Psikoloji

İhtiyaçlar Değişti: Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi 21. Yüzyıl İçin Güncellendi 

Şimdiye kadar psikoloji dersi almış herhangi biri, Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi hakkında temel bir anlayışa sahiptir. 1943 yılında Abraham Maslow tarafından ortaya atılan ihtiyaçlar hiyerarşisi kapsamında, gereksinimlerin belirli bir düzen ve sıra içerisinde ele alınır.

Maslow’un bu teorisi, eylemlerimizin temelden karmaşığa doğru ilerleyen belirli fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlar tarafından motive edildiğini belirtir. Yani bir insan piramidin tabanında yer alan yemek, uyku ve su gibi temel ihtiyaçlarını karşılamadan bir üst seviyeye geçemez. İnsanlar bu temel ihtiyaçlarını giderdikten sonra emniyet ve güvenlik ihtiyacına, ardından ait olma ve sevgi ihtiyacına, ardından da saygı ihtiyacına geçerler. 

Son olarak, tüm bu alt düzey ihtiyaçlar karşılandıktan sonra Maslow, insanların kendini gerçekleştirme olarak bilinen piramidin zirvesindeki ihtiyaca geçeceklerini bize söyler. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi genellikle bir piramit olarak gösterilir. İhtiyaçlar piramidinin en alt basamaklarında en temel ihtiyaçlar, en üstte ise en karmaşık ihtiyaçlar yer alır.

Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi
Abraham Maslow tarafından ortaya atılan ihtiyaçlar hiyerarşisi kapsamında, gereksinimlerin
belirli bir düzen ve sıra içerisinde ele alındığı, alt basamaktaki gereksinimin karşılanması
durumunda bir üst basamağa geçilebileceği, kişilik oluşumu için bütün gereksinimlerin belirli
ölçülerde karşılanması gerektiği gibi ilkeler söz konusudur.

Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Hala Geçerli mi?

Aslına bakarsanız Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi destekleyen az sayıda araştırma yapılmıştır. Ancak yine de geniş çapta popüler olmuş ve kabul görmüştür. Aynı zamanda da bir çok eleştiriye maruz kalmıştır. 2011’de yayınlanan bir çalışmada, Illinois Üniversitesi’nden araştırmacılar bu hiyerarşiyi test etmeye karar verdi.

Sonucunda ihtiyaçların karşılanmasının mutlulukla ilişkili olduğunu gözlemlediler. Ancak bulgularının bazı yönleri Maslow’un teorisiyle tutarlı olsa da, bazı dikkate değer sapmalar da vardı. Bu sapmalar temelinde kendini gerçekleştirme aşaması ile ilgiliydi. Çünkü araştırmaya dahil olan farklı kültürlerden bir çok insan kendini gerçekleştirme ve sosyal ihtiyaçların, en temel ihtiyaçların birçoğu karşılanmadığında bile önemli olduğunu bildirmişti. Bunun üzerine de 7 basamaklı bir ihtiyaçlar hiyerarşisi ortaya çıktı.

Maslow’un Güncellenen İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Bu yeni versiyonun alt dört seviyesi Maslow’un hiyerarşisine oldukça benzemektedir. Ancak önerilen yeni versiyonun üst seviyelerinde büyük değişiklikler vardır. Acil fizyolojik ihtiyaçlar bu piramidin de temelini oluşturur. Sonrasında korunma ve ait olma gelir.

Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Bir üst basamakta saygı görme vardır. Bir üst basamak da ise ilginç bir biçimde bir eş edinme ve eşi elde tutma gelmektedir. En üst sırada ise artık kendini gerçekleştirme yer almaz. Bunun yerine bu önerilen piramit örneğinde ebeveynlik liderdir. Sonucunda insanın nihai amacı türünün devamını sağlamaktır. Bu nedenle, ebeveynlik her şeyden önemlidir.

Elbette bu yeni versiyonun önerilmesi eski versiyonu tamamen geçersiz kılmadı. Ancak bu versiyonun ve aslına bakarsanız diğer bir çok araştırmanın kendini gerçekleştirme olarak adlandırılan seviyenin aslında o kadar da önemli olmadığı gerçeğini ortaya koydu.

Kendini Gerçekleştirme İle ilgili Sorun Nedir?

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesinde “kendini gerçekleştirme” yani kişinin tam potansiyelini gerçekleştirmesi yer alır. Kavram sadece belirsiz değildir. Aynı zamanda tamamen ulaşılamaz gibi de görünmektedir.

Filozof Martin Heidegger’e göre genellikle bir kişinin otantik, özgün olması ile ilişkilendirilen kendini gerçekleştirme imkansızdır. Kendini gerçekleştirme, kişinin her şeyi anladığı, tüm potansiyelini şimdi ve sonsuza dek tam olarak gerçekleştirildiği anlamına gelir. ( Ek okumalar: Bilime Mesafeli Bir Felsefeci: Martin Heidegger Neden “Bilim Düşünemez” Demişti?)

Şimdi gençliğinde çok başarılı olan bir sporcuyu düşünün. Büyüdüğünde ve bir biçimde kariyerli bittiğinde ona ne olacaktır? Hâlâ kendini gerçekleştirdiğinden bahsedebilir miyiz? Sonucunda değişim yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır, bu nedenle kendini gerçekleştirme de şüphesiz değişikliğe tabidir.

Heidegger’e göre çoğu insanın eylemlerine rehberlik eden şey, kendini gerçekleştirme yerine normlardır. Aslına bakarsanız çoğumuz gerçekten uyanır ve bu norm temelli rutinin dışında pek bir şey yapmadan 9’dan 5’e kadar işimize gideriz. Derinlerde bir yerde, toplumumuzun normlarından tamamen kaçamayacağımızı biliyoruz. Dolayısıyla kendimizi asla tam olarak gerçekleştiremeyeceğiz. Peki o zaman nasıl özgün olabiliriz?

Heidegger’e göre cevap basit: gerçeklerle yüzleşmeyi reddetmeyi bırakın. Ona göre özgünlüğün ilk adımı, hayatınızın gerçeklerini olduğu gibi kabul etmektir. Heidegger’e göre, gerçekliği kabullenmek size bir rahatlama ve hayatınızın gidişatı hakkında kararlılık duygusu verebilir. Bu da aslında potansiyellerinizi yansıtmak için bir fırsattır. Kısacası belki de Maslow’u boş verip yaşantımızın akışını kabul etmek en doğrusudur.


Kaynaklar ve ileri okumalar


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak veya Patreon üzerinden ufak bir bağış yaparak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu