Psikoloji

Matematik Korkusu Gerçektir Ancak Başa Çıkmak Mümkündür

Matematik herkesin en sevdiği ders değildir. Birçok kişi için bir problemi çözmeye çalışırken ortaya çıkan gerilim ve korku oldukça güçlüdür. Matematik kaygısı yaşayan bireyler, başarısız olacakları düşüncesinden kolayca kurtulamaz. Sayılarla karşılaştıklarında aynı korku ve kaygı yeniden ortaya çıkar. Bu nedenle matematik korkusu, birçok insanın hayatında uzun süre etkisini sürdürür.

Matematik kaygısı yüksek olan öğrenciler, standart matematik testlerinde ve okul sınavlarında genellikle daha düşük performans gösterir. Kaygılı düşünceler, matematikle ilgili bilgi ve işlemleri hatırlamayı zorlaştırır. Aynı zamanda bu bilgilerin doğru ve akıcı biçimde uygulanmasını da engeller.

Bu durum, çoğu öğrencinin “zihnimin bir anda boşalması” şeklinde tanımladığı deneyime yol açar. Problemle karşılaşıldığında gerekli bilgiyi hatırlamak güçleşir ve çözüm süreci sekteye uğrar.

Matematik kaygısı yaşayan kişilerde diğer kaygı türleri de sık görülür. Erteleme davranışı gelişebilir ve zorlayıcı görevlerden kaçınma eğilimi artar. Ayrıca özgüven ve özsaygı genellikle daha düşük olur. Bu nedenle matematik kaygısı, bireylerin yaşam başarısını ve yaşamdan aldıkları doyumu güçlü biçimde etkiler.

Bu durum erken değerlendirme ve erken müdahale gerektirir. Nasıl ki zorlanan öğrenciler matematik performanslarını geliştirebiliyorsa, matematik korkusunu aşmak da mümkündür.

Matematik Korkusu Yaşarken Beyinde Neler Olur?

Uzun süre boyunca bilim insanları ve eğitimciler, matematik korkusunun ancak çocuklar daha karmaşık konularla — örneğin cebirle — karşılaşmaya başladığında ortaya çıktığını düşündü. Bu görüşe göre küçük çocuklar henüz zor matematik konularıyla karşılaşmadıkları için matematik kaygısı yaşamazdı.

Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar farklı bir tablo ortaya koydu. Bulgular, bazı çocukların henüz altı yaşındayken matematik konusunda kaygı hissettiklerini gösteriyor. Bu sonuçlar matematik kaygısının oldukça erken yaşlarda ortaya çıkabildiğini ve matematik becerileriyle olan ilişkisinin çocukluk döneminin başlarında şekillenmeye başladığını ortaya koyuyor.

Bilim insanları aynı zamanda matematik kaygısının nasıl ortaya çıktığını da anlamaya çalışıyor. Çalışmalar, matematik kaygısı ile matematik becerileri arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösteriyor. Ancak hangisinin önce ortaya çıktığı henüz kesin olarak bilinmiyor. Başka bir deyişle zayıf matematik becerilerinin mi kaygıyı doğurduğu, yoksa matematik kaygısının mı performansı düşürdüğü hâlâ net değil.

Bu konuda öne çıkan açıklamalardan biri çalışma belleğiyle ilgilidir. İnsan beyni aynı anda sınırlı miktarda bilgiyi işleyebilir. Bilgiyi işleyip kısa süreli olarak zihinde tutmayı sağlayan sisteme çalışma belleği denir. Çalışma belleği, bir kişinin aynı anda birkaç bilgiyi aklında tutmasını ve bu bilgiler üzerinde düşünmesini sağlar. Bu beceri matematik yaparken büyük önem taşır.

Matematik Fobisi Ve Kaygısı Gerçektir
Birçok öğrenci gerekli becerilere sahip olmasına rağmen kaygı nedeniyle potansiyelini tam olarak kullanamaz.
Düzenli biçimde bir öğretmen ya da özel ders desteğiyle matematik çalışmak da kaygıyı azaltır. Bu süreçte öğrencinin hem becerileri gelişir hem de matematiğe karşı güven duygusu güçlenir..

Örneğin öğretmen bir matematik problemi okuduğunda öğrenci sayıları aklında tutar, çözüm için gerekli adımları düşünür ve aynı anda sonucu yazar. Tüm bu işlemler çalışma belleğinin etkin biçimde kullanılmasını gerektirir.

Matematik kaygısının bu sistemi doğrudan etkilediği düşünülmektedir. Kaygı arttığında kişi zihninde sürekli olarak korku ve endişe düşüncelerini taşır. Bu düşünceler çalışma belleğinin bir bölümünü meşgul eder. Sonuç olarak problem çözmek için gerekli zihinsel kaynaklar azalır.

Matematik Korkusu Nasıl Geçer?

Matematik Fobisi Ve Kaygısı Gerçektir
Çocuğunuzla matematik hakkında olumlu sohbetler kurmaya çalışın ve matematiğin günlük yaşamda nasıl kullanıldığını gösterin. Bu yaklaşım, “Bu çok zor, sadece okulda yapmak zorundayım” gibi olumsuz düşüncelerin zayıflamasına yardımcı olur.

Çocukların çoğu matematikte başarılı olmak ister. Küçük yaştaki çocuklar bunun öğretmenleri ve ebeveynleri için önemli olduğunu fark eder. Daha büyük öğrenciler ise matematiğin gelecekteki eğitim ve meslek seçenekleri açısından önemli bir rol oynadığını bilir.

Buna rağmen matematik kaygısının önemli kaynaklarından biri sürekli olumsuz geri bildirim almaktır. Öğrenciler matematikte başarılı olmak istese bile yetenekleri hakkında sık sık olumsuz değerlendirmelerle karşılaşabilir. Bazen kendilerini sınıf arkadaşlarıyla karşılaştırmaları bu duyguyu güçlendirir. Bazen de düşük notlar ve başarısız sonuçlar aynı etkiyi yaratır.

Kaygıyı azaltmak için olumlu deneyimlere odaklanmak önemlidir. Çocuğa matematikte başarılı olduğu anları hatırlatmak güven duygusunu destekler. Başarı deneyimleri yeni başarıların önünü açar ve matematiğe yönelik güveni güçlendirir.

Okullarda öğrencileri sınavlara hazırlamak için yoğun bir çalışma yürütülür ve bu nedenle sınavlardan sık sık söz edilir. Ancak bu durum matematik kaygısı yaşayan çocuklarda bir tür “sınav yüklenmesi” yaratır. Evde ise yaklaşan sınavlar hakkında konuşmayı, çocuğun sınava hazırlanmak için çalıştığı zamanlarla sınırlamak daha yararlı olur.

Sonuç Olarak;

Matematik korkusu birçok olumsuz sonuçla ilişkilidir. Buna rağmen insanlar bu kaygıyla başa çıkabilir ve olumsuz etkilerini azaltabilir. Ancak en etkili yaklaşım, matematik kaygısının ortaya çıkmasını en baştan önlemektir.

Matematik kaygısı yaşayan kişiler için şu gerçeği bilmek rahatlatıcı olabilir: Matematikte doğuştan “kötü” değilsiniz ve matematik yeteneğiniz sabit değildir. Çoğu zaman insanlar matematik kaygısını olumsuz öğrenme deneyimleri ya da etkili olmayan öğretim yöntemleri sonucunda geliştirir. İyi haber ise bu alışkanlığı değiştirebilmenizdir.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Sokolowski, Helen & Ansari, Daniel. (2017). Who Is Afraid of Math? What Is Math Anxiety? And What Can You Do about It?. Frontiers for Young Minds. 5. 10.3389/frym.2017.00057.
  • What a fear of maths does to children – new research. Yayınlanma tarihi: 3 Ocak 2020. Kaynak site: Conversation. Bağlantı: https://doi.org/10.64628/AB.5ta6ghja4
  • C Rashaad Shabab, Understanding mathematics anxiety: loss aversion and student engagement. Teaching Mathematics and its Applications: An International Journal of the IMA, 2023., hrad008, https://doi.org/10.1093/teamat/hrad008

Matematiksel

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir