Psikoloji

Akıcı ve Kristalize Zeka: Aradaki Fark Nedir?

Zekanın ne olduğu hakkında düşündüğünüzde, farklı konular hakkında çok fazla bilgiye sahip olmak aklınıza gelebilir. Ama aynı zamanda hızlı düşünme ve akıl yürütme yeteneği de zekanın bir parçasıdır. Bu tür faktörler, psikologların zekayı akıcı zeka ve kristalleşmiş zeka olarak iki biçimde ele almalarına neden olmuştur. Akıcı zeka, benzersiz ve yeni durumlarda problemleri akıl yürüterek çözme yeteneğini, kristalize zeka ise geçmiş öğrenme veya deneyim yoluyla edinilen bilgileri kullanma yeteneğini ifade eder. İki farklı zeka teorisi ilk olarak psikolog Raymond B. Cattell tarafından önerilmiş ve John Horn tarafından geliştirilmiştir.

Akıcı Zeka Nasıl İşler?

Akıcı yada akışkan zeka, akıl yürütme, analiz etme ve problem çözme yeteneğini ifade eder. Zekanın bu yönünü kullandığımızda, önceden var olan herhangi bir bilgiye güvenmeyiz. Bunun yerine, yeni sorunları çözmek için mantık, örüntü tanıma ve soyut düşünceyi kullanırız. Matematik problemleri ve bulmaca gibi yeni, genellikle sözel olmayan görevlerle karşılaştığınızda bu zekayı kullanırsınız. Akıcı zeka, yaratıcı süreçte de önemli rol oynar. Akıcı zeka fizyolojik süreçler ile ilişkilidir. Bu nedenle bu beceriler insanlar yaşlandıkça azalmaya başlar. Akıcı zekanın pek çok yönü ergenlik döneminde zirveye ulaşır ve 30 veya 40 yaşlarından itibaren giderek azalmaya başlar.

Kristalize Zeka Nasıl İşler?

Kristalize zeka, deneyim ve eğitim yoluyla edindiğiniz bilgileri ifade eder. Bu zeka türünü kullandığınızda, önceden var olan bilgilerinizi kullanırsınız. Okulda veya geçmiş deneyimlerinizden öğrendiğiniz bilgiler size yol gösterir. Önceden edinilmiş bilginin kullanılmasını gerektiren görevlerle karşılaştığınızda kristalize zekayı kullanırsınız. Bilgi birikimine bağlılığı göz önüne alındığında, bu zeka tipi kişinin yaşamı boyunca korunur ve hatta zamanla artar.

İki farklı zeka türünün yaşa göre büyüme eğrileri. Kaynak: https://www.simplypsychology.org/

Bu İki Zeka Türü Birlikte Nasıl Çalışır?

Akıcı ve kristalize zeka iki farklı yetenek grubunu temsil etse de, uyumlu bir şekilde birlikte çalışabilirler. Örneğin, bir yemek pişirirken, bir tarifteki talimatları anlamak ve uygulamak için kristalize zekayı kullanırsınız. Diğer yandan baharatları ve diğer malzemeleri zevkinize veya diyet gereksinimine uyacak şekilde değiştirirken ise akıcı zeka kullanırsınız. Benzer şekilde, bir matematik testine girerken, formüller ve matematik bilgisi kristalize zekadan gelir. Öte yandan, karmaşık bir sorunu tamamlamak için bir strateji geliştirme yeteneği, akıcı zekanın ürünüdür.

Yeni bir konuyla karşılaştığınızda, mantık yürütme ve analiz yoluyla konuyu anlamak için genellikle akışkan zeka kullanılır. Konuyu anladıktan sonra, bilgi uzun dönemli belleğe eklenecektir. Bu durumda bilgiyi tekrar kullanmak gerektiğinde ise kristalize zeka işe karışacaktır.

Akışkan Zeka Gelişir mi?

Kristalize zeka yaşla birlikte gelişirken veya sabit kalırken, akıcı zekanın ergenlikten sonra oldukça hızlı bir şekilde azaldığını söylemiştik. Ancak akışkan zekayı geliştirmenin mümkün olup olmadığını araştıran çeşitli çalışmalar var. 2008 yılında, psikolog Susanne M. Jaeggi ve meslektaşları, dört gönüllü grup üzerinde çalışmalarını gerçekleştirdiler. Çalışmalarının sonucunda da eğitim yoluyla da akışkan zekanın geliştiğini ortaya çıkardılar. Benzer bir protokol kullanan başka bir çalışma, Jaeggi’nin sonuçlarını destekledi, ancak sonraki çalışmalar bulguları çoğaltmadı. Bu nedenle Jaeggi’nin çalışmasının sonuçları hala tartışmalı kabul ediliyor.

Sonuç olarak her iki zeka türünün de gerek problem çözmede gerek bir beceri geliştirmede önemi büyüktür. Her ikisini senkronize biçimde ve verimli kullanmak başarıyı da beraberinde getirecektir.

Okuma Önerisi:

Kaynak: Fluid Versus Crystallized Intelligence: What’s the Difference?; https://www.thoughtco.com

Matematiksel

Nil Gürel

Engin bilgi okyanusunun içerisinde dolaşmak ve bu gizemli dünyada keşfettiklerimi insanlıkla paylaşmak benim için hayatta en mutluluk verici şey. Sürekli araştırmak, okumak, öğrenmek, öğretmek, sorgulamak ve analiz etmek benim hayat felsefimi tanımlar. Hastanede Eğitim ve İdari İşler Görevlisi olarak çalışırken Bağımsız Araştırmacı ve Akademik Çalışmacı kimliğimle insanlığa ışık tutmaya devam ediyorum. Sosyal Bilimler Enstitüsü Tezli Yüksek Lisans mezunuyum. Akademik faaliyetlerime devam ediyorum. Psikoloji, Sosyoloji, Sosyal Psikoloji, Sağlık Sosyolojisi, Sağlık İletişimi, Sağlık Yönetimi, Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi ve Kadın Çalışmaları, Medya ve Kültür, İletişim Bilimleri başlıca akademik çalışma alanlarım. Ayrıca Bilim Tarihinin bilgi yüklü sayfalarında dolaşmayı da seviyorum. Çeşitli yabancı dilleri öğrenmek, klasik müzik dinlemek, farklı kültürleri tanımak ve farklı bilgi keşifleri yapmaktan haz alıyorum. En önemlisi de Matematiksel.org hayranlıkla takip ettiğim ve sizlerle birlikte bilgi okyanusunda dolaşabileceğim harika bir tılsım görevi görüyor. Yazmak benim için vazgeçilmez bir tutku ve sizlerle Matematiksel.org’da buluşmak harika bir duygu.