Bilim Kurgu Yazarları Neden Asal Sayıları Severler?

Bilim kurgu yazarları uzaylılarının Dünya ile iletişim kurmasını istediklerinde karşılaştıkları bir problemleri vardır. Uzaylılarının gerçekten zeki olduklarını ve yerel dili öğrendiklerini mi kabul etmeli? Yoksa evrendeki herkesin İngilizce konuştuğunu mu varsaymalı? Birkaç yazarın aradığı çözümlerden biri ise, matematiğin tek gerçek evrensel dil olduğu gerçeğidir. Bu dilde herkesin konuşması gereken ilk sözcükler de elbette onun yapı taşları yani asal sayılardır.

Hatırlarsınız, Carl Sagan’ın “Contact” adlı romanında da benzer bir durum vardı. SETI (Dünya Dışı Zekayı Arama) için çalışan Ellie Arroway, sadece arka plan gürültüsü değil, bir dizi darbe olduğunu fark ettiği bir sinyal alıyordu. Daha sonrasında da bu darbelerin ikilik sayma sistemini temsil ettiğini fark ediyordu. Bu sayıları ondalık sayılara dönüştürdüğünde de aniden bir kalıp ortaya çıkmıştı. 59, 61, 67, 71. . . yani asal sayılar. Biri bize asal sayıları kullanarak merhaba diyordu…

Mesaj filminde Jodie Foster, Arecibo gözlemevinde çalışan bilim insanı Dr. Ellie Arroway’i canlandırdı

Birçok matematikçi, evrenin öte ucunda farklı bir biyoloji, farklı bir kimya, hatta farklı bir fizik olsa bile matematiğin aynı olacağını kabul eder. Sonucunda binlerce yıldır bu sayıları inceleme şeklimiz, onlar hakkında önemli gerçekleri keşfetmemize neden oldu. Ve bu gerçekleri keşfetme yolundaki her adımda, belirli bir kültürel perspektifin izini, tarihteki o dönemin matematiksel motiflerini görebiliriz. Evrendeki diğer kültürler, henüz keşfetmediğimiz teoremlere erişim sağlayarak farklı bakış açıları geliştirmiş olabilir mi? Elbette bunu şimdilik elbette bilemeyiz…

Uzaylılar Asal Sayıları Biliyor mu?

Carl Sagan, iletişim kurmanın bir yolu olarak asal sayıları kullanmayı öneren ilk kişi değildi. Aslında asal sayılar, NASA tarafından dünya dışı istihbaratla temas kurma girişimlerinde bile kullanıldı. 1974’te Porto Riko’daki Arecibo radyo teleskopu evrene bir mesaj yayınladı. Gönderilen mesajın hedefi Herkül Takımyıldızı’ndaki M13 küresel yıldız kümesi idi. Mesaj, siyah-beyaz pikselli bir resim oluşturacak şekilde düzenlenebilen 1679 adet ikilik kod diye tanımladığımız bir dizi 0 ve 1’den oluşuyordu.

Soldan sağa: 1- 1’den 10’a kadar sayılar 2- 1, 6, 7, 8 ve 15. Bu sayılar, hidrojen (1), karbon (6), azot (7), oksijen (8) ve fosfor (15) Dünya’da yaşamın var olması için gerekli elementlerin atom numaraları. 3- DNA nükleotidini oluşturan şeker ve bazların formülleri 4- DNA’daki nükleotidlerin sayısı ve çift sarmal yapıdaki DNA’nın grafik gösterimi 5- İnsan şeklinin sol tarafında, Dünya’da yaşayan insan sayısı, sağ tarafta ise gönderilen radyo mesajının dalga boyu uzunluğu 6- Mesajın hangi gezegenden gönderildiğini belirten bir Güneş Sistemi çizgesi 7- Arecibo Radyo Teleskobu’nun grafik gösterimi

Evrenin Ortak Dili Belki de Matematiktir.

Bu mesajı yakalayabilecek teknolojiye sahip olan uzaylıların, hangi dili konuşuyor olurlarsa olsunlar, asal sayıları mutlaka keşfetmiş olacaklarını bekliyoruz. Ayrıca 1679’un her ikisi de asal olan 23 ve 73 sayılarının çarpımı olduğunu hemen göreceklerini tahmin ediyoruz. Sonucunda da mesajın tamamında bir anlam bulamayınca mesajın içindeki 1 ve 0’ları 23×73 ve 73×23 şeklinde bir tablo olarak dizeceklerini ve bu dizilimde düzenli bir şekil tespit edip bunu çözmeye çalışacaklarını umut ediyoruz.

Asal sayıların iletişimi şeffaf bir şekilde basitleştiren bir uygulamaya sahip olması size ilginç gelecektir. Ancak düşünürseniz birçok şifreleme sistemi de aslında asal sayılara dayalı olarak çalışmaktadır. Sonuç olarak bir gün radarlarımız uzaydan gelen bir mesaj yakalarsa, bilim insanlarının bu mesajın içeriğini anlamak için asal sayıları kullanmaya çalışacağı nerdeyse kesin gibi…


Göz Atmak İsterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • The Number Mysteries: A Mathematical Odyssey through Everyday Life (MacSci) – du Sautoy, Marcus; ISBN 978-0-230-11384-8
  • Prime Numbers and the Search for ; Extraterrestrial Intelligence. Bağlantı: https://math.dartmouth.edu

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz