Bilgisayar ve Yazılım

Robotların Dünyayı Henüz Ele Geçirmeyecek Olmasının Beş Nedeni

Bilim insanlarının bir kısmı gelecekle ilgili çarpıcı tahminlerde bulunmalarıyla tanınır. İnsan her zaman geleceği tahmin etmeye çalışmıştır. Bunda elbette şaşılacak bir şey yok. Ancak İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda, uçan arabaların çok yakın olduğu ve 20. yüzyılın sonuna kadar tüm enerji sorunlarının füzyon enerjisi ile çözüleceği söyleniyordu. Ancak onlarca yıl sonra, bu tahminler hala gelişme aşamasında. Günümüzde yapay zekanın her türden farklı marka için bir pazarlama aracı haline gelmesiyle de ilgi odağımız robotlar oldu.

Kimileri robotların tüm dünyadaki işleri tehlikeye atacağını tahmin etti. Robot gazetecilerin, robot doktorların ve robot avukatların insan uzmanların yerini alacağını iddia etti. Bunun sonucunda orta sınıfın eriyeceği devamında kitlesel yoksulluk ve siyasi istikrarsızlık geleceği öngörüldü. Bu konuya daha iyimser yaklaşanlar ise temel ihtiyaçlarımızı ve en derin özlemlerimizi giderecek, kolayca değiştirilebilen robot ortaklarla mükemmel bir hayata sahip olacağımızı, bu sayede de tüm sıkıcı sorunlarının üstesinden gelinebileceğini söyledi.

slerini robotlara mi kaptiracaklar
Robotların ve yapay zekanın, istihdam konusunda da sıkıntı yaratacağına dair ciddi endişeler var. Yönetim danışmanlığı firması McKinsey‘nin yayımladığı rapor da bu endişeleri haklı çıkartıyor. McKinsey’nin raporuna göre, 2030 itibarıyla robotlar yüzünden 800 milyon kişi işsiz kalacak.

Yapay zeka şu anda üzerinde çok fazla araştırma yapılan devasa bir alan. Tasarlanan ve test edilen sistemler giderek daha da gelişmiş bir hal alıyor. Ancak robotik uzmanları bu konuda endişe duymak ya da hayal kurmak için acele etmemizi öneriyor. Onlara göre robotların bir dizi temel insan becerisini elde edebilmesi için daha çok zaman var. Bunun nedenlerini de aşağıdaki gibi sıralıyorlar.

Robotların dünyayı ele geçirmek üzere olmamasının beş nedeni

İnsan elinin benzersiz özellikleri: Bilim insanları, insan uzuvlarının çalışma şeklini robotlara uygulamaya çalışır. Ancak bu noktada en çok zorlandıkları yer ellerimiz. Robotların bir şey tutması veya alması olanaklı olsa bile insan kadar seri ve atik olamadıkları bir gerçek.

robotlar
Laboratuvarlarda geliştirilen eller insan elinin maharetinden yoksundur.

Dokunma algıları ile ilgili sıkıntılar: Çeşitli dokunsal sensörleri kapsayan muhteşem insan ve hayvan derisi için teknik bir eşleşme henüz yok. Bu algı, kompleks manipülasyon için gereklidir. Bununla birlikte dokunma sensörlerinden alınan mesajlara tepki ve bu mesajların yorumlanması söz konusu olduğunda, robotlardaki sensörlerden gelen verileri işleyen yazılım, insan beyni kadar gelişmiş bir yapıda değildir.

Manipülasyon kontrolü: Bir gün son derece hassas robot eli yapsak ve suni deri yardımı ile dokunma algısı sorununu çözsek bile bir başka sorun daha var. Bunları kullanmayı bir biçimde robotlara öğretmemiz gerekiyor. Çocuklarının bunu yapmasının yıllar sürdüğünü ve öğrenme mekanizmalarının tam olarak anlaşılamadığını hatırlayalım.

İnsan ve robot etkileşimi: İnsanlar arasındaki etkileşim koku alma, tat alma ve dokunsal algılama gibi diğer algılayıcıların yanı sıra, iyi işleyen konuşma ve nesne tanıma sistemleri üzerine kurulmuştur. Konuşma ve nesne tanıma konusunda önemli bir ilerleme kaydedilse de daha bu konuda alınması gereken çok yol var.

İnsan aklı: Dünyayı robotların ele geçiremeyecek olmasının en gerçekçi nedeni insan aklıdır. Teknik olarak mümkün olan her şeyin inşa edilmesi gerekmez. İnsan aklı, topluma verebilecekleri potansiyel zarardan ötürü bu tür robotları tam olarak geliştirmemeye karar verme yetisindedir.

Özetle; önümüzdeki yirmi yıl içinde robotlar, insan gibi görünseler bile insan gibi olmayacaklar. Bunun yerine sofistike makineler olarak kalacaklar. Böylece yakın gelecekte bir robot ayaklanması korkusundan uzak durabilirsiniz.

Kaynak ve İleri okumalar için: Five reasons why robots won’t take over the world; https://theconversation.com/

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu