Psikoloji

Akış: Zihnin Aktığı Zamanlar Nedir? Nasıl Elde Edilir?

Doğaçlama caz yapan müzisyenlerin ve serbest stil rap müzikte akıllarına o an gelen şeyleri söyleyenlerin sahip olduğu çok önemli bir yetenek var: Trans hali olarak da bilinen zihnin akış halini kullanmak. Akış bütünüyle tek bir aktiviteye odaklandığımız durumlarda ortaya çıkar. Özünde, akış kişinin yapıyor olduğu şeye tamamen dikkatini vermesi ile karakterize olur. Çoğumuz bu akışı farkında olmadan yaşamışızdır. Sevdiğiniz bir kitabı okurken, bilgisayar oyunu oynarken, spor yaparken, resim, müzik gibi sanat dallarında bir eser üretmeye çalışırken hatta iş yerinde ofisinizde önemli bir konu üzerinde çalışırken, bütünüyle yaptığınız işe yoğunlaştığınız olmuştur. Peki akış tam olarak nedir ve akış anında neler gerçekleşir? Anlatmaya çalışalım…

Akış Nedir?

mutlulukbilimi akış

Akış, binlerce yıldır başka biçimlerde, özellikle doğulu dinlerde var olmasına rağmen Mihaly Csikszentmihalyi tarafından isimlendirilen bir  kavramdır. Birçok alanda genellikle alanın içinde olmak (being in the zone) olarak söz edilmektedir. Akış halindeyken beynin yanal alın korteksi baskılanır. Bu durumda zihinde farklı verileri birleştirip bunlar arasında yeni bağlar kurma şansı yakalar. Akış kuramı, kişinin bir işi içsel motivasyon, yoğun konsantrasyon, derin bir haz ve tatmin duygusu ile yaptığı durumun psikolojik özelliklerini ortaya koyar. Diğer bir deyişle bireyin bir aktivite ile bütünüyle meşgul olup, kendi varlığını dahi unutması halidir. Mihaly Csikzentmihalyi, mutluluğu insanların akışta olma hali olarak tanımlar. Herkes akış deneyimini farklı biçimlerde yaşayabilir. Hepsinin ortak noktası kişinin zevk aldığı aktiviteler olmasıdır.

Günlük hayatımızda birçok konuda endişe duyarız. Akış sizi tüm bu negatif duygulardan arındırarak yaptığınız aktiviteye yoğunlaşmanızı sağlar. Csikzentmihalyi bu durum hakkında şöyle söyler. “Akış bu dikkat odağı sayesinde kişinin gündelik hayatta zihninden geçebilecek her türlü tasa, kaygı ve korku ile bağlantılı yıkıcı düşüncelerden arınmış bir şekilde işini yapabilmesini mümkün kılar.” Akış halinde yapılan aktivitenin, yapan kişi için belki de en ideal yönü, o eylemin kişi için içsel motivasyon ve ödül kaynağı olmasıdır. Burada işin yapılış sürecinde alınan haz, işin yapılmasının en önemli nedenidir.

Akışın 4 Evresi

  • 1. Mücadele Aşaması: İnsanların çoğunun asla zorlanmamasının nedeni budur çünkü mücadele iyi hissettirmez. Kendilerine meydan okumaya isteksizler.
  • 2. Kabullenme Evresi: Mücadeleyi kabul edip meydan okumayı göze almanız, Serbest Bırakma Aşamasına ulaşmaya başladığınız yerdir. Beyninizin bilinçli işlemden bilinçaltı işlemeye dönüştüğü yer burasıdır.
  • 3. Akış Durumu: Düşük ya da yüksek düzey bir akış deneyimi yaşayabilirsiniz. Düşük dereceli bir akış durumu, yoğun odaklandığınız bir video oyunu veya yaratıcı yazma oturumu gibi minimum bir görevi yerine getirmek gibi bir şeydir. Öte yandan, tepe akış durumu, çoğunlukla ekstrem sporcularının başına gelen bir şeydir. Burası her şeyin yapılabileceği, üretkenliğin en yüksek olduğu evredir.
  • 4. Yeni Bağlantılar, Daha Güçlü Bir Hafıza: Akışın ortaya çıkmasının ardından o esnada gösterilen üstün performans hafızaya güçlübir şekilde kaydediliyor ve kullanılan beceriler bu kayıtlı seviye üzerinden güncelleniyor.

Akış halindeyken nörokimyasal düzeyde size ne olur?

  • Norepinefrin: Konsantrasyondan sorumlu olan hormon ve nörotransmiterdir .
  • Dopamin: Bilişsel uyanıklıktan sorumlu bir nörotransmiter .
  • Endorfin: Vücutta morfin gibi etki gösteren Opioid reseptörünü aktive eder. Bu da kişinin kendini iyi hissetmesine neden olur.
  • Serotonin: Serotonin, insanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir nörotransmitterdir. Eksikliğinde depresif, yorgun, sıkılgan bir ruh hali görülür
  • Anandamide: Mutluluk duygularını uyarmadaki rolü nedeniyle yaygın olarak “ mutluluk molekülü ” olarak bilinen bir beyin kimyasalıdır.
  •  Oksitosin: Üreme sistemi ve insan davranışları üzerinde kilit role sahip bir hormondur. Güveni artırır ve akışın efsanevi sonradan parlamasını üretmeye yardımcı olur.

Psikologların kafasını sık sık karıştıran soru, buradaki nörokimyanın davranışı mı tanımladığı yoksa davranışın nörokimyasalların üretimini mi tetiklediğidir. Muhtemelen bu durum her ikisinin de bir sonucudur. Bir konuya olan ilginiz ve katılımınız bu kimyasalların üretimini artırır. Bu da o dikkati sürdürmenize yardımcı olur ve potansiyel olarak dorsolateral prefrontal korteksinizin( beynin muhakeme etme, planlama ve davranışlarımızı düzenleme konusunda uğraştığı bölümü) hareketsizlik nedeniyle kapandığı noktaya ulaşmanıza yardımcı olur.

Ancak unutmayalım, akış durumunun farkına varır varmaz, onu kaybetme eğilimindesinizdir, bu nedenle en iyisi seveceğimiz bir işe odaklanıp bu durumun kendiliğinden ortaya çıkmasına müsaade edilmesidir. Mutluluk insanın ilgi duyduğu bir alanda uzmanlaşması ve bu alanda eylemde bulunurken yoğun konsantrasyon ve haz duygusu içinde akışı hissetmesidir. Yaptığı işten keyif alan insanların daha mutlu olduğuna ve yaptığı işlerin kalitesinin sürekli artmasına tanıklık etmişizdir. Bunun nedeni akışta kalabilmeleridir. Mutlu bir hayat sürmeniz dileğimizle…

Kaynaklar:

Bir Yorum

  1. İşte bu!..

    Olağanüstü deneyimler yaşatan ve haz duyulan tarifsiz bir süreç..

    Bence yaratıcılığın kaynağı bu tarzda.

    Sıradan bir beden olmaktan öylesine çıkıyorsunuz ki, sonsuzluğun keşfi gibi.. İçinde süzülür gibi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu