Bibliyoterapi Nedir? Kitap Okuyarak İyileşmek Mümkün Olabilir mi?

2023’de daha fit, daha zengin veya daha mutlu olmak ister misiniz? Bunun için raflar dolusu kitap var. Ayrıca önümüzdeki aylarda verimlilik, kararlılık ve yaratıcılığın artmasını mı umuyorsunuz? Bunun için de kitaplar var.

Üstelik bu kişisel gelişim kitapları da işin sadece bir boyutu. İnternet siteleri, dergiler, radyo ve televizyon programları, dersler, atölyeler, tavsiye köşeleri, akıllı telefon uygulamaları da var. Günümüzde artık kişisel olarak gelişmek her zamankinden çok daha kolay. Ancak hatırlatalım. Eğer kişisel olarak kendimizi geliştirmek istiyorsak birinin bize verdiği öğütleri dinlememize gerek yok.

Gerçek şu ki, edebiyat bizi gerçekten değiştirir. Ayrıca günümüzde sayıları giderek daha çok artan çalışma hayatın zorluklarıyla mücadelede zorlandığımız zamanlarda özellikle kurgu tarzı romanlardan destek almamızı bize öneriyor. Okumanın analitik düşünceyi arttırdığı ve kalıpları daha iyi ayırt etmemizi sağladığı kanıtlanmıştır. İşte burada bibliyoterapi devreye giriyor. Aslında bibliyoterapi, Eski Yunan’da bir kütüphanenin girişinde, kapının üzerinde yazılı olan bir tümce ile özetlenmiştir. Burası ‘İnsanın Ruhunun İyileştiği Yer’dir.

kitap tavsiyeleri
Yazınsal olarak üstün ve anlamlı niteliklere sahip kitapların, insan psikolojisi üzerinde hem iyileştirici hem de kişide var olan bazı güçleri harekete geçirici özellikleri vardır.

Bibliyoterapi Nedir?

Bibliyoterapi terimi Yunan dilinden gelmektedir. “Biblion” (kitap) ve ”therapeo” (iyileşme) kelimelerinin birleşmesidir. Kelime ilk olarak 1916’da Samuel Crothers tarafından kullanılmıştır. İlk uygulamaları ise Birinci Dünya Savaşı sırasında hastanelerde kütüphanelerin kurulması ile gerçekleşmişti.

Savaşın yarattığı duygusal travmanın tedavisine yardımcı olmak için bibliyoterapiden faydalanılmıştır. Başlangıçta, bibliyoterapi çoğunlukla hastanelerde destekleyici bir tedavi olarak kullanıldı. Ancak zaman içinde halk arasında da yaygınlaşmaya başladı. Dorland’s Illustrated Medical Dictionary, bibliyoterapi terimini ilk kez 1941’de kabul etti. Terimi “sinir hastalıklarının tedavisinde kitapların kullanılması ve okunması” olarak tanımladı.

Aslında karmaşık ve iddialı gibi görünmesine karşın, ‘Bibliyoterapi’ oldukça sade bir süreç için kullanılan bir sözcüktür. Sözcüğün içerisinde ‘Terapi’ kelimesinin bulunması konunun sadece psikoloji ile olduğu izlenimini vermemelidir.

Yazınsal olarak nitelikli kitapların, insan psikolojisi üzerinde hem iyileştirici hem de kişide var olan bazı güçleri harekete geçirici özellikleri vardır. Edebiyat, zihnimizde yeni pencereler açarak yaşadığımız olaylara farklı biçimlerde bakmamızı sağlar. Okuduklarımız yoluyla, yaşamımızda duyabilme ve ulaşabilme olanağımız olmayan bir çok yaşantıya tanık olup, yeni bilgilere ulaşabiliriz. Bunlar kitapların inkar edilemez faydalarıdır.

İnsan okurken, bu dünyada yalnız olmadığını, bazı olayların salt kendi başına gelmediğini görür ve anlar. Yeryüzünde var olan herkesin, yaşamında bazı travmalarla, bazı coşkularla, bazı korkularla, bir çok sorunla, yüz yüze gelebileceği gerçeğini öğrenir. Bu tür durumların, tüm insanlara özgü olduğunu anlar. Bu yaşantılara tanık olarak olmak kişiyi yalnızlık duygusundan kurtaracaktır. Ayrıca bireye güç ve umut verecektir.

Bibliyoterapi Türleri Nelerdir?

Terapötik bibliyoterapi: Terapilerin etkilerini güçlendirmek ve psikolojik sorunlarla başa çıkmak için diğer terapi türlerine ek olarak kullanılır.

Reçeteli bibliyoterapi: İnsanlara belirli bir psikolojik kaygıya yardımcı olmak adına kitapların önerilmesidir. Bu kitaplar, bireyin düşünce kalıplarını, duygularını ve eylemlerini değiştirmesine yardımcı olacak bilgiler sunar. Böylece birey kendisini bu yıkıcı düşüncelerden, duygulardan ve eylemlerden kurtarabilirler. Bibliyoterapinin, klinik amaçlı kullanımı daha çok bu alanda eğitim almış psikolojik danışmanlar tarafından yürütülmektedir.

Yaratıcı bibliyoterapi, nitelikli bir kolaylaştırıcı ile birlikte benzer sorunları olan bir grup hastayla görüşmeyi içerir. Hikayeler, şiirler ve kurgu gruba okunur veya grup birlikte yüksek sesle okur. Okumadan sonra, hastaların bilgilendirici bir sohbete dahil olabilmeleri için bir tartışma başlar. Bu süre zarfında hastalar diğer fikirleri duyar. Bu süreç aynı zamanda sosyal etkileşim için bir fırsat yaratır.

Gelişimsel bibliyoterapi eğitim mekanlarında kullanılır. Ayrıca öğrencileri ergenlik, bedensel görevler ve genel gelişim gibi karakteristik çocukluk ve ergenlik sorunlarıyla desteklemeye yardımcı olur. Ebeveynler, evde bu gelişim aşamalarını açıklamaya yardımcı olmak için bu tür terapiyi de kullanabilirler. Örneğin, ilköğretime başlarken, okula gitmekten korkan bir çocuğun, bu korkusuyla nasıl baş ettiğini anlatan bir öykünün okunması buna bir örnek olacaktır.

Buraya kadar aktardıklarımızdan da anlayabileceğimiz gibi kitap okumanın duygu durumumuz üzerinde önemli katkıları vardır. Ancak bu noktada hangi kitabı okuduğumuz da önemlidir. Bu da bizi kişisel gelişim kitaplarına “bilgi perspektifinde” bir kere daha yakından bakmaya zorlar. Fayda görmeyi amaçlıyorsak okuduğumuz kişisel gelişim kitabı hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamız gerekir. Bunun için araştırmacılar bazı önerilerde bulunmaktadır.

Doğru Kişisel Gelişim Kitaplarının Seçimi Önemlidir

2007 yılının en çok satan kişisel gelişim kitaplarının başında Rhonda Byrne’ın kaleme aldığı “Secret” kitabı gelir. Bu kitap ile de okuyucu sözde çekim yasası ile tanışır. Bu yasa iyi düşüncelerin iyi şeyleri ve kötü düşüncelerin kötü şeyleri çekeceğini ifade eder. Elbette bir şeyi başarmak için somut adımlar atmadan iyi bir şeyin olmasını istemenin etkili olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Karmaşık sorunlara basit yanıtlar vaat eden kişisel gelişim kitaplarına şüpheyle yaklaşmalıyız.

• Araştırmalarla desteklenen ve geçerli psikolojik değişim ilkelerine dayanan kitapları okuyun. Ayrıca, yazarın, ileri sürdüğü görüşlerini ve iddialarını destekleyen yayınlanmış araştırmalara atıfta bulunduğundan emin olun.
• Yazarın kimlik bilgilerini değerlendirin. Yazdığı konu hakkında yeterli mesleki eğitim ve uzmanlığa sahip olup olmadığını araştırın.
• Bir fobiyi beş dakika içinde iyileştirmek gibi çok zor sözler veren kitaplara karşı temkinli olun.
• Herkese uyan tek tip yaklaşıma sahip kitaplara itibar etmeyin. Öfkemizi bastırmamız ve gerekli yerde yansıtmamız gerektiğini iddia eden bir kitap ilişkinin karmaşıklığını ve özelliklerini hesaba katmaz ve bizi hatalı yönlendirebilir.
• Klinik depresyon, obsesif kompulsif bozukluk ve şizofreni gibi ciddi sorunlar söz konusu ile çözümleri kişisel gelişim kitapları okuyarak elde edemezsiniz. Bunun yerine profesyonel yardım almanız gerekir.



Kaynaklar ve İleri Okumalar:


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak veya Patreon üzerinden ufak bir bağış yaparak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir