Sosyoloji

Dağınık Bir Masa Deha İşareti mi? Dağınıklık ve Yaratıcılık Arasındaki İlişki

Yaşam boyunca düzenlilik sanatı ve erdemi konusunda eğitiliriz. Çocukken bize temiz bir yatak odası, yetişkin olduğumuz zaman ise temiz bir ofis tutmamız söylenir durur. Atasözleri temizlik ve düzen hakkında bize öğütler verir. Ama bilim bu konuda ne der? Ya tertemiz ev ve iş ortamlarımız yaratıcılığımızı engelliyorsa? Ya yeni fikirler bir düzensizlik durumunda gelişim gösteriyorsa?  Yaratıcı düşünme ile dağınık masalar arasında bir ilişki var mıdır? Tahmin ettiğiniz gibi cevaplarımız evet…

Aslında bu konuda elimizdeki en önemli şahsiyet elbette Einstein. Onun ofisindeki karışıklık, evrenin keşfedilmemiş sırlarını açığa çıkarmasını engellemedi. Dağınıklığı ile bilinen tek tanıdık isim o değil elbette. Mark Twain ve Steve Jobs da karmakarışık masalarda çalışarak tarihte iz bırakmayı başardılar. Aleni dağınıklıkları onlara herhangi bir biçimde zarar vermedi. Soru şu ki, yardımcı oldu mu?

Einstein’ın Masası “‘Dağınık bir masa, darmadağın bir zihnin işaretiyse, o halde boş bir masa neyin işaretidir?”

Bu konuda en çok atıfta bulunulan araştırma 2013 yılına ait. Bu çalışmada, düzen ve düzensizliğin insan davranışı üzerindeki etkileri araştırıldı. Sonuçta ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Düzen takıntısı olan kişilerin sosyal gelenekleri takip etme eğilimleri daha fazlaydı. Örneğin bir bağış yapılması gerektiğinde düzenli bir odada yaşamayı tercih edenler daha cömert davranabiliyordu. Atıştırmalıklar söz konusu olduğunda ise düzen takıntılı olanlar seçimlerini sağlıklı atıştırmalıklardan yana kullanmaktaydı.

Dağınıklık İle Yaratıcılık Arasında Bir İlişki Var mı?

Peki o zaman eşyalarımızı düzeltmeli miyiz? Yoksa dağınıklığa devam mı etmeliyiz? Yukarıda kısaca bahsettiğimiz çalışmanın ikinci bölümü ise aslında bu soruya cevap arıyordu. Araştırmacılar öncelikle katılımcılara pinpon topları verdiler. Sonrasında onlardan bu topların alternatif kullanımlarını düşünmelerini istediler. Tahmin edildiği gibi dağınık oda daha yaratıcı çözümlere ilham verdi.

Steve Jobs ve ofisi

Aslında elbette yazıda dağınıklığa övgü yapmaya çalışmıyoruz. Buradaki fikir, yaratıcılığın, aslında tanımı gereği, gelenekten kopmayı gerektirmesidir. Orijinal düşünceler düşünmek ve özgün eserler yaratmak için daha önce kimsenin yapmadığı yerlere girmelisiniz. Görünüşe göre düzensizlik, bizi gelenekten uzaklaştırarak tam da bunu yapmamıza yardım ediyor.

Lütfen hemen odanızı dağıtmaya başlamayın. Sadece şunu anlamaya çalışın. Olmadı bu yazıyı annenize/ ofis arkadaşınıza okutun. Düzensiz olmak da düzenli olmak kadar önemlidir. Her iki durumunda kendilerine göre bazı avantajlı durumları vardır. İngiliz ekonomist Tim Harford’un dediği gibi dünyamızı kategorize etme ve yapılandırma içgüdüsü güçlüdür. Hiçbir amaca hizmet etmeseydi böyle bir içgüdü olmazdı. Ancak düzenliliğin yavanlıklarına bazen o kadar kapılıyoruz ki, dağınıklığın erdemlerini takdir etmeyi unutuyoruz. Kısacası düzeni bir kaide üzerine yerleştirebiliriz ancak bazen dağınıklığın içinde belirli bir sihir olabilir..

İleri okumalar: Is a Messy Desk a Sign of Genius? Here’s What the Science Says; https://www.discovermagazine.com

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.