toplam 360 gündü. Bu da yaklaşık bir güneş yılına karşılık geliyordu.
Tun’lar da 20’ye kadar sayıyor ve ardından k’atun basamağına geçiyordu. 20 tane 360 günlük bloktan oluşan bir k’atun, toplamda 7.200 gün ediyordu. Bu da yaklaşık 20 yıla karşılık geliyordu. K’atun basamağı da artmaya devam ediyor ve sonunda son basamak olan b’ak’tun’a ulaşıyordu.
Bu terim tanıdık geliyorsa sebebi şuydu: 21 Aralık 2012, Maya Uzun Sayım takviminde 13. b’ak’tun’un sonuna denk geliyordu. Yani o gün takvim 13.0.0.0.0 idi. Ertesi gün ise 13.0.0.0.1 oluyordu.

Sonuç Olarak;
Antik Mayalar için 13 b’ak’tun, bir yaratılış döngüsünün tamamlanması anlamına gelirdi. Bazı yazıtlarda, bu dönüm noktasında takvimle ilişkilendirilen bir tanrının geri dönüşünden söz edilir. Buna karşın dünyanın sonuna dair herhangi bir kehanet yer almaz. Üstelik Mayalar, b’ak’tun’dan çok daha büyük zaman birimleri de tanımlamıştı. Bu sayede zaman hesaplarını milyonlarca yıl ileriye taşıyabiliyorlardı.
Bu durum, onların 13.0.0.0.0 tarihini dünyanın sonu olarak görmediğini açıkça gösterir. Ayrıca 21 Aralık tarihinin kendisi de kesin değildir.
Çoğu araştırmacı bu tarihi kabul etse de, bazıları günlerin gün batımında mı yoksa gün doğumunda mı değiştiği konusunda belirsizlik bulunduğunu belirtir. Bu nedenle 23 ya da 24 Aralık tarihleri de daha doğru olabilecek alternatifler olarak öne sürülür. Ancak hangi tarih esas alınırsa alınsın, Mayalar bu günü bir kıyamet olarak değerlendirmemiştir.
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- How the Maya Created Their Extraordinarily Accurate Calendar Thousands of Years Ago. Yayınlanma tarihi: 22 Aralık 2020. Bağlantı: How the Maya Created Their Extraordinarily Accurate Calendar Thousands of Years Ago
- Gleimius, Nita. “Maya Calendars: How Did The Maya Count Time?” TheCollector.com, December 24, 2022, https://www.thecollector.com/maya-calendar/
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



