SOSYAL BİLİMLER

Detayda Gizlenmeyen Gerçekler – Temel Oran İhlali

Temel Oran İhlali, biçimsel bir mantık safsatasıdır. Bu konuyu anlatmadan önce size bir soru sorarak başlayalım.

Ali; Shakespeare okuyan, uzun boylu ve gözlüklü bir adam olduğuna göre hangi seçenek daha olasıdır?

A) Ali, bir şofördür.
B) Ali, Ankara’daki bir ortaokulda müzik öğretmenidir.

Cevabınızı belirlediyseniz yazının sonuna kadar bekletmenizi tavsiye ederim. Keyifli okumalar!

Bazen, birtakım ikilemlerde kalınca karar vermek için küçük bir istatistiksel hesaplama yeterliyken istatistiğe hiç yaklaşmayan tercihlerde bulunabiliyoruz. Neden?

İnsan zihni, belirsizlikler karşısında bocalar. Bu bocalamanın üstesinden gelmek için bazı “kestirmeler” (heuristics) oluşturmuştur.
Bu kestirme yollar, fazla düşünmeye gerek kalmadan hüküm vermemizi sağlar. Bu sayede tepki süremiz kısalır, önemli kararları kolayca verebiliriz.

Kestirmeler bizi sık sık hataya da sürükler.

1970’lerden başlayarak davranışçı psikologlar, insanların hangi temel kestirmeleri kullandıklarını, bunların nasıl çalıştığını ve ne gibi düşünce hatalarına yol açtığını incelemeye başladılar. Temel oranı ihmal yanılgısı da bu bağlamda epeyce araştırıldı.

Bu yanılgının, ve benzeri olasılık tahmini yanılgılarının “temsiliyet kestirmesi” (representativeness heuristics) denen bir zihinsel şemadan kaynaklandığı düşünülüyor.

Temsiliyet kestirmesi, gördüğümüz bir numunenin, verilen bir açıklamaya uyma olasılığının tahmin edilmesidir. Şöyle açıklayalım:

Diyelim Cüneyt 32 yaşında, atletik, motosiklete biniyor, güzel bir sarışınla çıkıyor. Şunlardan hangisi daha muhtemel? (a) Cüneyt bir öğretmen (b) Cüneyt bir futbolcu.

Çoğunluk, Cüneyt’in futbolcu olduğunu söyleyecektir. Ama şunu düşünün: Yüzbinlerce öğretmene karşılık sadece yüzlerce futbolcu var. Temel oranları ihmal yanılgısına düşüyoruz. Cüneyt’in öğretmen olma ihtimali, futbolcu olma ihtimalinin belki bin katı.

Neden bu yanılgıya düşüyoruz?

Çünkü kafamızda öğretmenler ve futbolculara dair önyargılarla oluşturduğumuz bir kalıp var. Verilen tarif futbolcu kalıbını çok daha iyi temsil ediyor, tarifteki özelliklerin her iki meslekle de hiç bir ilgisi olmamasına rağmen.

Öte yandan tarifi “saçı dökülmüş, evli, bilim kurgu okuru” şeklinde değiştirirsek muhtemelen cevapların çoğu değişecektir, çünkü bu yeni tarif kafamızdaki öğretmen kalıbını daha iyi temsil ediyor.

Bu durumu, Rolf Dobelli’nin tecrübesinden bir kesit sunarak daha da açmaya çalışalım.

“Bazen genç girişimcilerde görkemli iş planlarıyla karşılaşıyorum ve bu insanların ürünlerine, fikirlerine ve kişiliklerine hayranlık duymamak neredeyse mümkün değil.

Genellikle kendimi şunu düşünürken yakalıyorum: Bu bir sonraki ‘Google’ olabilir! Fakat temel orana bir bakış ayaklarımı tekrar yere basmamı sağlıyor. Bir şirketin ilk beş sene hayatta kalabilmesinin olasılığı %20’lerde. Akabinde büyük bir holdinge dönüşmesinin olasılığı ne? Neredeyse sıfır.”

***

Yazının başında sorduğumuz soruya dönelim. Çoğunuz bu soruya “B şıkkı daha olasıdır.” tahmininde bulundu fakat bu tahmin yanlıştır.

Türkiye’de şoför olarak çalışan kişi sayısının, Ankara’daki bir lisede müzik öğretmeni olarak çalışan kişi sayısından kat be kat fazla olduğu aşikârdır.

Bu durumda Ali’nin Shakespeare okuyan bir şoför olması olasılığı, Shakespeare okuyan bir müzik öğretmeni olması olasılığından -dahası Ankara’da bir ortaokulda görev yapmasından- fazladır.

Neden B şıkkı olması gerektiğini düşündük?

Zihnimiz, detaylı açıklamalardan ve algımızdaki temsiliyetten dolayı nesnel bakışımızı istatistiksel gerçeklerden uzaklaştırdı ve bu düşünce hatasına düşmemize neden oldu.

Kısacası; Temel Oran İhlali, biçimsel bir mantık safsatasıdır.
Konuyla ilgili temel oran bilgisi, daha spesifik başka bilgilerle birlikte verildiğinde insan aklı, temel oran bilgisini ihmal edip sadece spesifik bilgilere odaklanarak çıkarım yapma eğilimindedir.

Bundan sonraki tercihlerde ayrıntılara takılırken istatistik gerçeğinin ihmal edilmemesi dileğiyle…

KAYNAKÇA:

https://yalansavar.org/2016/08/05/her-sakalliyi-baban-sanma-temel-orani-ihmal-yanilgisi/

Hatasız Düşünme Sanatı / Rolf Dobelli / NTV yay. 2013, Çev. Itır Arda

https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Temel_oran_safsatası

Kapak Görsel: https://productcoalition.com/fixing-your-blind-spot-biases-in-decision-making-e28ab87c88bc

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Gamze Dönmez

Okumayı pek çok eyleme tercih eden, araştırmayı, öğrenmeyi, öğretmeyi ve yeniden öğrenmeyi çok seven, amatör olarak öykü yazarlığı yapan bir ilköğretim matematik öğretmeniyim. Öğrenme psikolojisi, gelişim psikolojisi, olasılık, geometri ve mantık en çok dikkatimi çeken alanlardan. Merak uyandırıp geri çekilmenin merak gidermekten daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Bilginin ve bilmenin gücüne sonsuz saygı duyuyorum. Paylaşmak güzeldir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı