Eğitim Bilimleri

Muhatabımızı Bilelim! Ödev Verme Ve Sınav Yapma Fikrini İlk Kim Buldu?

Eğer çalışma hayatının içindeyseniz, muhtemelen sizin de eve geldiğiniz zaman tamamlamanız gereken bazı ödevleriniz vardır. Ancak bir öğrenci iseniz bu durum günlük yaşamın bir parçasıdır. Bunun neticesinde de bir öğrencinin ödevden nefret etmesi şaşılacak bir durum değildir. İşte böyle bir ruh hali içindeyken de bir çok öğrencinin aklına aynı soru gelir. Bu ödevi kim icat etti? Ödev verme fikri nereden öğretmenlerin aklına geldi? Modern zamanlara gelmeden önce aşağıdaki görsele dikkatle bakın. Karşınızda yaklaşık 2000 yıllık Antik Mısır’da bir öğrenciye verilen ilk ev ödevi var.

Bir okul çocuğunun Yunanca ödevi yaklaşık 2.000 yıl önce balmumu tablete yazılmış.iPad büyüklüğündeki, tahta çerçeveli balmumu levha, öğrencileri “Sadece bilge insanlardan öğüt almalısınız” ve “Her arkadaşa güven olmaz” diyerek uyarıyor. C: British Library Board

Tabletin üstünde bundan 1.800 yıl önce ilkokula giden bir öğrencinin günlük yaşantısından bir kesit sunan iki kısımlı bir Yunanca ödevi var. Ödevin bir kısmı yazma alıştırması. İlk satırda öğretmenin düzgünce yazısı göze çarparken, takip eden iki satırda aynı sözcüklerin öğrenci tarafından “bir hayli beceriksizce” kopyalanmış halini görüyoruz. Tıpkı günümüz ilkokul öğrencilerinin, öğretmenlerinin tahtaya yazdığı bir şeyi defterlerine tekrar tekrar geçirmesi gibi. Ödevin geri kalanıysa çarpım tablosu ve okuma alıştırmaları içeriyor.

Antik Mısır’da öğrencilerin oturup okuyabilecekleri, ayakta durabilecekleri ve duvarlara yazabilecekleri sıralar içeren okullar, Roma İmparatorluğu’nun Mısır’ı kontrol ettiği ve Yunancanın yaygın olarak konuşulduğu bir zamana dayanıyor. Mısır’ın batı çölündeki Dakhla Vahası’ndaki antik Trimithis kasabasında duvarlarında Yunan yazıları bulunan 1.700 yıllık bir okul.(Fotoğraf: Eugene Ball CC Attibution 2.5 Generic)

Modern Zamanda Ev Ödevi Fikrini Kim Ortaya Attı?

Tarihsel olarak okulların bugünün eğitimine benzer bir hal almaya başlaması 16.yy’da başlar. Ondan önce, eğitim ve okulda modern anlamda sınıflar yoktu. Konular ve eğitmenler arasında bugünkü gibi net bölümlemeler de yoktu. (Tarih öğretmeni, Matematik sınıfı gibi). Konular aynı anda işleniyordu. Yani bir kişiye aynı anda tarih, gramer, ahlak dersi verilebiliyordu. Her eğitmen kendi ders programını kendisi hazırlıyordu.16.yy’ın toplumsal hakimi olmaya başlayan burjuva sınıfı, çocuğun eğitiminin önemini fark ederek eğitimin şeklini kendi doğrultusunda çizmeye başladı.

Yukarıdaki paragrafta da gördüğünüz gibi aslında ödeve benzer uygulamalar muhtemelen tek bir kişi tarafından bulunmadı. Ancak ne sıklıkla verildiği ve eğitim müfredatına ne kadar dahil olduğunu elbette tam olarak bilemiyoruz. Ancak internette “Ödevi ilk kim buldu?” biçiminde yapacağınız bir sorgulamada karşınıza, Roberto Nevilis ismi çıkar. İtalyan bir pedagog olan Roberto Nevilis’in 1905 yılında bir ödev sistemi kurguladığı aktarılır. Ancak Nevelis hakkında elimizde güvenilir bir bilgi bulunmamaktadır. Bu da aktarılan bilgiyi şüpheli hale getiriyor. Ancak, 19. yüzyıl politikacısı ve eğitim reformcusu Horace Mann, ödev tarihinde büyük bir rol oynadı.

Horace Mann (4 Mayıs 1796 – 2 Ağustos 1859), bir Amerikan eğitim reformcusu ve halk eğitimini teşvik etme konusundaki kararlılığıyla tanınan politikacı

Mann, çağdaşları Henry Barnard ve Calvin Ellis Stowe gibi, Almanya’nın zorunlu halk eğitim sistemine büyük ilgi duyuyordu. Bu sıralarda Almanya’da Volksschulen’e (“Halk Okulları”) devam eden öğrencilere evde yapmaları için zorunlu ödevler verilmekteydi. Bu yaptırım bir anlamda devletin birey üzerindeki gücünün bir göstergesi idi. Yani ev ödevi verme fikri çok önceleri ortaya çıkmış olsa da zorunlu ödev biraz da politik nedenlerden dolayı hayatımıza girmişti. Horace Mann, Amerika Birleşik Devletleri’nde hükümet tarafından düzenlenen, vergilerle finanse edilen halk eğitiminin gelişimine öncülük etti. 1843’te Almanya’ya yaptığı bir gezi sırasında eğitim sistemini gördü. Sonrasında da ev ödevi de dahil olmak üzere bazı kavramları Amerika’ya geri getirdi. Devamında da bu kavramlar tüm dünyada yaygınlaşmaya başladı.

İlk Sınav Yapan Ve Not Verme Sistemi Geliştiren Öğretmen: William Farish

Sonucunda ödevin hayatımıza nasıl girdiğini anladığımıza göre, her öğrencinin merak ettiği ikinci sorumuzun cevabına geçelim. Sınav yapma ve bu sınavlara not verme fikri nereden aklımıza geldi? Bunun cevabını biliyoruz. Öğrencilerin çalışmalarını nicel olarak derecelendirme fikri, 18. yüzyılın sonlarında Cambridge Üniversitesi’nde bir öğretmen olan William Farish’e aittir. Farish’in sayısal not sistemini kurmasının nedeni adam kayırmacılık ve önyargı gibi durumların işin içine karışabildiği sözlü sınav sistemini iyileştirmek idi.

Farish, Cambridge lisans öğrencilerine uygulanan tek bir sınava not vermek için nicel bir sistem kullandı. Bu noktada bir internet efsanesi daha var. İlk sınavı yapan kişi olarak da William Farish’in kulağı sık sık çınlatılır. Oysa ki yaşadığı dönemde sınavlar hali hazırda uygulanmakta idi. Muhtemelen ilk sınavı yapan kişi de, ilk ödevi veren gibi çok eskilerde yaşamıştı. Sonraki yıllarda Amerika’daki üniversiteler ve kolejler, öğrencilerini çeşitli sayısal sistemler ile derecelendirmenin farklı yollarını deneyerek geçirdi. Bu yöntemler de zaman içinde tüm dünyada yaygınlaşmaya başladı.



Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel


Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu