NEYİ NASIL YAPMALI?

Yaratıcı Düşünceyi Geliştirmek İçin 8 Öneri

Yaratıcı fikirlerin ansızın geldiği söylenir. Peki tam olarak nereden geliyor? Yaratıcı düşünce nasıl harekete geçirilir ve ihtiyaç duyduğumuz anda doğru fikirlerin gelmesi nasıl sağlanabilir? Cevap vermeye çalışalım…

Dünyanın en başarılı girişimcilerine, ünlü sanatçılara, bilim insanlarına ve düşünürlere baktığımızda, ortak özelliklerinin özgün fikirlerle dolu bir zihin olduğunu görüyoruz.

Bu elbette kolay değil ancak önyargılarından kurtulmuş olan bir zihnin bunu da başarmaması için hiçbir sebep yok. Bu konuda sizlere bazı önerilerimiz olsun.

Yaratıcı Fikir Nasıl Üretilir?

1. Yanal Düşünme

Yanal düşünme (Lateral Thinking) karşılaştığımız sorunlar karşısında geleneksel yöntemlerin dışına taşmak biçiminde özetlenebilir. Bu düşünce tekniğini kullanırken, çözüme ulaşmak için acele edilmez ama adım adım yürütülen bir süreçle alternatif yaklaşımlar elde edilir. İnsanları yaratıcı fikirler üretmeye teşvik eden itiş gücü genellikle bu şekilde düşünebilme yetisi sayesinde ortaya çıkıyor.

Örneğin elektrik faturanız şişkin geliyorsa en kestirme mantıksal çözüm, ihtiyaç duymadığınız ampulleri söndürmek ve kullanmadığınız elektrikli aletlerin fişini çekmektir. Yanal düşünmeyse bunun yerine aşırı güç tüketen ışıklandırma ve ev aletlerini, enerji tasarrufu yapanlarla değiştirmenizi öneririr. Aynı zamanda “Benim buna gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusunu sormanızı sağlar.

Yanal düşünme esnasında, alışkın olduğumuz normal mantıksal çıkarım sürecinde harcadığımızdan daha fazla enerji harcıyor olabiliriz ama elde edilen sonuç harcanan enerjiye değiyor.

2- Zihninizi Serbest Bırakın

Drexel Üniversitesinden nörobilimci John Kounios’un öncülük ettiği araştırmada, neden hepimizin kitap yazamadığı ya da çığır açan fikirler ortaya koyup milyarder olamadığına dair bazı cevaplar elde edildi.

Araştırmaya dâhil olan gönüllülerin ölçümleri, zihinlerini boşaltıp, hiçbir şey üzerinde düşünmedikleri zamanlarda beyinlerinin sağ yarımküresindeki temporal lobda aktivite artışı olduğunu gösterdi. Bu. yaratıcı düşünce mekanizmasının devreye girdiği anlamına geliyordu.

Belirli bir konu üzerinde mantıksal düşünme yetisini harekete geçirdikleri anday ise aktivite zayıflıyor, mantık yerine sezgileri kullandıklarında tekrar güçleniyordu.

Araştırmanın sonucuna bakarsak, beyindeki düşünce aktivitesini azalttığımızda daha iyi odaklanıp “yaratıcı düşünme evresine” rahatlıkla geçiş yapabiliyoruz.

Diğer taraftan benzeri araştırmaların ortaya koyduğu çarpıcı bir gerçek daha var: Yaratıcı fikirler, konu hakkında her türlü veriye sahip beyinlerden çıkıyor. Yani üzerinde çalıştığımız şey ne olursa olsun, bilgi ve deneyimlerimizin birikimiyle harekete geçirildiğine hiç şüphe yok.

Subliminal öğrenme üzerine yapılan araştırmalarda, dışarıdan verilen enformasyonun, biz hiç farkında olamasak bile beynimize akın edebildiği, bilinçsiz gerçekleştirdiğimiz işlemlerle alınan bu verilerin beyne kazındığı görüldü.

Ayrıca şaşırtıcı olarak Rose Zacks ve Mareike Wieth tarafından yürütülen başka bir araştırma en yaratıcı fikirleri günün en yorgun olduğumuz anlarında ortaya çıkarabileceğimizi gösterdi. Bu durumda sabahları erken uyanan biriyseniz, uykunuzun bastırdığı gece saatleri yaratıcı düşüncelerin ortaya çıkacağı en ideal zaman dilimi olabilir.

3- Zihnin akış halini kullanın.

Trans hali olarak da bilinen akış, bütünüyle tek bir aktiviteye odaklandığımız durumlarda beliriyor. Böyle durumlarda odaklanılan durumla ilgili tüm beceriler en üst seviyede gerçekleştiriliyor.

Akış halindeyken beynin yanal alın korteksi baskılanıyor, zihnin bir oraya bir buraya atlayarak farklı verileri birleştirip bunlar arasında yeni bağlar kurması sağlanıyor. Bu da sonuçta daha önce hiç akıl edemediğimiz çarpıcı fikirler bulmamızla sonuçlanabiliyor.

Akış deneyimi için önemli olan yaptığımız aktiviteden keyif alıyor olmamız. akış. Bu aktivitenin zorluk seviyesi arttığında, başarmak için kullanılan becerilerin düzeyi de artırılmak zorunda. Hatta becerilerimizi zorlayacak kadar ileri seviyeye ulaşmışsak akış halini sürdürmek için yeni beceriler geliştirmeye başlıyoruz.

Beynimiz dikkat için iki farklı yöntem kullanabilir. Bunlardan biri belirli bir görevle meşgul olup sadece ona odaklandığımız andaki nöral ağ yapısı, diğeriyse hayal kurarken ya da dalıp gittiğimizde beliren ağ. Beyin sürekli olarak bu iki ağ yapısı arasında gidip gelebilir, öyleyse yapmamız gereken şey, bu mekanizmanın açma-kapama düğmesini ele geçirmek olmalı.

Araştırmalar, kendimizi akış hali deneyimine ne kadar açarsak, ortaya çıkma sıklığının o oranda arttığını gösterdi. Ancak o esnada beliren yaratıcı düşünce ve çözümleri uygulamaya geçirmek de son derece önemli.

Bilişsel psikolog Daniel Levitin ve nörobilim profesörü Vinod Menon‘un çalışmaları, beynin bu iki evre arasında gidip gelmesini sağlayan şalterin insular kortex adlı birimde olduğunu işaret ediyor. Bu minicik birim tahterevallinin hangi ucunu havaya kaldırmak istiyorsa, diğer tarafına baskı yapıp indiriyor. Çok sık devreye girip, sürekli bir evreden diğerine geçtiğindeyse zihinsel yorgunluk ve sersemlik hissine sebep oluyor.

“Daha üretken ve yaratıcı olup. enerjiyi de verimli kullanmak istiyorsanız günü dilimlere bölüp belirli aktiviteleri sadece kendine özgü diliminde gerçekleştirin” diyor Daniel Levitin. Örneğin sosyal medyanın tüm gün dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin; günün belirli saatlerinde kontrol edip, geri kalan zamanda uzak durun.

4- Yeni Deneyimlere Açık Olun

Güzel fikirler üretebilmek için dünyaya ve yaşama bakışımızı genişletmek zorundayız. Bunun için en iyi yollardan biri yeni deneyimlere açık olmaktır. Bilmediğiniz bir konuda kurs almak, yabancı bir dil öğrenmek, hafta sonları arkadaşlarınızla doğa yürüyüşüne katılmak ya da kamp yapmak, bir enstrümanla uğraşmak, farklı görüşlere sahip insanların kitaplarını okumak ya da konser ve sergi gibi kültürel aktivitelere katılmak hayatın hiç bilmediğiniz yönleriyle tanışmanızı sağlayabilir.

Ayrıca başkaları konuşurken cevap vermeyi ya da muhabbete katılmayı beklemek yerine, zihni bu telaştan uzaklaştırıp gerçekten dinleyin. Bu da yeni deneyimlere açık olmanıza yardımcı olur. Sıra size geldiğinde söyleyeceklerinizin değiştiğini, zihninizde kayıtlı olan bilgileri sunmaktansa farklı bir bakış açısıyla harekete geçip daha yaratıcı fikirler ürettiğinizi görebilirsiniz.

5. Kitaplara Saldırın

kitap, bilim

Yaratıcı düşünebilmek, özgün olmak ve zihninizi genişletip yeni fikirler üretmek istiyorsanız kitaplarla dost olmayı öğrenmek zorundasınız. Okumayı seven insanların ortak özelliği, hiç dinmeyen bir merakla, bıkıp usanmadan sorular soruyor olmalarıdır.

Bu sorulara verilecek yanıtları da kitaplarda bulabiliriz. Ama sadece bilgi dağarcığınızı geliştirmek için okumayın. Örneğin kurgu edebiyat dalındaki kitaplar da başkalarının deneyimleriyle tanışmamızı sağlayacaktır.

6- Günlük Tutun

Düşüncelerinizi, o gün karşılaştığınız sorunları ya da bir anda aklınıza geliveren yaratıcı fikirleri kayıt altına alın. Bunun için en iyi çözüm günlük tutmaktır. Günlüğün tüm önemli detayları içermesi gerekiyor ki bir sonraki adımda size yardımcı olabilsin.

Kaydını tuttuğunuz şeyler karşılaşılan bir sorunu dile getiriyorsa, ona daha yaratıcı bir çözüm bulabilirsiniz. Ya da tüm gün üzerinde düşünüp bulamadığınız cevaplara kavuşmanızı sağlayabilir.

Yapılan araştırmalar da günlük tutma alışkanlığının aktif belleği geliştirdiğini, stresi azalttığını, kan basıncını düşürdüğünü, zihni olumlu düşünmeye teşvik ettiğini ve hatta bağışıklık sistemini bile güçlendirdiğini gösteriyor bizlere…

7- Satranç Oynayın

Satranç oynamanın bir çok faydası olduğunu zaten biliyorduk. Ancak satranç aynı zamanda zihnin akış haline geçiş yapmasıiçin kullanabilecek en iyi araçlardan biri.

Oyun sırasında net hedeflere ve bu hedeflere yönelik belirli stratejilere odaklanıldığı için dış dünyadan kopup tüm dikkati oyuna yönelttiğimiz anda akış hali başlıyor.

Okuma Önerisi:

8- Uzanın

Ünlü yazar Truman Capote kendisini ‘yatay yazar” olarak tanımlamıştı: “Uzanmadığım zaman düşünemiyorum.”derdi. Araştırmacılar da bu durumu devamında onayladı. Uzanmak, yaratıcılığın baş düşmanı olan stresin seviyesini düşürüp bedeni ve zihni gerçekten rahatlatıyor.

İçinizdeki yaratıcı düşünce potansiyelini en kısa sürede ortaya çıkarabilmeniz dileğimizle…

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir
Kaynak
Tuna Eren, "Beyniniz Nasıl Hack'lersiniz?", Popular Science, Aralık 2016

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı