Uzaya şimdiye kadar gönderilen en ünlü mesajlardan biri, 1974’te Arecibo radyo teleskopu tarafından gönderilen 1.679 bitlik bir diziydi. Bu mesaj günümüzde Arecibo Mesajı olarak biliniyor.

Yaşam, Dünya’da oluştu ve gelişti. Ancak bunun dışında gezegenimizde çok özel bir şey yok; galaksideki gezegenlerden sadece biri. Bu nedenle, başka yaşam formlarına sesimizi duyurma veya onlardan bir ses almaya çabalıyoruz. Ne var ki anlamlı bir sinyal alsak bile bu sinyali kendi dilimize tercüme edip edemeyeceğimizi, mesajın bize bir şey ifade edip etmeyeceğini, bizim için tehlikeli olup olmayacağını bilmiyoruz.
Ayrıca diyelim ki böyle bir mesaj aldık. Bu mesajı yanıtlayacak mıyız? Bu konuda kim yetkili olacak, kimler karar verecek? Bu ve bunun gibi soruların cevaplarını da aslında bilmiyoruz. Yine de Dünyadışı Akıllı Yaşam Araştırması (Search for Extra-Terrestrial Intelligence, SETI) uzayı dinlemeye ve iletişim amaçlı mesajlar göndermeye devam ediyor. Arecibo mesajı bu mesajlar içinde bizleri en çok heyecanlandıran oldu.
Arecibo Mesajı Nedir?

Yalnızca tek bir şekilde çözülebilen kodlar oluşturmak, matematiğin en ilgi çekici alanlarından biridir. 1974 yılında ise iki bilim insanı, bu tür bir kodu kullanarak insanlık adına uzaydaki olası yaşam formlarıyla iletişim kurmaya çalıştı.
Uzaylılarla bir temas, insanlık tarihinin belki de en önemli olayı olacaktır. Peki böyle bir anda ilk mesaj ne olmalıydı? Aynı ilgi alanlarını paylaşan insanlarla dolu bir odaya girip konuşmaya başlamanın bile zor olduğunu düşünecek olursak, tüm evrene “Buradayız” demek çok daha büyük bir meydan okumaydı.
Astrofizikçiler Frank Drake ve Carl Sagan bu soruya sıra dışı bir çözüm buldu. İnsanlık adına şifrelenmiş özel bir mesaj hazırladılar. Ardından 16 Kasım 1974’te bu mesajı Porto Riko’daki dev Arecibo Radyo Teleskobu aracılığıyla uzaya gönderdiler.
Mesaj doğrudan kelimelerden oluşmuyordu. Bunun yerine matematiksel düzenler, sayılar ve evrensel kabul edilen bilimsel bilgiler kullanılmıştı. Çünkü farklı bir uygarlıkla ortak bir dil paylaşmasak bile matematiğin evrensel olabileceği düşünülüyordu.
Arecibo Mesajı Ne İçeriyor?
Bu noktada asal sayılar devreye girdi. Asal sayılar yalnızca bire ve kendilerine bölünebilir. Bu özellik Dünya’da da geçerlidir, Satürn’de de, henüz keşfedilmemiş uzak gezegenlerde de. Drake ve Sagan, bu evrensel matematik kuralını mesajın temel anahtarı olarak kullandı.
Gönderilen sinyal toplam 1.679 ikili bitten oluşuyordu. Bilim insanları, bu mesajı algılayabilecek kadar gelişmiş bir uygarlığın matematik bilgisine de sahip olacağını düşündü. Çünkü 1.679 özel bir sayıydı: iki asal sayının çarpımından oluşan bir yarı asaldı. Bu sayı yalnızca 23 ve 73’e bölünebiliyordu.
Şimdi şu sahneyi düşünün: Uzak bir uygarlığa ait bir gökbilimci, derin uzaydan gelen bu garip sinyali yakalıyor. Bir süre inceledikten sonra mesajın toplam 1.679 bitten oluştuğunu fark ediyor. Ardından bunun 23 ve 73’e bölünebildiğini anlıyor ve bitleri 23’e 73’lük bir tablo hâlinde diziyor. Ve bir anda ortaya bir görüntü çıkıyor.

Uzaylı gözlemci bu görüntüde Güneş Sistemi’ni görüyor. İnsan figürü özellikle yıldızına en yakın üçüncü gezegeni, yani Dünya’yı işaret ediyor. Ayrıca DNA’yı oluşturan hidrojen, karbon, azot, oksijen ve fosfor elementlerinin atom numaraları da mesajın içinde yer alıyordu.
Tüm bunlar kulağa insanlık tarihinin devasa bir anı gibi geliyor. Ancak küçük birkaç ayrıntıyı da unutmamak lazım.
Öncelikle bu mesaj aslında tüm evrene gönderilmedi. Çünkü böyle bir yayını gerçekleştirmek için Dünya’nın sahip olduğundan çok daha fazla enerji gerekirdi. Bu yüzden mesaj, Samanyolu’nun kenarındaki bir yıldız kümesine yönlendirildi. Yani teknik olarak tüm evrene seslenmekten çok, başka bir ülkedeki minyatür bir köye el feneri tutmaya benziyordu.
İkinci küçük sorun ise mesajın kendisiydi. Güneş Sistemi’ni görebiliyor musunuz? Çift sarmalı? Hayır mı? Biz de pek göremiyoruz. Yine de 1970’lerin teknolojisi düşünüldüğünde çaba takdire değerdi.
Mesaj Geçtiğimiz Günlerde Güncellendi

Geçtiğimiz aylarda uluslararası bir araştırma ekibi bu mesajı modern teknolojiyle yeniden tasarladı. Araştırmacılar, iletim sırasında oluşabilecek veri kayıplarına karşı daha dayanıklı özel bir bitmap “alfabesi” geliştirdi.
Mesaj; temel matematik ve fizik kavramlarının yanı sıra Dünya’daki yaşamın biyokimyasal yapısına dair bilgileri de içeriyor. Ekip ayrıca Güneş Sistemi’nin Samanyolu içindeki konumunu ve Dünya yüzeyinin dijitalleştirilmiş görüntülerini de mesaja dahil etti. Ortaya çıkan içerik, kağıda döküldüğünde yaklaşık 13 sayfalık bir mektuba karşılık geliyor.
Üstelik ekip yalnızca mesajı değil, hedef rotayı da değiştirdi. Araştırmacılar, yeni seçilen bölgenin yaşam barındırma ihtimalinin daha yüksek olduğunu düşünüyor.
Şimdilik yapabileceğimiz tek şey beklemek. Eğer bir gün cevap gelirse, insanlık tarihinin en sıra dışı anlarından biri olacaktır.
Yazının devamında ayrıca göz atmak isterseniz: Bilim Kurgu Yazarları Neden Asal Sayıları Severler?
Kaynaklar ve ileri okumalar
- A Beacon in the Galaxy: Scientists Update Humanity’s. Message to Aliens Yayınlanma tarihi: 30 Mart 2022; Bağlantı: https://gizmodo.com/
- H. Zenil, A. Adams and F.S. Abrahão et al. Optimal Spatial Deconvolution and Message Reconstruction from a Large Generative Model of Models. arxiv.org. Posted March 28, 2023. doi.org/10.48550/arXiv.2303.16045.
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



