Fizikçi Ettore Majorana Gizemli Bir Şekilde Nasıl Kayboldu?

İtalyan fizik dehası Ettore Majorana, 26 Mart 1938’de Palermo’da Napoli’ye giden bir gemiye bindi ve iz bırakmadan ortadan kayboldu. O sıralarda otuz bir yaşında olan bu genç, teorik fiziğin devi olarak görülmeye başlanmıştı. Akıl hocası Enrico Fermi onu Newton’a denk olarak tanımlıyordu.

Akla intihar etme olasılığı gelse de genç fizikçinin bedeni asla bulunamadı. Kendisinin yanına aldığı oldukça yüklü bir miktarda para ve bir pasaport durumu iyice garipleştirmişti. Majorana’nın ölümünü çevreleyen gizem, bazı tanıdıklarının onu ölümden sonra ara sıra sokakta uzaktan gördüklerini iddia etmeye başlayınca daha da ilginç bir hal almaya başladı.

Ettore Majorana’nın gençlik hali

Kimileri bir manastıra kapandığını iddia etti. Kimileri de Ruslar tarafından kaçırıldığını ve bir atom bombası yapmaya zorlandığını söyledi. Bazıları ise Marslılar tarafından kaçırıldığını iddia etti. Ancak teorilerin en eğlenceli olanı, paralel bir evrene gitmenin bir yolunu icat ettiğini iddia eden hipotez idi.

Ettore Majorana ve Fermi Birlikteliği

Majorana ve Fermi arasındaki ilk karşılaşma, bugün hala birçok genç bilim insanı için bir ilham kaynağıdır. Fermi, Roma’da bulunan Fizik Enstitüsünde, matematik ve fizikteki genç dâhileri sistematik olarak bir araya getirerek, onların bilimin geleceği ile ilgili önemli soruları ele aldığı barışçıl bir ortam sağlamıştı. Bu gençler karmaşık bir diferansiyel denklemi veya atom fiziğindeki bir problemi çözmek için birlikte çalışıyorlardı.

Ettore Majorana’nın el yazısı

Ettore Enstitü’de Fermi’yi ilk ziyaret ettiğinde ekip atom fiziğindeki önemli bir sorunu çözmek için birkaç aylık çalışmanın ortalarındaydı. Bilgisayar öncesi zamandı ve karmaşık denklemler muazzam miktarda zaman ve enerji gerektiriyordu. Fermi, Majorana’ya neden şimdilik sorunun yalnızca daha küçük bir bölümünü çözebildiğini açıkladı. Ettore dikkatle dinledi ve birkaç soru sordu. Sonra kayboldu.

Ertesi gün Enstitüye geri döndü ve Fermi’den birkaç ay süren sonuçları kendisine tekrar göstermesini istedi. Cebinden karalanmış bir kağıt parçası çıkardı. Bazı ek hesaplamalar yaptı ve doğru sonuçları elde ettiği için Fermi’yi tebrik etti. Sonra karatahtaya doğru yürüdü. Şaşkın fizikçilerden oluşan bir dinleyici kitlesinin önünde, Fermi’nin karmaşık problemini basit bir denklem haline getiren bir dönüşüm yazdı.

Fermi bir zamanlar üç tür bilim insanı olduğunu dile getirmişti. Çok çalışıp fazla yol alamayanlar, az sayıda da olsa çalışmaları ile bilimin ilerlemesinde bir temel oluşturan büyük keşiflere katkıda bulunanlar ve son olarak da Galileo ve Newton gibi dahiler vardı. Fermi’ye göre, Ettore Majorana son kategoridendi.

Kısaca Hayatı

Ettore Majorana olağanüstü bir çocuktu. Oldukça zekiydi ve karmaşık denklemleri bellekten çözebiliyordu. Aynı zamanda da çok çekingen bir karakteri vardı. Ettore, 17 yaşında mühendislik eğitimi almaya başlasa da diplomasını aldıktan sonra doktorasını fizik alanında yapmaya başladı. İlk bilimsel makalesi 1928’de yayınlandı. İçe dönük karakteri nedeniyle, bulgularının bir çoğunu yayınlamadı.

Nötronun varlığını varsayan ilk kişi oydu, ancak çalışmasını paylaşmadı. Nötronun keşfi için Nobel Ödülü, 1935’te İngiliz bilim adamı James Chadwick’e verildi. 1933’te Majorana bir burs kazandı ve Heisenberg’le tanışmak için Leipzig’e gitti. Orada zamanın diğer önemli fizikçileriyle çalıştı. Bohr’u Kopenhag’da ziyaret etti ve atom fiziği üzerine birkaç makale yayınladı. Nötrinoların kütleye sahip olduğunu öngören ilk kişi oydu.

Majorana’nın ailesi ve dostları, onun gittiğini anlayınca çılgın gibi ona ne olduğunu araştırmaya başladılar. Tek ipucu Palermo’dan ayrılmadan önce geride bıraktığı, çalıştığı Napoli Fizik Enstitüsü’nün direktörü olan Antionio Carelli’ye yazdığı kısa mektuplar ve telgraftı. Son mektubu. Kaynak: https://commons.wikimedia.org/

Ettore Majorana’nın Son Yolculuğu

25 Mart 1938 Cuma günü, Majorana Napoli’deki odasında iki mektup yazdı. İlk mektup amirine, ikincisi ailesine hitaben yazılmıştı. Her iki mektupta da Ettore ölümden bahsetmiyor, sadece ortadan kaybolmaktan söz ediyordu. Yakın zaman önce, ertesi sabah kuantum mekaniği üzerine bir ders vermesi gereken Napoli Üniversitesi’nde profesör olmuştu. Derse gitmedi. 22.30’da ertesi sabah gelecek olan Palermo’ya giden bir gemiye bindi.

İlk mektubunda Majorana ortadan kaybolmak için “kaçınılmaz” bir karar aldım ve “bunun yaratacağı sonuçlar için de şimdiden özür dilerim” yazıyordu. Ama çok geçmeden, fikrini değiştirmişti. Majorana, direktöre bir telgraf çekerek bundan önce göndermiş mektubu ciddiye almamasını istemişti. Ve sonra bir mektup daha gönderdi: “Sevgili Carelli, umarım telgrafımı ve mektubu aynı zamanda almışsınızdır. Deniz beni reddetti ve yarın Bologna Hoteli’nden belki de elimde bir mektupla geri döneceğim.”

Majorana’nın ailesi ve dostları sizin gibi, bu mektuplardan bir anlam çıkaramamıştı; ama günler haftaları, haftalar ayları kovaladıkça istemeden de olsa, genç fizikçinin Napoli’ye doğru yol alırken güverteden atlayarak canına kıydığı sonucuna vardılar. Onun denize atladığını kimse görmemişti. Ancak son mektubunda denizle ilgili söz ettiği için bu kanıya varmışlardı.

Schrödinger’in Kedisi İle Majorana’nın İlgisi Ne?

2006’da kuramsal fizikçi Oleg Zaslavskii, Majorana’nın ortadan kaybolması ile Schrödinger’in Kedisi düşünsel deneyi arasında önemli benzerlikler olduğunu öne sürdü. (İncelemek isterseniz: https://arxiv.org ) Zaslavskii, Majorana’nın ortadan kaybolmasını araştırmacıların açıklamasının iki yolu olabileceğini söylüyor. Majorana ya “güverteden atlayarak intihar etti” ya da “Napoli’de indi ve saklandı”. Bu seçenekler, ışık fotonunun bulunabileceği iki olası haline karşılık geliyordu. Böyle bir benzerlik tamamen tesadüf eseri de olabilirdi ama Zavlavskii’yi asıl etkileyen Majorama’nın mektuplarındaki tuhaflıktı.

İtalyan gazetesi Domenica del Corriere, 17 Temmuz 1938’de okuyucularına “Onu gördünüz mü?” diye sordu.

Majorana, önce, ortadan kaybolacağını söyleyen bir mektup göndermişti. Hemen ardından da fikrini değiştirdiğini söylediği bir telgraf çekmişti. Ve son olarak da Carelli’ye hitaben, “hem telgrafın hem de ilk mektubun aynı anda eline geçeceğini umduğunu” yazdığı son bir mektup yazmıştı. Böyle bir telgraf çeken bir kişinin, ilk mektubun gönderdiği kişinin eline hiç ulaşmamasını ummasını beklemek daha mantıklı olmaz mıydı? Majorana, Carelli’nin bu iki olasılığı aynı anda öğrenmesini neden istemiş olabilirdi ki?

Sonuç Olarak Gizem Hala Çözülemedi

Zavlavskii’ye göre, Majorana, bunu kasıtlı olarak yapmış ve direktörünün birbiriyle çelişen iki durumdan aynı anda haberdar olmasını sağlamıştı. Majorana kendini böylece tıpkı Schrödinger’in Kedisi gibi bir kuantum süperpozisyonuna sokmuştu.

2008’de Roberto Fasani adında bir adam, 1950’lerden kalma bu fotoğrafla popüler bir televizyon programında öne çıktı. Yanındaki beyaz saçlı kişinin Ettore Majorana olduğunu iddia etti. Bu adamın adı Bay Bin idi. İtalyan polisinin adli bölümü, genç Majorana ve Bay Bini’nin fotoğraflarını karşılaştırdı. 2015 yılında, Majorana’nın 1955 ve 1959 yılları arasında Venezuela, Valensiya’da yaşadığı söylendi. Ancak sonrasında da bunun kesin olmadığı iddia edildi.

Majorana, bilinçli olarak Schrödinger’in Kedisi’ni taklit etmek istemiş olsun ya da olmasın; bunu başarmıştı. 25 Mart gecesi yola çıkmıştı, onu sonradan kimse bulamadığı ve göremediği için de yolculuk tek biçimde sonlanmamıştı. Yani belki de yolculuğun sonunda, aynı anda hem ölmüş, hem de sağ kalmıştı.


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • Ettore Majorana, The Genius Who Disappeared for 70 years; yayınlanma tarihi: 19 Temmuz 2020; Bağlantı: https://historyofyesterday.com/
  • Sašo Dolenc; The Genius Who Never Existed and other Short Storiesfrom Science, History and Philosophy

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu