Bir Rönesans Şaheseri: Atina Okulu Tablosu Ve Hikayesi

Kelime anlamı olarak Dünya’nın ölçümü demek olan geometrinin kökeni arazilerin doğru bir şekilde ölçülmesi, zanaatkarların ihtiyaçları ile ilgilidir. İhtiyaçtan doğan ve bugünde aynı nedenler ile kullandığımız geometri Öklid geometrisidir. Ancak başka bir geometri biçimi olan projektif ( tasarı) geometri, nesneleri oldukları gibi değil göründükleri gibi temsil etmek isteyen sanatçılardan ilham almıştır.

Hepimizin bildiği gibi daire biçimli bir paraya farklı bir bakış açısı ile bakarsak, oval biçiminde gözükecektir. Antik Yunan döneminin matematikçileri ve sanatçıları bu sorunun farkında olsa da Batılı sanatçılar erken Rönesans döneminde perspektifi yeniden keşfettiler. Piero della Francesca, derinliği tasvir etmek için çizgilerin nasıl kullanılması gerektiğini gösterdi. Floransa’daki katedralin muhteşem kubbesini tasarlayan Filippo Brunelleschi, sanatçılara resimde üç boyutu gerçekçi bir şekilde kullanmanın matematiksel tekniklerini gösterdi. Daha sonra da perspektif yasalarını Leon Battista Alberti sistemleştirdi.

Bu dönemde yapılan, Rönesans döneminin İtalyan ressamı ve mimarı Raffaello Sanzio’in şaheseri olarak kabul edilen, The School of Athens yani Atina Okulu isimli tablo ( aslına fresk) barındırdığı birçok özellik ile ilgi çekicidir. Günümüzde Vatikan’daki Apostolik Sarayı’nın bir duvarını kaplamakta bulunan bu fresk, tüm büyük klasik Yunan filozoflarını ve matematikçilerini birlikte gösterir. Raphael ve yardımcıları 1508’de Papa II. Julius’un Vatikan Sarayı’ndaki özel odasını yeniden düzenlemek amacıyla bu eser üzerinde çalışmaya başlamışlar ancak Raphael oda tamamlanamadan ölmüştür.

Atina Okulu entelektüel bir konsepti görsel olarak temsil eden bir şaheserdir. Filozofların ve bilim insanlarının hayali bir buluşmasını tasvir eden bu anıtsal fresk, figürlerinin zarif pozları, somutlaştırdıkları hareket duygusu ve ifadeleriyle ünlüdür. Tablonun bir diğer göze çarpan özelliği, kompozisyonunun uyumu ve etkileyici bir perspektif kullanımıdır.

Atina Okulu Tablosu Gerçeğin ve Bilginin Peşinde Koşmayı Temsil Eder

Atina Okulu tablosu temelinde, felsefe aracılığıyla rasyonel gerçeğin peşinde koşmayı temsil eder. Kompozisyonun merkezinde, farklı düşünce okullarını temsil eden iki büyük klasik Yunan filozofunun, Platon ve Aristoteles’in figürleri vardır. Bu ikili perspektifte kaçma noktası olarak bilinen yerde, merkezde yer almaktadır. (Bakış noktasından uzaklaşarak gerçekte birbirine paralel olan çizgilerin resim düzleminde bir nokta da toplanıyormuş gibi gözüktüğü ortak noktaya kaçma noktası denir.)

Ayrıca resimde, perspektif aracılığı ile parlak bir alan hissi yaratılmıştır. Mekan, yüksek kemerler, süslü tavan ve mozaik zemine sahip heybetli bir salondur. Resimde kırk kadar insan vardır.

Atina okulu tablosunun bulunduğu odanın dört duvarı, beşeri bilimlerin dört dalını da temsil eden farklı çalışmalarla kaplıdır. Bu çizimler felsefe, teoloji, şiir ve adalet ile ilgilidir. Sala della Segnatura. (Photo: 0ro1 [CC BY-SA 3.0 or GFDL], from Wikimedia Commons)

Resimde yer alan figürler rastgele değil belli biçimde yerleştiriliştir. Atina okulu tablosu aslında ortadan ikiye ayrık durumdadır. Sonrasında da tüm figürler buna göre konumlanmıştır. Duvardaki antik Yunan Tanrılarının heykelleri bile bu bölünmeyle uyumlu durumdadır. Sol tarafta Apollo, güneş, müzik ve şiir tanrısı, sağda ise Athena yani savaş ve bilgelik tanrıçası bulunmaktadır. Atina Okulu tablosunda yer alan figürlerin her birinin bir hikayesi vardır. Eserde bir kaç figürü inceleyelim.

Atina Okulu
Bakan kişinin dikkatini resmin en önemli bölümüne çekmek için düzensel numara ile iki ana figür hemen kemer yolunun altına ve freskin birleşme noktasına yerleştirilmiştir. Burada ise, felsefenin iki ayrı ekolünü etkiyle temsil eden iki adamı, yani Platon ve Aristoteles’i görürüz.

Atina Okulu Tablosunda Kim Kimdir?

Merkezde klasik Yunan Felsefesinin iki çok önemli karakteri Platon ve Aristoteles yer alır. Platon, Aristoteles’in öğretmenidir. Bu Yunan filozofları teorik ve doğal felsefeyi temsil etmektedir. Platon’un elinde eseri Timaeus ve Aristoteles’in elinde eseri Ethics bulunmaktadır. Görünemeyen, teorik olanla ilgilenen Platon yukarıyı gösteren eli ile bilginin tüm kaynağı olarak gökleri gösterir.

Görünen ve gerçek ile ilgilenen Aristoteles ise yere dönük eli ile bilginin kaynağı olarak yeryüzünü göstermektedir. Çizimde yer alan diğer filozofların bulundukları yerler de bu iki zıt düşünce biçiminden hangisinin tarafında olduklarına göre yerleştirilmiş durumdadır. Uzmanlar Atina Okulu’nun ortasına yerleştirilmiş bu ekol ayrımının resmin ana teması olduğunu ileri sürerler.

Sokrates

Sokrates’in etrafındaki kalabalık general Alcibiades ve Sphettus’tan Aeschines’i de içinde barındıran öğrencileridir.

Zeytin yeşili tunik içinde görülen bilgin Sokrates’tir. Sokrates’in hemen yanında dinleyicilerine felsefesini açıklayan el işaretleri yaparken görürüz. Platon’un solunda bulunan Sokrates belirgin hatları sayesinde ayırt edilmektedir. Ayrıca, Raffaello’nun rehber olarak düşünürün antik bir portre büstünü kullandığı söylenir.

Pisagor

Öğrencilerinin arasında gördüğümüz Pisagor, ön planda oturur. Pisagor’un hemen önünde yer alan küçük tabloda ise Pisagor’un müzik ve matematik üzerine teorilerini görebiliriz. Pisagor matematik alanında ve bilimsel keşifleriyle bilinse bile ayrıca ruh göçüne de inanırdı. Bu felsefi düşünce her ruhun ölümsüz olduğunu öne sürer. Bu açıdan freskin Platon tarafına yerleştirilmesi mantıklıdır.

Öklid

Pisagor’un simetrik olarak diğer tarafında duran Öklid bir pergel ile bir şeyi göstererek eğilmiştir. Genç öğrencileri öğrettiği dersleri azimle kavramaya çalışır. Yunan matematikçi kesin cevapları olan somut teorilere olan ilgisi nedeniyle Aristoteles’in tarafında yer alır. Öklid mimar Bramente model alınarak çizilmiştir.

Batlamyus

Büyük matematikçi ve gökbilimci olan Batlamyus bakan kişiye sırtını dönmüş bir şekilde Öklid’in hemen yanında durur. Sarı bir kıyafet giymiştir; elinde yerküreyi tutar. Önünde gök küresi tutan sakallı adamın gök bilimci Zerdüşt olduğu düşünülür. İlginç bir şekilde, Zerdüşt’ün yanında duran ve bakan kişiye göz ucuyla bakan genç adam Raffaello’nun kendisinden başkası değildir. Resimde direk gözlemciye bakan tek figür aslında kendisidir.

Diyojen

Merdivenlerde bulunan bu yaşlıca adamın Diyojen olduğu kesindir. Kinik felsefenin kurucusu olan Diyojen sade bir hayat yaşayarak ve kültürel gelenekleri eleştirerek zamanında anlaşmazlığa sebep olan bir figürdü. Bilindiği üzere Diyojen toplumdan uzaklaşmayı ve bir varil içinde yoksulluk içinde yaşamayı seçmiştir.

Herakleitos

Eserin en çarpıcı figürlerinden biri, eli kafasında ön plana yerleştirilmiş düşünceli bir adamdır. Bu figür Raffaello’nun ilk çizimlerinde görülmez ve sıva analizi de bunun sonradan eklendiğini gösterir. Bu figürün, “ağlayan filozof” olarak bilinen Sokratik öncesi Yunan filozofu Herakleitos’u temsil ettiği düşünülmektedir. Diğer figürler başkaları ile etkileşim halindeyken o yalnızdır. Bu figür özellikle yalnızlığı ve düşünceli yapısı ile bilinen Michelangelo’dan esinlenilerek oluşturulmuştur.

Atina Okul tablosu ile ilgili hiç bir açıklayıcı belge günümüze kalmamıştır. Bu nedenle diğer figürlerin kim olduğuna dair kesin bir fikir birliğine varılamamıştır. Ancak herkesin fikir birliğine tek şey bu çalışmanın Rönesans döneminin en önemli sanat eserlerinden biri olduğudur.



İleri okumalar için:


Dip Not

Matematiksel, tamamen gönüllü bir ekip tarafından 2015 yılından beri yürütülen, Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmayı hedefleyen, öğretmenler tarafından kurulmuş bir bilim platformudur. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu