Astronomi ve Kozmoloji

Çarpışma Anı! Gezegenimizde İz Bırakan 5 Büyük Çarpışma

Dünya’da tam olarak güvende olmadığımızın en önemli kanıtlarından biri irili ufaklı göktaşı çarpmalarının bizlere bıraktığı kanıtlardır. Gezegenimiz, ömrü boyunca sürekli uzaydan gelen kayaların darbelerine maruz kaldı. Kimi zaman çok sayıda canlı öldü ve gezegenin yaşam ortamı değişti. Ancak bu çarpmalar öte yandan belki de gezegende yaşamın önünü açtı. Hatta tahminlere göre uydumuz Ay bile böyle bir çarpışmanın sonucunda ortaya çıktı.

Sonucunda Güneş Sistemimiz asteroidler ve kuyrukluyıldızlarla, yani gezegene dönüşmeyi başaramamış kütleler ile dolu. Bunlardan bazıları da Dünya’ya yakın yörüngelerde yer alıyor. Neyse ki Güneş Sistemindeki asteroidlerin büyük kısmı Mars ile Jüpiter arasındaki asteroit kuşağında yer alıyor.

Asteroit Kuşağı, Mars ve Jüpiter’in yörüngeleri arasında kalan, asteroit yörüngelerinin en yoğun bulunduğu Güneş Sistemi bölgesidir ve Güneş Sistemi’nin oluşumundan kalan toz ve asteroitlerden oluşur. Bugüne kadar yaklaşık 600.000 civarında asteroit ve cüce gezegen burada keşfedilmiştir. Eğer bu kayalardan herhangi biri Dünyayla çarpışacak bir rotaya girerse bunun sonucu bizim için felaket olabilir.

Asteroit ya da kuyruklu yıldız gibi çeşitli gök cisimlerinden kopmuş küçük kaya parçaları ise gök taşı denir. Gök taşları bazen Dünya’nın atmosferine girer. Atmosfere giren gök taşlarına meteor denir. Genellikle kum tanesiyle çakıl taşı arasındaki büyüklüklerde olan meteorlar atmosferde yanar. Ancak bazıları tamamen yanarak yok olmaz. Yeryüzüne ulaşıp yere düşen bu gök taşlarına ise meteorit denir.

Bir göksel nesnenin gezegenimize çarpınca yaratacağı etkiyi çarpma gerçekleşmeden Torino ölçeği yardımı ile belirleyebiliyoruz. Bu sayede de bir erken uyarı sistemi geliştirmemiz mümkün oluyor. Ölçek 0 ile 10 arasındaki tamsayılardan oluşuyor. En düşük puan çarpma olasılığı olmayan küçük nesneleri belirler. Ölçeğin üst kısmı ise çarpacağı kesin olan nesneler için ayrılmıştır.

Neyse ki şu an için bildiğimiz hiçbir asteroidin yolu büyük çaplı bir çarpışmaya neden olacak biçimde Dünya ile kesişmiyor. Ama geçmiş çarpışmaların izleri onların varlığını bizlere her daim hatırlatıyor.

Çarpma Sonucu Oluşan En Büyük 5 Krater

Vredefort Krateri

Göktaşlarının sebep olduğu hasarın çok büyük olmasının nedeni çok yüksek hızlarda hareket etmeleridir. Atmosfere giren göktaşları saniyede 10-70 kilometre hızla hareket edebilir. Bir göktaşı yeryüzüne çarptığında kendi çapının 1-2 katı derine ulaşabilir. Çarpışma sonucu oluşan şok dalgaları yerin yüzeyi boyunca yayılır ve kayaçların parçalanmasına hatta erimesine neden olur. 

Vredefort Krateri ya da Vredefort Kubbesi, oluştuğu anda sahip olduğu 300 kilometrelik genişliği ile kayıt altına alınmış olan en büyük kraterdir.  Kraterden geriye kalan kısımlar, günümüz Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yer almaktadır. Krater adını yakınlarında yer aldığı Vredefort kasabasından alır. Jeolojik özelliklerindeki benzersizlikler nedeniyle, 2 milyon yaşındaki bu en yaşlı krater 2005 yılında UNESCO tarafından Dünya mirası olarak ilan edilmiştir. 10-15 kilometre çapında olduğu tahmin edilen asteroid, dünyanın karşılaştığı en büyük çarpışmalardan birisine neden olmuştur.

Sudbury Krateri

Kanada’da yer alan 130 kilometrelik Sudbury krateri 1,8 milyar yıllık yaşı ile Dünya’nın en eski kraterlerden biridir. Kaynağının 15 km çaplı bir göktaşı olduğu düşünülmektedir. Çarpışma neticesinde bölgede altın, çinko, bakır, nikel ve paladyum dahil birçok değerli maden açığa çıkmıştır. Bu nedenle buradaki çarpma yatağı günümüzde halen maden olarak işletilmektedir.

Chicxulub Krateri

Chicxulub Krateri Meksika’nın Yucatán Yarımadasının altında gömülü olan bir prehistorik göktaşı krateridir. Kraterin merkezi, adını aldığı Chicxulub kasabası yakınlarındadır. Bu göktaşının, dinozorların sonu da dahil olmak üzere 65 milyon yıl önce Kretase’nin sonundaki kitlesel yok oluşa neden olduğu ya da büyük ölçüde katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Çapı 180 kilometreden fazla olan krater, Dünya üzerinde çarpma sonucu meydana geldiği doğrulanan en büyük yapılarından biridir. Kraterin oluşmasına neden olan göktaşının çapı en az 10 kilometre idi.

Popigai Krateri

Kraterin son görüntüleri geçtiğimiz günlerde NASA tarafından yayınlandı.

Dünyadaki 4. en büyük çarpma krateri Popigai isimlidir. Bu krater, 36 milyon yıl önce bir göktaşının Sibirya’nın kuzeyine çarpmasıyla ortaya çıktı. Saniyede 20 kilometre hızla hareket eden göktaşı, yaklaşık 100 kilometre çapında bir krater oluşturdu. Popigai krateri, “trilyonlarca karatlık” elmaslarıyla dünyanın en büyük elmas alanlarından birini oluşturuyor. Bu nedenle krater, “elmas krateri” olarak biliniyor. Ancak çok kısa sürede oluştuğu için buradaki elmasların çoğu iki milimetreden daha küçük. Bu da onları mücevherden ziyade endüstriyel kullanımlar için daha uygun kılıyor.

Manikuagan krateri

Kanada Quebec’teki Manicouagan krateri, gezegendeki en büyük ve en iyi korunmuş kraterlerden biridir. Krater yaklaşık 100 km genişliğinde ve 214 milyon yaşındadır. Bu daire biçimli gölün, Dünya’ya çarpan 5 km çaplı bir göktaşı ile oluştuğu düşünülmektedir.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu