DOĞA BİLİMLERİ

3-5-7 Saniye Masalını Unutun, Balık Hafızası Bundan Çok Daha Fazla

Unutkan bir kişiden söz ederken zaman zaman balık hafızalı deyimini kullanırız. Bunun nedeni akvaryumda beslediğimiz Japon balıklarının (Carassius auratus) 3-5 ya da 7 saniye gibi kısa süreli bir hatırlama yeteneğine sahip olduğunu düşünmemizdir. Bu bilginin herhangi bir bilimsel desteği olmamasına rağmen, balık hafızası ile ilgili bu tip söylemler, dünyanın hemen her yerinde yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Ancak bu bir efsanedir. 

Balıklara karşı attığımız bu iftiranın kökeni bilinmiyor. Ancak kesin olarak bilinen bir şey var. Küçük sessiz dostlarımız olan balıkların hafızası zannettiğimizden çok daha fazla. Görünüşe göre balıkların hatırlama ile ilgili herhangi bir sorunu yok. Ve bunu destekleyecek bilimsel bilgi 60 yıldan uzun süredir mevcut. Aslında, balıkların mükemmel hafızaya sahip olduğunu gösteren binlerce çalışma var. Ayrıca özellikle Japon balıkları oldukça başarılı problem çözücüler. Ağlardan kaçmayı ve labirentlerde gezinmeyi öğrenebiliyorlar. Deneyler, yemek için nerede yüzeceklerini ve hatta yemeğin günün hangi saatinde verileceğini çabucak öğreneceklerini ve hatırlayacaklarını gösteriyor.

Balıklarda hafıza ve öğrenme ile ilgili araştırmalarda yaygın olarak Japon balıkları kullanılır. Bir Japon balığının beyninde insanlardaki hipokampusa benzeyen, öğrenme ve hafızada rol oynayan bir bölge vardır.

Balık Hafızası Konusunda Neler Biliyoruz?

Kanıtlar, akvaryum balıklarının uzun ayrılık dönemlerinden sonra bile diğer bireyleri tanıyabildiğini ve hatırlayabildiğini göstermektedir. Yani sizi hatırlayan sadece kediniz ya da köpeğiniz değildir. Balığınızda hatırlayabilir. Hatta günün aynı zamanlarda aynı biçimde beslemeye devam ederseniz bir zaman sonra akvaryumda sizi hazırda beklediğine şahit olabilirsiniz.

Elbette, balık hafızası için kesin bir zaman aralığı belirlemek zor. Ancak bunun 3-5 saniyeden çok daha fazla olduğu kesin. Araştırma ve bulgulardan bazılarına göz atalım.

  • 2003 yılında, Plymouth Üniversitesi’ndeki bilim insanları, balıkları eğitmeyi başardı. Deneyde Japon balıkları, yalnızca bir kola bastıklarında beslendikleri bir kaba kondu. Araştırmacılar kolu günde sadece bir saat çalışacak şekilde kurdular. Balıklar kısa sürede bunun farkına vardı ve beslemek için her gün aynı saatte kola basmayı öğrendi. 
  • 2009’da Technion İsrail Teknoloji Enstitüsü’nde yapılan bir çalışmada da, araştırmacılar, bazı balıkların (sazan ve Tilapia) hafızalarının en az beş ay olduğunu buldu. Çalışmada Pavlov’un şartlı refleks deneyinin bir benzeri balıklara uygulandı. Balıklara her yem verildiğinde belirli bir ses çalındı. Bu da balıkların, çalınan sesi yemle ilişkilendirmelerine neden oldu. Daha sonra balıklar beş ay boyunca doğal ortamlarına bırakıldı. Beş ay geçtikten sonra, ses tekrar çalınınca, balıklar ilk beslendikleri yere geri döndü.
  • Oxford Üniversitesi ve Queensland Üniversitesinden bir ekibin 2016 yılında yaptığı bir araştırmada da, okçu balıklarının (Toxotes chatareus) yüzleri ayırt tanıdığı anlaşıldı.
  • Ayrıca araştırmalar, balıkların oltaya takıldıklarında acı hissettiklerini, sosyal hiyerarşileri içindeki yerlerini bildiklerini, ve daha önce birlikte vakit geçirdikleri diğer balıkları tanıyabildiklerini ileri sürüyor.

Balıklar İle Daha Çok İletişim Kurma Zamanı Gelmiş Gibi Gözüküyor

Bu ve diğer deneylere bakıldığında, Japon balıklarının bazı insanların düşündüğünden daha akıllı olduğu görülüyor! Bu çalışmalar, akvaryum balıklarının klasik koşullanmaya tepki verdiğini ve çevrelerindeki kaynakları aramak için uzamsal bilişi kullandığını göstermektedir.

Sonuçta bir balık ile günlük hayatımızda iletişim halinde bulunmayız. Bu da yanlış anlamaların ve mitlerin yaygın olarak kabul edilmesini kolaylaştırıyor gibi gözüküyor. Uygun biçimde bakılan Japon balıklarının ömrü yaklaşık 20 yıl. Bu bilgiler eşliğinde belki de onlarla daha fazla zaman geçirmeniz aranızda farklı bir bağ kurulmasına neden olacaktır. Sonuçta balıklar zannettiğimiz kadar sıkıcı değiller. Onlara karşı önyargılarımızı düzeltmenin zamanı geldi gibi gözüküyor.

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu