Tarih

3000 Yıllık Bu Demir Ok Ucu Bir Göktaşından Yapılmıştı

İsviçre’nin Mörigen kentinde bulunan ve Tunç Çağı’na ait olan bu ok ucu, sıradan bir antik silah değildir. Son analizler, onlarca yıldır İsviçre, Bern Doğa Tarihi Müzesi koleksiyonunun bir parçası olan bu ok ucunun, 3500 yıl önce Dünya’ya düşen bir göktaşından karmaşık bir şekilde yapıldığını ortaya çıkardı.

Geçmişte araştırmalar, Avrasya, Orta Doğu ve Afrika’daki birçok kültürün çeşitli alet ve silahlar için göktaşı demiri kullandığını göstermişti. Ancak Avrupa’da çok az örneği ile karşılaşılmıştı. Araştırmacılar meteorit demirden yapılmış ancak henüz bu şekilde tanımlanmamış çok sayıda eser olduğunu düşünüyorlardı. Bu nedenle İsviçre’deki çeşitli arkeolojik koleksiyonları incelemeye aldılar. İnceledikleri buluntulardan birisi de bu ok ucuydu.

3000 Yıllık Bu Demir Ok Ucu Bir Göktaşından Yapılmıştı
Bu 3.000 yıllık eser aslında 3.500 yıl önce Dünya’ya düşen bir göktaşından yapılmıştır.

İsviçre, Bern Doğa Tarihi Müzesi’nde mineraloji ve meteorit başkanı ve küratörü Beda Hofmann’ın öncülük ettiği araştırma, ok ucunun kökenini ve bileşimini tespit etmek için çeşitli son teknoloji yöntemler kullandı.

Tunç Çağına ait demir alet ve silahların bir çoğu göktaşından elde edildi

Sonucunda mütevazı dış görünümüne rağmen, ok ucunun kelimenin tam anlamıyla bu dünyanın dışında olduğunu kanıtladı. X-ışını tomografisi ve gama spektrometrisi, Dünya’da yaygın olarak bulunmayan olağandışı alüminyum-26 izotoplarının varlığını ve meteorik bileşimle tutarlı demir ve nikel alaşımı izlerini ortaya çıkardı. 

Ayrıca analiz, biçimlendirme sürecinden kalan belirgin öğütme izlerinin yanı sıra ok ucunu bir çubuğa sabitlemek amacıyla kullanılan katran kalıntılarını da ortaya çıkardı. Araştırmacılar, büyük olasılıkla huş katranı olduğunu düşündükleri organik karışımın da bu dünyanın dışından geldiğini belirledi.

3000 Yıllık Bu Demir Ok Ucu Bir Göktaşından Yapılmıştı
Demirli göktaşları dünyanın en yoğun materyalleri arasındadır ve güçlü bir mıknatısa çok kuvvetli bir şekilde yapışır. Bu grubun çoğu örneğinde, demir içeriği %90 ila %95 arasındadır. Kalan kısmı ise nikel ve diğer eser elementler oluşturur.

Başlangıçta, araştırmacılar ok ucunun, Twannberg isimli İsviçre’nin en büyük göktaşına ait olduğunu tahmin ettiler. Ancak yapılan analizler sonucunda Hofmann ve ekibi daha ilginç bir bulguya ulaştılar. Bu ok ucu Estonya’daki Kaalijarv göktaşı ile uyumluydu.

Bu göktaşı M.Ö. 1500 yılı civarında Dünya’ya düştü ve etrafa ok uçları gibi küçük ve keskin şeyler haline getirilmeye uygun pek çok parça saçtı. Üstelik bu göktaşı Mörigen’den yaklaşık 1600 kilometre uzaktaydı. Yani ok ucu,  gökten düşen meteordan demirin eritilerek kullanıldığının yanı sıra,  binlerce yıl önceki iletişim ve muhtemelen ticaret ağlarına dair de bilgi veriyordu.

Tutankhamun’un hançeri de göktaşı içindeki demirden yapılmıştı

Son bulgu dikkat çekse de aslında tek değildir. Yıllar boyunca arkeologlar Dünya’ya düşen göktaşlarından yapıldığı anlaşılan törensel bıçaklar ve mücevherler ortaya çıkardılar. Bu demir eserlerden bazıları, Demir Çağı’ndan 2.000 yıl öncesine aitti. Bunlar arasında en etkileyici olanı da, Kral Tutankhamun’un 3.300 yıldan daha uzun bir süre önce Dünya yüzeyine düşen bir göktaşından yaptığı hançerdir.

Tutankhamun’un mezarındaki kuru koşullar hançeri paslanmaya karşı korudu. Mısırlıların Tutankhamun’un hükümdarlığı sırasında hala demir dövme konusunda ustalaşmadıklarını gösteriyor

Tunç Çağı boyunca zanaatkarlar, demir cevherinin yüksek erime noktasıyla (1.500°C’nin üzerinde) çalışmak için gereken becerilerde ustalaşmamış ve metalürjik teknolojiyi geliştirmemişti. Ayrıca demir cevherini çıkarmak da inanılmaz derecede zordur. Bu nedenle gökten göktaşı halinde düşen demir cevheri ise yer altındakinden daha kolay ulaşılan bir kaynaktı.

Demir içeren göktaşları, atmosferden geçişin zorluklarına daha fazla dayanabildiklerinden, yaygın biçimde bulunurlar. Çoğunlukla sınırlı miktarda nikel ve çok az miktarda diğer metallerle karışık haldeki demirden meydana gelirler. Bu nedenle Tunç Çağı demir alet ve silahlarının tamamının göktaşından elde edilen demirden üretildiği düşünülüyor. Ayrıca aşağıdaki görselde de gördüğünüz gibi bu göktaşları aksesuarlarda da karşımıza çıkıyor.

3000 Yıllık Bu Demir Ok Ucu Bir Göktaşından Yapılmıştı
1911’de bir Mısır mezarından çıkarılan demir boncuklar (ortada) göktaşlarından yapılmıştır.

Doğu Akdeniz ve Yakın Doğu’daki insanlar demir üretim tekniklerini denediğinde, tüm bunlar MÖ 1200 civarında değişti. MÖ 800’de demir eritme teknolojisi giderek daha rafine hale geldi. Demirin bronza kıyasla üstün dayanıklılığı, erişilebilirliği ve çok yönlülüğü, giderek aletlerde, silahlarda ve günlük nesnelerde kullanımının artmasına neden oldu.

3000 Yıllık Bu Demir Ok Ucu Bir Göktaşından Yapılmıştı
Alacahöyük’te bulunan bu demir hançer, M.Ö. 2500 yılına tarihlenmektedir. Hançerin yapım tarihi demir eritme icat edilmeden yaklaşık 1000 yıl öncesine denk geliyor.

Sonuç Olarak;

Sonucunda Demir Çağı, tarihin en büyük teknolojik devrimlerinden birini başlattı. Bu noktadan sonrada insanlar demir elde etmek için göktaşlarını kullanmak zorunda kalmadı. Ancak bu kozmik nesneler bizi büyülemekten asla vazgeçmedi.


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • From King Tut to Kitchen Knives, Meteorite-Made Relics Span Centuries. Yayınlanma tarihi: 8 Ağustos 2016. Bağlantı: From King Tut to Kitchen Knives, Meteorite-Made Relics Span Centuries
  • This Bronze Age arrowhead was made from a meteorite. Yayınlanma tarihi: 4 Ağustos 2023; Bağlantı: This Bronze Age arrowhead was made from a meteorite
  • Hofmann, Beda & Schreyer, Sabine & Biswas, Sayani & Gerchow, Lars. & Wiebe, Daniel & Schumann, Marc & Lindemann. Sebastian & Ramírez García. Diego & Lanari, Pierre & Gfeller. Frank & Vigo, Carlos & Das, Debarchan & Hotz, Fabian & Schoeler. Katharina & Ninomiya, Kazuhiko & Niikura, Megumi & Ritjoho, Narongrit & Amato, Alex. (2023). An arrowhead made of meteoritic iron from the late Bronze Age settlement of Mörigen. Switzerland and its possible source. Journal of Archaeological Science. 105827. 10.1016/j.jas.2023.105827.

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak veya Patreon üzerinden ufak bir bağış yaparak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Batuhan Erdik

Grafik tasarımcısı ve bilgisayar meraklısı...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu