Sosyoloji

Bundan Sonra Bundan Ötürü: Post Hoc Mantık Hatası Nedir?

Diyelim ki bir hafta sonu piknik yapmaya karar verdiniz. Hava bir aydır bulutsuzdur, fakat tam da piknik sabahı yağmur başlar. Bu durumda, ister istemez sorunun sizinle ilgili olduğunu düşünürsünüz. Oysa bu tür düşünce hatalarının temelinde post hoc yanılgısı yatar.

Yağmur yağması ile sizin pikniğe gitmeniz arasında bir ilişki yoktur

Bir dönem, neredeyse her popüler sporda ünlü profesyonellerin bileklerinde aynı bileklikler vardı. Power Balance, ürünleri hakkında iddialı vaatlerde bulunuyordu. Şirketin internet sitesine göre bu silikon bileklikler beyni ve kasları hızlandırıyor, akciğer kapasitesini artırıyor, esnekliği geliştiriyor ve dengeyi iyileştiriyordu. Tüm bu iddialar şirkete ciddi gelir sağladı.

2011 yılında şirket sözcüsü, Associated Press’e o yıl yaklaşık 4 milyon dolarlık satış yapıldığını söyledi. Ancak, bu bileklikleri üreten Power Balance şirketi Kasım 2011’de iflas etti.

Şirket iflas ettiğinde aslında mali açıdan bir çöküş yaşamıyordu. Aksine, bilekliklerin popülerliği zirvedeydi. Her kesimden insan otuz dolar ödeyerek bu “sihirli” bilekliği taşıyordu. Şirketin vaat ettiği ne anlama geldiği tam olarak belli olmayan iddialar, milyonlarca insan için yeterince ikna ediciydi.

Spor, insanları sayılara ve istatistiklere odaklar. Performans ölçülebilir hale geldikçe, başarıdan hemen önce yapılan her davranış işe yarıyormuş gibi algılanır. Oysa bu durum, çoğu zaman yalnızca sonradan olma yanılgısından ibarettir.

Büyük olasılıkla şirket, Avustralya’da tüketiciyi bilerek aldattığı gerekçesiyle suçlu bulunup 67 milyon dolarlık bir uzlaşmaya mahkûm edilmeseydi yoluna devam edecekti. Bilim insanlarının itirazı netti: Ortaya atılan iddiaların tamamı bütünüyle yanlıştı.

Mahkeme kararından kısa süre sonra Power Balance LLC bir açıklama yayımladı ve “İddialarımızı destekleyen güvenilir bir bilimsel kanıt olmadığını kabul ediyoruz; bu nedenle yanıltıcı davranışta bulunduk” dedi.

Post Hoc Mantık Hatası Nedir?

Bir şirket iflas etse bile kısa süre sonra mutlaka bir başkası ortaya çıkar ve “sihirli” takılar ya da gizemli ürünler satmaya başlar. Tarih boyunca bu tür ürünler her zaman var oldu. Kâr ihtimali hiçbir zaman ortadan kalkmaz. İnsan zihnindeki kadim saflığa ve umut arayışına hitap edebilen iyi bir pazarlamacı bulunduğu sürece bu pazar canlı kalır.

Bu tür ürünlerin neden işe yarar gibi göründüğü sorusu önemlidir. Dört yapraklı yoncanın bu kadar kolay benimsenmesi ve insanların kazandıkları parayı rahatlıkla bu ürünlere harcaması rastlantı değildir. Bunun temelinde “sonradan olma yanılgısı” adı verilen Post Hoc mantık hatası mevcuttur.

“Post hoc” ifadesi, Latince post hoc ergo propter hoc sözünden gelir ve “bundan sonra olduysa, demek ki bundan dolayı oldu” anlamına gelir. Bir olayın hemen ardından başka bir olay gerçekleştiğinde, ikincisinin nedeninin birincisi olduğunu varsayma eğilimidir. Bu düşünme biçimi, insan bilincinin günlük işleyişinde sandığımızdan çok daha temel bir yer tutar.

Post Hoc Mantık Hatası Neden Bir Problemdir?

Post hoc yanılgısı, irrasyonel düşüncenin merkezinde yer alır. Bilim dışı, hatalı, mistik, mitolojik ve batıl inançlara dayanan pek çok açıklamanın temelinde bu düşünme biçimi bulunur.

Bu tür düşünmenin sizi sık sık yanıltması şaşırtıcı değildir. Çünkü örüntü tanıma, özellikle “eğer bu olduysa, şu olur” ilişkileri kurma becerisi, yaşamı sürdürmek için hayati öneme sahiptir. Sorun, post hoc düşünmenin ne zaman işe yaramadığını ayırt etmekte zorlanmanızdır.

nedensellik
Nedensellik mevcut olsa bile, neden ile sonucu birbirine karıştırmamaya dikkat etmeliyiz.

Örneğin soğuk algınlığı genellikle yedi gün içinde kendiliğinden geçer. Aldığınız ilaçlar çoğu zaman yalnızca belirtileri hafifletir. Buna rağmen iyileşmenizin bu ilaçlar sayesinde gerçekleştiğine inanırsınız. Post hoc düşünme, iyileşmeyi ilaca bağlamanıza neden olur. Oysa hiçbir şey almadan da aynı sürede toparlanmış olacaktınız.

Toplumsal ritüeller de aynı yanılgıyla beslenir. Bir toplum her yıl yağmur yağsın diye dans eder ve hasat bol olduğunda bunu dansa bağlar. Bir spor takımı maçtan önce dua eder ve kazandığında sonucu bu ritüele yorar. Ancak post hoc bağlantılar, gerçek nedenselliği garanti etmez.

Sonuç Olarak;

Yine de bu düşünme biçimi tamamen rastlantısal değildir. Evrimsel açıdan bakıldığında, temkinli davranmak çoğu zaman avantaj sağlar. Bu nedenle insan zihni, belirsizlik karşısında post hoc ilişkiler kurmaya yatkın olacak şekilde çalışır. Bu eğilim, çoğu durumda hatalı olsa bile, insan türünün varsayılan zihinsel ayarlarından biridir.

Bilimsel yöntemi, post hoc yanılgısına karşı geliştirilmiş zorunlu bir araç olarak görmek mümkündür. Bu yöntem olmadan, hangi nedenlerin gerçekten hangi sonuçlara yol açtığını ayırt etmek zordur. Hangi etkilerin tekrar edilebilir olduğunu, hangilerinden kesinlikle kaçınmak gerektiğini bilemeyiz

Ancak yine de, bu yanılgıdan tamamen kurtulmamız pek olası değil. Psikolog Lysann Damisch’in 2010’da yaptığı bir deney bunu açıkça gösterir. Deneklerin yarısına “şanslı” olduğu söylenen bir golf topu, diğer yarısına ise sıradan bir top verildi. Oysa toplar arasında hiçbir fark yoktu

Buna rağmen “şanslı” topu alanlar yüzde 5 daha fazla atış soktu. Etki topun kendisinden değil, ona atfedilen inançtan kaynaklanıyordu. Damisch’e göre bu inanç, oyuncuların kendilerini daha kontrol sahibi hissetmesini sağladı. Kaygıyı azalttı, ısrarı artırdı ve sonuçta performansı yükseltti.

Power Balance bilekliklerinde de olan buydu. Yarış pilotları, halterciler ya da konuşmacılar performanslarında bir iyileşme fark ettiklerinde, bunun nedeni büyük olasılıkla plasebo etkisiydi. Aynı inançla bileklik yerine basit bir ip de taksalar, sonuç değişmeyecekti. Ancak post hoc düşünme devreye girdiğinde, insanlar değişimin kaynağını kendi zihinlerinde değil, en görünür nesnede aradı:


Kaynaklar ve ileri okumalar

Matematiksel

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir