Tarih

Okulu Kim Buldu? Neden Herkes Okula Gitmek Zorunda Kaldı?

Dünya çapında milyonlarca çocuk ve genç, özellikle sabah erkenden uyanmak zorunda kaldığında ya da sınavlara hazırlanırken aynı soruyu sorar: Okulu kim buldu? İnsanların belirli bir eğitim almak için her gün belli bir binaya gitmesi gerektiğine kim karar verdi?

Okulu Kim Buldu? Herkesin Okula Gitmesi Gerektiğine Kim Karar Verdi?

Aslında bu soruya net bir cevap vermek kolay değildir. Çünkü önce “okul” derken neyi kastettiğimizi belirlemek gerekir. Tarih boyunca hemen hemen bütün toplumlar eğitime önem verdi. Hatta eğitimin kökeni, insanlık tarihinin en eski dönemlerine kadar uzanır. Ancak bu aktarım her zaman okul dediğimiz kurumlar aracılığıyla gerçekleşmedi.

Antik Yunan’da eğitim, belli ölçüde toplum yaşamının parçasıydı. Özellikle gymnasiumlarda alınan eğitim, Yunan kültürüne katılmanın önemli bir yolu sayılıyordu. Ancak bu eğitim herkese açık değildi. Genellikle yalnızca erkek çocuklara ayrılmıştı. Antik Roma’da ise varlıklı ailelerin çocukları özel öğretmenlerden ders alıyordu. Bunlar elbette eğitim biçimleriydi, fakat bugünkü anlamda herkese açık, düzenli ve zorunlu okul sisteminden oldukça farklıydı.

Yine de çocuklara sistemli biçimde eğitim verme fikrinin binlerce yıl öncesine uzandığını söyleyebiliriz. Hatta zorunlu eğitim düşüncesi de tamamen modern bir fikir değildi. Antik çağda özellikle kraliyet, din ya da orduyla bağlantılı kişiler için zorunlu eğitim örnekleri vardı. Platon’un 2300 yıldan daha uzun süre önce yazdığı Devlet adlı eserinde bile zorunlu eğitimi savunan görüşler yer alır. Ancak o dönemde kadınlar ve köleler toplumun eşit üyeleri sayılmadığı için bu eğitim anlayışı herkesi kapsamazdı.

Aslında antik çağ boyunca dünyanın farklı bölgelerinde, farklı amaçlarla kurulmuş eğitim kurumları vardı. Zamanla bunlara kilise okulları ve medreseler de dahil oldu. Bugün hâlâ faaliyet gösteren Canterbury’deki The King’s School’un geçmişi 597 yılına kadar uzanır.

Ancak bunların hiçbiri, “Okulu kim buldu?” sorusuna doğrudan cevap vermez. Çünkü bu eski okullar, günümüz okullarından oldukça farklıydı. Birçoğu tek odalı, sınırlı sayıda öğrencinin devam ettiği ve ortak standartlara bağlı olmayan kurumlardı.

Gelenekselden Moderniteye Geçiş

Modern okul sistemine doğru en önemli adımlardan biri, 1592’de Almanya’daki Palatine Zweibrücken Dükalığı’ndan geldi. Bu küçük bölge, kız ve erkek çocuklar için zorunlu eğitimi uygulamaya koydu. Kısa süre sonra Strasbourg da benzer bir yol izledi. Ardından İskoçya’da zorunlu eğitim girişimleri ortaya çıktı, ancak siyasal ve toplumsal çalkantılar bu süreci sık sık kesintiye uğrattı.

Amerika’da ise Massachusetts Körfezi Kolonisi, 1640’larda eğitimle ilgili önemli yasalar çıkardı. Bu yasalar, belirli büyüklüğe ulaşan yerleşimlerin öğretmen tutmasını ve daha büyük kasabaların okul açmasını şart koşuyordu.

18. yüzyılda Prusya, modern zorunlu eğitimin şekillenmesinde belirleyici rol oynadı. 1763’te çıkarılan düzenleme, kız ve erkek çocukların 5 yaşından 13-14 yaşına kadar eğitim almasını istiyordu. Devlet, okuma, yazma, din ve müzik gibi dersleri belirli bir müfredata bağladı. Avusturya’da Maria Theresa da 1774’te zorunlu ilköğretimi başlattı. Böylece okul, giderek bugünkü anlamına yaklaşan düzenli ve devlet destekli bir kurum haline geldi.

Modern Okul Kavramı Horace Mann’ın Çabaları Sayesinde Gelişti


Horace Mann (1796-1859), Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim reformunun önde gelen isimlerinden biridir.

Bu sırada Amerika Birleşik Devletleri de kendi eğitim dönüşümünü yaşıyordu. 1837’de hukukçu ve eğitimci Horace Mann, Massachusetts Eğitim Kurulu’nun sekreteri oldu. Mann, kamu okullarını güçlü biçimde savunuyordu. Ona göre iyi eğitim almamış bir toplumda siyasal istikrar ve toplumsal uyum sağlanamazdı.

Bu nedenle Mann, bütün çocuklara açık bir kamu eğitimi sistemi fikrini öne çıkardı. Belirli bir müfredatın, iyi yetişmiş öğretmenler tarafından düzenli biçimde aktarılmasını istiyordu. Mann, devletin finanse ettiği temel eğitimin tüm çocuklara ulaşması gerektiğini savundu ve bu fikre geniş destek kazandırdı. Bu nedenle bugün Horace Mann, Amerikan kamu okul sisteminin en önemli kurucularından biri kabul edilmektedir.

Mann’ın çabaları kısa sürede sonuç verdi. Massachusetts, 1852’de zorunlu eğitim yasası çıkaran ilk Amerikan eyaleti oldu. Sonraki yıllarda başka eyaletler de okula devamı ve temel eğitimi zorunlu hale getirdi. 1917’ye gelindiğinde ABD’deki tüm eyaletler zorunlu eğitim yasalarını kabul etmişti. Bu süreçte öğretmen yetiştirme programları açıldı ve kırsal bölgelerde yeni kamu okulları kuruldu.

Okulu Kim Buldu? Herkesin Okula Gitmesi Gerektiğine Kim Karar Verdi?
Sonuç, Amerika’daki her sınıfta, kabaca aynı yaştaki yaklaşık 28 öğrenciden oluşan grupların genellikle 800 metrekarelik bir odada tek bir öğretmen tarafından eğitim gördüğü, kamu tarafından finanse edilen bir sistemdi.

Sonuç olarak

Mann’ın 1800’lerde savunduğu fikirler, modern okul sisteminin temel taşlarından biri haline geldi. Bu nedenle tarihçiler onu bazen modern okul sisteminin kurucularından biri olarak anar. Yine de okulun tek bir mucidi yoktur. Bugünkü okul sistemi, binlerce yıla yayılan karmaşık bir sürecin ürünüdür. Kusurları olsa da bu sistem, aile içi bilgi aktarımından kamuya açık, düzenli ve zorunlu eğitime uzanan uzun bir dönüşümün sonucunda ortaya çıktı.

Yazımızın devamında hemen hemen her öğrencinin merak ettiği bir soruyu daha cevaplayalım. Ödev Verme Ve Sınav Yapma Fikrini İlk Kim Buldu?


Kaynaklar ve ileri okumalar

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir