1798’de ekonomist ve din adamı Thomas Malthus “Nüfusun İlkeleri Üzerine Bir Deneme” adlı eserini yayımladığından beri, “Malthusçu” düşünce yani insanlığın doğal sınırlarla karşı karşıya olduğu fikri çoğu zaman küçümsendi ve eleştirildi. Günümüzde bu terim, sınırsız ilerleme iyimserliğini sorgulayan herkese yöneltilen bir itham hâline geldi. Oysa çoğu insanın Malthus hakkında bildiğini sandığı şeylerin büyük kısmı yanlıştır.

Yaygın anlatı şöyledir: Bir İngiliz papazı, nüfusun “geometrik” biçimde arttığını, buna karşılık gıda üretiminin “aritmetik” olarak daha yavaş büyüdüğünü ileri sürer. Yani nüfus her 25 yılda bir iki katına çıkarken, tarımsal üretim bu hızın gerisinde kalır. Bu farkın zamanla felakete yol açacağı düşünülür.
Ancak Malthus, bu süreci dengeleyen iki tür etken tanımlar. İlki “önleyici denetimler”dir. Bunlar ahlaki kurallar ve doğurganlığı sınırlayan davranışlardır. İkincisi ise “pozitif denetimler”dir. Yoksulluk, hastalık, savaş, çevresel bozulma ve benzeri koşullar nüfus artışını sınırlar.

Yaygın karikatürde Malthus dar görüşlü, matematikten anlamayan bir din adamı gibi sunulur. Sanki açlığın çözümünü yoksulların daha az çocuk yapmasında görüyormuş gibi anlatılır.
Oysa Malthus’u daha geniş bir bağlamda ele aldığımızda bambaşka bir tablo ortaya çıkar. Yenilikçi ve derinlikli bir düşünürdür. Çevre ekonomisinin erken kurucularından biri olarak kabul edilmektedir. Ayrıca tarihin sürekli ilerlediği yönündeki iyimser inanca karşı önemli ve öngörülü bir eleştiri geliştirmiştir.
Thomas Malthus Gerçekte Kimdir?

Malthus, kilise ile devletin ayrılmasını savunan ilerlemeci İngiliz Protestanlar arasında yetişti. Bu çevrede eğitim aldı. Radikal kölelik karşıtı Gilbert Wakefield’dan ders gördü. Cambridge’de uygulamalı matematik, tarih ve coğrafya okudu.
O dönemde orta gelirli eğitimli gençler sıkça din adamlığını seçerdi. Malthus da Surrey’deki Wotton’da papazlık görevini üstlendi. Ancak bu görev, onun toplumsal meselelere olan ilgisini azaltmadı.

“Nüfusun İlkeleri Üzerine Bir Deneme” adlı eserini yazarken teolojik görüşlerinden etkilendi. Ancak çalışmasını güçlü gözlemlerle destekledi. Sonraki baskılarda bu ampirik yönü daha da belirgin hâle getirdi. Nüfusun geometrik, gıda üretiminin ise aritmetik arttığı fikrini, Amerikan kolonilerindeki hızlı nüfus artışını inceleyerek geliştirdi.

Aynı dönemde Britanya’da yaşananları da dikkatle izledi. 18. yüzyılın sonlarında ülke sık sık gıda kıtlığı ve ayaklanmalarla karşı karşıya kaldı. Nüfus hızla arttı. 5,9 milyondan 8,7 milyona çıktı. Buna karşılık tarımsal üretim aynı hızda büyümedi. 1795’te açlık çeken Londralılar, ekmek talebiyle Kral III. George’un arabasını durdurdu. Bu koşullar Malthus’un düşüncelerini şekillendirdi.
Malthus Nüfus Teorisi Nasıl Ortaya Çıktı?
“Nüfus Üzerine Deneme” adlı eseri, bir arkadaşıyla yaptığı tartışmadan doğar. Tartışmanın odağında gazeteci ve yazar William Godwin vardır. Godwin bugün en çok “Frankenstein”ın yazarı Mary Shelley’nin babası olarak bilinir.
Malthus ile Godwin benzer geçmişlerden gelir. İkisi de muhalif orta sınıf ailelerde yetişir. İlerici okullarda eğitim alır ve kariyerlerine din adamı olarak başlar. Ancak Godwin’in radikal fikirleri onu kendi çevresiyle bile karşı karşıya getirir. Kısa süre sonra kürsüyü bırakır ve yazarlığa yönelir.
Godwin’i ünlü yapan ve Malthus’u harekete geçiren eser, 1793’te yayımlanan “Siyasal Adalet Üzerine Bir İnceleme” olur. Bugün bu kitap, felsefi anarşizmin temel metinlerinden biri olarak görülür.

Godwin, evliliğin kaldırılmasını, mülkiyetin yeniden dağıtılmasını ve devletin ortadan kaldırılmasını önerir. Ona göre insanlar bir gün ölümsüz olacak ve artık üremeye ihtiyaç duymayacaktır.
Malthus ise Surrey’deki yoksul papaz evinden dünyaya baktığında bambaşka bir tablo görür. İçinde yaşadığı çevre, yüksek doğum oranları, yoksulluk ve kısa yaşam süreleriyle şekillenir. Tarihi incelediğinde toplumların sürekli ilerlemediğini fark eder. Ona göre toplumlar büyüme ve gerileme döngüleri içinde hareket eder. Bu nedenle Godwin’in çizdiği ütopya, gözlemlerle örtüşmez.
Malthus, William Godwin’in abartılı ilerleme anlayışını sorgulamayı amaçladı. Ancak değişimin imkânsız olduğunu savunmadı. Yalnızca bu değişimin doğa yasalarıyla sınırlı olduğunu vurguladı.
“Nüfusun İlkeleri Üzerine Bir Deneme” ile bu sınırların nerede başladığını anlamaya çalıştı. Böylece toplumsal sorunlara yönelik politikaların daha gerçekçi temellere dayanmasını hedefledi.
Sonuç olarak;
Aradan geçen iki yüzyılda bilim ve sanayi olağanüstü ilerledi. Onun kitabı yayımlandığında dünya nüfusu yaklaşık 800 milyondu. Bugün ise 8 milyarı aşmış durumda.
Bu süreçte ilerleme fikrini savunanlar, insanlığın doğal sınırlarla karşı karşıya olduğu düşüncesini küçümsedi. Sınırsız büyüme fikrini sorgulayan herkesi “Malthusçu” diyerek eleştirdi.
Yine de Malthus önemini korur. Çünkü onun toplumlara dair daha temkinli yaklaşımı, göz ardı edilmesi zor bir gerçeği açıkça ortaya koyar: Doğa yasaları insan toplumları için de geçerlidir.
Kaynaklar ve İleri Okumalar:
- Murphy, Thomas. (2022). Limits to economic growth. Nature Physics. 18. 1-4. 10.1038/s41567-022-01652-6.
- Misunderstood Malthus. The English thinker whose name is synonymous with doom and gloom has lessons for today. Yayınlanma tarihi: 22 Ağustos 2025. Kaynak site: Conversation. Bağlantı: https://doi.org/10.64628/AAI.vy5nhngr9
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



