Eğitim Bilimleri

Matematik Neden Kaygı Yaratır? Matematik Fobisi Nasıl Giderilir?

Her şey ne kadar da basit başlamıştı oysa, sayılar, çarpım tablosu. Sonra bir anda işler karışmaya başladı. Sayılar, problemler, eşitlikler, eşitsizlikler, şekiller, grafikler, alan, hacim, vektörler, koordinat sistemi, trigonometri, logaritma. Sonra neden kaynaklandığını tam olarak da bilemeden bir anda koptuk gittik. Sonuçta fobi hanemize, matematik fobisi de eklendi.

Matematik, insanların hayatları boyunca kullandıkları bir beceridir. Ancak ne yazık ki, birçok çocuk ve yetişkin matematik yapmak zorunda olduklarında kendilerini stresli ve endişeli hissederler. Matematikle ilgili durumlarla karşılaştıklarında stres duyguları yaşayan insanlar, “matematik kaygısı” denen şeyi yaşıyor olabilirler. Aslında birçok insan, matematik yapmalarını gerektiren bir durumla karşı karşıya kaldıklarında aşırı gergin hissederler. Eğer dönem dönem ekranlarımıza düşen sokak röportajlarına denk geldiyseniz bunu siz de gözlemlemiş olabilirsiniz.

Ancak matematik kaygısı, matematik yapma konusunda gergin hissetmekten daha fazlasıdır. Gerginlik, gerçekten korkutucu olan bir duruma verilen mantıklı bir tepkidir. Aksine, kaygı mantıklı değildir. Bu, bir kişinin bir neden olmadığını bilmesine rağmen endişeli hissedebileceği anlamına gelir. Ayrıca kaygı, hızlı kalp atışı veya terleme gibi fiziksel semptomlara neden olur.

Genellikle matematik kaygısı olan kişiler matematikte kötü olduklarına inanırlar. Bu nedenle matematiği sevmezler. Bu duygular onları matematik yapmak zorunda oldukları durumlardan kaçınmaya yönlendirir. Bunun sonucunda da matematik kaygısı olan çocuklar genellikle zayıf matematik becerilerine sahip olur. Olumsuz tutum geliştirdiği şeye karşı ilgisiz kalır, onunla uğraşmaz, hatta kendisine göre bir iş olmadığını düşünür.

Matematik kaygısı birçok insanı etkilediğinden, matematik kaygısının ilk ne zaman ve nasıl ortaya çıktığını, insanlar matematik konusunda endişeli hissettiklerinde beyinde neler olduğunu ve matematik kaygısı olan insanlara en iyi nasıl yardım edilebileceğini anlamak önemlidir.

matematik korkusu, matematik korkusu

Matematik Kaygısı İlk Ne zaman ve Nasıl Ortaya Çıkar?

Yakın zamana kadar bilim insanları ve eğitimciler matematik kaygısının ilk olarak çocuklar karmaşık matematik (cebir gibi) öğrenmeye başladığında ortaya çıktığını düşünüyorlardı. Bu, küçük çocukların (henüz karmaşık matematik yapmayan) matematik kaygısı yaşamadıkları anlamına gelir. Bununla birlikte, son araştırmalar, 6 yaşındaki bazı çocukların bile matematik konusunda endişeli hissettiklerini söylediklerini göstermiştir. Bir araştırma ekibi, 1. ve 2. sınıflardaki 154 çocuğa “Matematik dersinizde sınava girerken nasıl hissediyorsunuz?” gibi sorular sordu. Çocuklar aşağıdaki görseldeki gibi bir ölçek yardımı ile bunu cevapladılar.

Çocuklar, matematikle ilgili durumlar hakkında ne kadar gergin hissedeceklerini tanımlamak için, buna benzeyen bir ölçek kullandılar

Sonra da matematik becerilerini ölçen bir matematik testi yaptılar. Bu araştırmacılar, çalışmaya katılan çocukların neredeyse yarısının matematik yapma konusunda en azından biraz gergin olduklarını söylediğini buldu. Ayrıca, matematik kaygısı yüksek olan çocuklar matematik testinde daha kötü puanlar aldılar. Bu araştırma bize matematik kaygısının ve matematik kaygısı ile matematik yeteneği arasındaki ilişkinin çocukların çok küçükken geliştiğini söylüyor.

Araştırmacılar ayrıca matematik kaygısının nasıl geliştiğiyle de ilgileniyorlar. Araştırmalar matematik kaygısı ve matematik becerilerinin ilişkili olduğunu gösterse de, şimdiye kadar hiçbir çalışma bize hangisinin önce geldiğini söyleyemedi. Başka bir deyişle, matematikte kötü olmak matematik kaygısına mı neden oluyor yoksa matematik kaygısı insanları matematikte kötü mü yapıyor bilmiyoruz.

matematik korkusu
Matematik fobisi, matematik performansını engelleyen bir gerilim, endişe veya korku hissidir. Matematik fobisi olan bir bireyin matematikte yeterliliğinden yoksun olması gerekmez. Daha ziyade, geliştirdiği endişe nedeniyle potansiyelini tam olarak yerine getiremez.

Matematik Kaygısı Yaşarken Beyinde Neler Olur?

İnsan beyni bir seferde yalnızca belirli miktarda bilgiyi işleyebilir. Beyinde bilgiyi işlememizi sağlayan sisteme çalışma belleği denir. Bu, aktiviteler yaparken bilgileri hatırlamak ve zihinde tutmak için kullanılan hafıza sisteminin bir parçasıdır. Bu beceri matematik yapmak için çok önemlidir. Örneğin, bir öğretmen bir matematik problemini okursa, öğrenci tüm sayıları zihninde tutmalı, problemi çözmek için gereken adımları düşünmeli ve aynı anda cevabı yazmalıdır. Araştırmacılar, insanlar kaygılı olduklarında, hissettikleri matematik kaygısının bu hafızanın bir kısmını tükettiğini, dolayısıyla matematik problemini çözmek için yeterli işleyen hafızalarının kalmadığını düşünüyorlar.

Matematik kaygısının çalışma belleğini kullandığı fikri, araştırma çalışmalarıyla desteklenmiştir. Daha da önemlisi, araştırmacılar, yüksek düzeyde işleyen hafızaya sahip çocukların, düşük seviyede işleyen hafızaya sahip çocuklara göre matematik testlerinde daha başarılı olduklarını bildirmişlerdir.

Araştırmacılar ayrıca, yüksek veya düşük matematik kaygısı olan çocuklar zorlu matematik problemlerini çözerken, beynin farklı bölümlerinin ne kadar sıkı çalıştığını da incelediler. Bu araştırmacılar, matematik kaygısı olan ve olmayan 7-9 yaşındaki bir grup çocuktan manyetik rezonans görüntüleme (MRI) adı verilen bir cihazdayken bazı matematik problemleri yapmalarını istedi.

Matematik kaygısı yüksek olan bireylerde (sol) matematik problemleri yaparken daha aktif olan beyin bölgeleri

Sonucunda bu çalışma bize şunu gösterdi. Çocuklar matematik problemlerini çözdüklerinde, yüksek matematik kaygısı olan çocukların kaygıyla ilgili beyin bölgeleri harekete geçti. Düşük matematik kaygısı olan çocuklarda ise böyle bir sonuç gözlenmedi.

Matematik Kaygısını Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Matematik bilimlerine karşı takınılan olumsuz tavır, tutum ve inançlar matematik kaygısını arttırır. Kendileri de matematik fobisinden mustarip olan öğretmenler farkında olmadan öğrencilerinde matematik fobisi geliştirebilirler. Aynı durum ebeveynler içinde geçerlidir. Bu nedenle öncelikle toplumun yanlış inançlarını düzeltmek gerekir. Bir öğrenci etrafından matematik zordur cümlesini duydukça kendisi de ister istemez aynı görüşü paylaşacaktır.

Öğretmenler, öğrencilerin yanlış yapma korkularını gidermeli ve cesurca cevap verebilmeleri için demokratik ve destekleyici sınıf ortamı oluşturmalıdırlar. İlköğretimin ilk yıllarından itibaren öğrenciler gelişim düzeylerine uygun matematik aktiviteleriyle karşı karşıya gelmelidir. Öğrencilerin okuma becerileri ve okumaya karşı ilgilerini artırmalıdır. Matematik ve dil yeteneği arasında önemli bir ilişki vardır. Ödevlerin uzun ve can sıkıcı olmamasına dikkat etmeli, daha çok araştırmaya yönelik ödevler verilmelidir. İşlemleri ve bu işlemlerin teknikleri öğretilirken ezberleme yerine, bunların anlamları üzerinde durulmalıdır.

Eğer matematik sizi kaygılandırıyorsa ilk işiniz kendinizi sakinleştirmek olmalıdır. Beyninizin işini yapmasına izin verirseniz yapacaktır. Bir araştırma matematik kaygısı olan üniversite öğrencilerinin bir matematik sınavından önce kendilerini sakinleştirmek için nefes egzersizleri yaptıklarında kendilerini daha sakin hissettiklerini ve sınavdaki puanlarının arttığını gösterdi. Başka bir araştırmada ise araştırmacılar, matematik kaygısı olan çocuklardan matematikle ilgili endişeleri hakkında yazmalarını istediler. Sonrasında bu matematik testi puanlarının arttığını bulundu.

Matematik kaygısı bir dizi olumsuz sonuçla bağlantılı olsa da, insanların kaygılarıyla baş etmenin ve bu olumsuz sonuçlardan kaçınmanın birçok yolu vardır. Yine de, daha da iyi bir seçenek, matematik kaygısının gelişmesini tamamen önlemektir. Bu müdahale çalışmaları birlikte, matematik kaygısı olan insanlara yardımcı olabileceğimiz yollar için bilimsel kanıtlar sağlar. Kısacası kimse tüm hayatı boyunca matematik kaygısına takılıp kalmak zorunda değil. Artık harekete geçme zamanı…


Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu