ZİHİN AÇAN YAZILAR

Toplumsal Bir Metafor: Haşlanan Kurbağa Sendromu

Haşlanan Kurbağa Sendromu, adını sık duyduğumuz bir metafor. Önce daha önceden bilmeyenler için bu metaforu, sonrasında da konu ile ilgili gerçek çalışmaları aktaralım.

Bir kurbağayı kaynayan bir suyun içine atarsanız, kurbağa kendini dışarı fırlatır. Çünkü doğal olarak korkunç şekilde canı yanacaktır.

Ama aynı kurbağayı soğuk suya koyar sonra da suyu yavaş yavaş ısıtırsak, kurbağa buna duyarsız kalacaktır. Çünkü, sessiz ve yavaş yavaş yapılan değişimlere tepki vermeyecek şekilde programlanmıştır. Yani alıştıra alıştıra derisinin yüzülecek olması, rahatsız edici bir durum değildir.

Hatta giderek kaynayan suda halinden memnundur. Ancak sonunda onu bekleyen şey, bir tabakta tüketilmek üzere cansız bir et yığını olarak kalacak olmasıdır.

***

Modern toplumların modern insanlarının da kurbağaya dönüştüğünü anlayınca, onları parmakta oynatmak ne de kolay olur. Halbuki suyun ısısının geldiği dereceyi anladığımızda atı alan Üsküdar’ı geçmiştir..

Toplumsal ve bireysel yaşamını etkileyen bazı şeyler yavaşça değişir, çoğu kimse de bunu fark etmez. Fark etmek de istemez. Farkındalık, sorumluluk getirir çünkü.

Buna ne gerek vardır? Ağzımızın tadı bozulmasın Ali Rıza Bey..Sonra kıyamet kopsa da olur. Ama şimdi ağzımızın tadı bozulmasın.

Haşlanan Kurbağa Deneyi

Suda haşlanan kurbağa hikayesinin geçmişi 1897 yılında Edward Wheeler Scripture tarafından yayınlanan bir makaleye dayanır. ” Eğer su yeterince yavaş bir şekilde ısıtılırsa canlı bir kurbağa hareket etmeksizin kaynatılabilir. Deneyde sıcaklık saniyede 0.002 derece arttırılmış ve kurbağa 2,5 saatin sonunda hareket etmeksizin ölmüş olarak bulunmuştur.”

Ancak matematik böyle demez. Su 100 derecede kaynar bu da 2,5 saatlik bir zaman diliminde saniyede 0.002 derecelik bir artışla suyun başlangıç sıcaklığının 82 derece olması demektir. Bu sıcaklıkta sağlıklı bir kurbağa kesinlikle tencereden fırlamaya çalışır.

Ayrıca bilimsel kaynaklar da iddia edilen fenomenin gerçek olmadığını bildirmektedir. Kurbağalar soğuk suda bile hareketsiz kalmazlar ve bir kurbağanın iki saat boyunca hareket etmeden oturmasını beklemek akla yatkın değildir.

***

Gerçek kurbağa üzerinde yapılan bilimsel deneyler bu metaforu desteklemese de haşlanan kurbağa sendromunun toplum bilimi açısından tartışma götürmeyecek kadar gerçek olduğu, geçmişten günümüze çeşitli deneyimlerle açık şekilde ortadadır.

Okuma önerisi: Hayvan Yağmuru: Hayvanların Gökyüzünden Düştüğü Nadir Bir Olgu

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor.. (Instagram veya Facebook hesabım yoktur. Fotoğrafımı ve adımı kullanarak sahte hesap açıldığını öğrendiğim için bu bilgiyi belirtmek durumundayım.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu