İletişim Dünyasının Kaderini Değiştiren Bir Kadın: Hedy Lamarr

Hollywood’un en güzel yıldızlarından Hedy Lamarr’ın yaşamının en etkileyici kısmının güzelliği veya sinema kariyeri ile hiçbir ilgisi yoktu. Hedy Lamar, çığır açmış bir teknolojik yeniliğin patentine sahip tek yıldızdır. Öyle bir keşif ki modern iletişim sistemlerinin temelini oluşturmuştur.

Lamarr’dan sık sık yapılan bir alıntı vardır: “Her kız göz alıcı olabilir. Tek yapmanız gereken öylece durup aptal gözükmektir.” Beyaz perdede kendisi de bu rolü oynadı ama söz konusu gerçek hayat olunca, Hedy en önemli şeyin zeka olduğunu kanıtlamıştı.

Her şeyden önce, Lamarr onun sahne ismiydi. Aslen 9 Kasım 1913 tarihinde, Avusturya’nın başkenti Viyana’da, Hedwig Eva Maria Kiesler adıyla doğmuştu. Gençlik yıllarında oyunculuk okuluna devam eden Hedy, kısa sürede sinemaya geçiş yaptı.

19 yaşına geldiğinde, ailesi onu Fritz Mandl adlı Avusturyalı bir silah imalatçısıyla evlendirdi. İkili zaman içinde, Hitler ve Mussolini gibi adamların da bulunduğu davetlerde sıkça boy gösterir oldu.  Bu davetlerde genellikle silah teknolojisi konuşulurdu. Matematik zekası olan Hedy, davetlerde sadece ortamı eğlendirmekle kalmadı. Aynı zamanda dinledi ve birçok şey öğrendi.

Dışardan bakan biri, Hedy’nin her şeye sahip olduğunu düşünürdü, ama durum çok farklıydı.

Baskıcı bir eş olan Mandl, Lamarr’ın filmlerde oynamasını yasaklayarak onu kendi işinde çalıştırmaya başladı. Bilime özel bir ilgisi olan güzel oyuncu, bu dönemde birlikte vakit geçirdiği mühendisler ve teknisyenler sayesinde silah teknolojisinin inceliklerini öğrendi. Almanlar’ın uzaktan kumandalı torpido yapmak istediğini o sıralarda eşinden öğrendi ve konuya çok ilgi duydu. Bir süre sonra eşinin despotluğu ve Naziler’e yakınlığı nedeniyle canından bezen Lamarr, çılgın bir karar aldı. 1937 yılında tüm mücevherlerini çantasına doldurup eşine uyku ilacı vererek, hizmetçisinin kılığına girip malikanesinden kaçtı.

İlk önce Londra’ya gitti. Bir süre sonra eşinden boşanıp küçüklükten beri hayalini kurduğu Hollywood’a taşındı. Ve devamında Burada tanıştığı yapımcı Louis Burt Mayer, ona yıldızlığa uzanan yolun kapılarını açtı. 1940′tan 1958′e kadar Clark Gable, James Stewart ve Spencer Tracy gibi oyuncularla 20′nin üzerinde filmde rol alan Lamarr, artık dönemin sinema eleştirmenleri tarafından ‘Dünyanın en güzel kadını’ olarak nitelendirilmekteydi. Ancak Lamarr, setlerden arda kalan zamanlarda, filmlerinde canlandırdığı vamp kadın karakterlerine taban tabana zıt bir projeyle uğraşmaktaydı.

Evinin yakınında oturan müzisyen George Antheil’e 1940’ta uzaktan kumandalı torpido hakkındaki düşüncelerini anlattı. Müzisyen komşusu Antheil ile ortaklaşa yürüttüğü projenin hedefi, nefret ettiği Naziler tarafından hedefi değiştirilemeyecek torpidolar üretmekti. Çünkü o dönemde tek bir radyo frekansı aracılığıyla kontrol edilen torpidolar, frekansı tespit eden düşman donanması tarafından etkisiz hale getirilebilmekteydi.

Lamarr, düşmanın bozamaması için frekansın rastgele değiştirilmesi gerektiği sonucuna varmıştı. Füzeyi kontrol eden sinyali bozmak için gösterilecek herhangi bir çaba, iletişim ağında sadece ufak bir noktayı bozacak ve kontrol sisteminin bütününe bir etkisi olmayacaktı.

‘Frekans sıçraması’ adıyla bilinen kavram bu şekilde doğmuş oldu.

Tabii, bu projenin uygulanabilmesi bir dertti. Sorunun çözümü Antheil’den geldi. Çözüm, delikli kağıt rulolara kaydedilen notalara göre müzik çalan piyanolardı. Otomatik piyanoların çalışma prensibinden etkilenen ikili, ‘frekans atlamalı yayılı spektrum’ teknolojisini geliştirdi. Telsiz vericisine ve torpidoya yerleştirilen ve delikleri aynı olan rulolar, frekansı aynı anda değiştirecekti.

Buluşun patentini 1942’de aldılar ancak ABD donanması ilgilenmedi. Benzeri bir sistem, başkalarınca 1957’de transistör kullanılarak yapıldı. ABD, bu teknolojik avantajı 1962 Küba Füze Krizi patlak verene kadar kullanmadı. O tarihe gelindiğindeyse patentin süresi dolmuş olduğundan ikiliye para ödenmedi. Ancak bilim insanları, 1962′den sonra Lamarr ve Antheil’ın buluşunu farklı amaçları için uyarlamaya koyuldular. Her buluş bir öncekinin üzerine eklendi.

Sonuçta Lamarr ve Antheil’ın oluşturdukları temelden faydalanılarak, günümüzde milyarlarca insanın kullandığı GSM, Wi- Fi ve GPS teknolojileri icat edildi. Elektroniğin Öncüleri Vakfı 1997’de Hedy’nin patentini fark etti ve ona Elektronik Öncüsü Ödülü verdi. İletişimin kaderini değiştiren buluşundan tek kuruş kazanamayan Lamarr, 2000′de Florida’daki mütevazı evinde yaşama veda etti.

Referans: Steve Silverman,  Einstein’ın Buzdolabı – Tuhaf Hikayeler, syf: 55 – 59

Matematiksel

Paylaşmak İsterseniz

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Uzay Yolculuğunda Bir Türk Kadını: Prof. Dr. Dilhan Eryurt

29 Temmuz 1969 tarihinde insanlık adına, kaderimizi değiştirecek büyük bir adım atıldı. Binlerce yıl boyunca, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');