Biyoloji

İnsanlar Neden Deve Kuşlarının Kafasını Kuma Gömdüğünü Düşünüyor?

Bir kişi yaşadığı sorunu inkâr ediyor, yardım ya da tavsiye kabul etmiyorsa ona çoğu zaman “devekuşu gibi kafanı kuma gömme” deriz. Bu sözle, sorunla yüzleşmek yerine onu görmezden gelme eğilimine dikkat çekeriz.

deve kuşları kafasını kuma gömme
Deve kuşları kafalarını kuma gömmezler; bunun yerine tehlike anlarında daha düşük bir pozisyon alarak kendilerini korumaya çalışırlar. Bu yanlış inanış, doğada gözlemlenen gerçek davranışları yanlış yorumlamaya dayanmaktadır.

Bu benzetme, tehlike anında kafasını kuma gömdüğü sanılan devekuşlarından gelir. Birçoğumuzun zihnindeki görüntü de buna benzer: Tehlikeyi fark edince başını toprağa saklayan, görmediği şeyin kendisini de göremeyeceğini sanan büyük bir kuş. Ancak bu yaygın inanış gerçek değildir.

Devekuşları tehlike karşısında kafalarını kuma gömmez. Böyle bir davranış hem nefes almalarını zorlaştırır hem de onları savunmasız bırakır. Başını toprağa sokan bir hayvan çevresini göremez, yaklaşan tehlikeyi fark edemez ve zamanında kaçamaz. Bu yüzden kafayı kuma gömmek, devekuşu için bir savunma yöntemi değil, tam tersine büyük bir risk olurdu.

Üstelik devekuşlarının buna ihtiyacı da yoktur. Uçamazlar, ancak açık alanlarda yaşamaya çok iyi uyum sağlamışlardır. Uzun bacakları sayesinde çok hızlı koşabilir, güçlü tekmeleriyle kendilerini savunabilirler. Tehlike karşısında genellikle kaçmayı tercih ederler; kaçamadıklarında ise bacak güçleriyle saldırganı uzaklaştırmaya çalışırlar.

Deve Kuşlarının Kafasını Kuma Gömmesi Efsanesi Nasıl Ortaya Çıktı?

Kafayı kuma gömme fikrinin kökeni oldukça eskidir. Bu düşünce, yaklaşık iki bin yıl önce yaşamış Romalı doğa bilimci Plinius’a kadar uzanan anlatılarla ilişkilendirilir. Zamanla yanlış gözlemler, abartılı aktarımlar ve popüler kültür bu fikri güçlendirmiştir.

deve kuşu kafasını niye kuma gömer
Devekuşları aslında bitkilerle beslenmek ya da yuvalarıyla ilgilenebilmek adına kafalarını yere yakın bir düzeyde tutuyor. Devasa gözleri ise onları kuşatan dünyayı yakından takip edebilmelerine yardımcı oluyor. Yumurtasını korumaya çalışan bir deve kuşu uzaktan kafasını kuma gömmüş gibi gözükecektir.

Yanlış anlamanın bir nedeni de devekuşlarının yuva davranışları olabilir. Devekuşları yumurtalarını ağaçlara ya da yüksek yerlere değil, toprağa açtıkları sığ çukurlara bırakır. Kuluçka döneminde hem erkek hem dişi devekuşu yuvayla ilgilenir. Yumurtaları kontrol etmek ya da çevirmek için başlarını yere doğru eğerler. Uzaktan bakıldığında bu hareket, sanki kafalarını kuma gömüyorlarmış gibi görünebilir.

Deve Kuşlarının Kafasını Kuma Gömmesi Efsane Olsa da Deve Kuşu Sendromu Gerçektir!

“Başını kuma gömmek” deyimi, aslında devekuşlarından çok insanlara özgü bir davranışı anlatır. İnsan bazen rahatsız edici bir gerçekle yüzleşmek yerine, onu görmezden gelmeyi seçer. Sorun ortadadır, ama ona bakmamak kısa süreli bir rahatlama sağlar. Bu davranış biçimi, 2006 yılında yatırımcı davranışlarını inceleyen Dan Galai ve Orly Sade tarafından “devekuşu sendromu” olarak

Devekuşu etkisi, bağlama göre farklı anlamlar taşır. Finans alanında bu kavram, yatırımcıların belirli bir davranışını açıklar. Bazı yatırımcılar, bir yatırımın risk düzeyi açıkça belirtilmediğinde o yatırıma daha sıcak bakar. Psikolojik açıdan ise devekuşu etkisi, kişinin kendi performansıyla ilgili geri bildirimden kaçınmasını anlatır. Oysa bu geri bildirim, kişinin ilerlemesini görmesine ve hedeflerine daha bilinçli şekilde yaklaşmasına yardımcı olur.

Bu davranışı yalnızca tembellikle açıklamak doğru değildir. İnsanlar bazen ulaşması kolay bilgileri bile özellikle görmezden gelir. Örneğin bir öğrenci, derste daha başarılı olmak istediği hâlde öğretmeninin ödevine yazdığı geri bildirimi okumaz. Çünkü bu geri bildirim, onu hatalarıyla yüzleştirecektir.

Aslında çoğu insan nasıl ilerlediğini bilmek ve kendini geliştirmek ister. Ancak rahatsız edici bir gerçekle karşılaşma ihtimali, bu isteği bastırabilir. Devekuşu etkisi de tam bu noktada ortaya çıkar: Kişi, kendisine fayda sağlayacak bir bilgiden uzak durur; çünkü o bilgi kısa vadede huzursuzluk yaratır.

Bu etki daha büyük toplumsal meselelerde de karşımıza çıkar. İklim değişikliği bunun en açık örneklerinden biridir. Bilim insanları, iklim değişikliğinin insan kaynaklı gerçek bir sorun olduğunu ve ciddi sonuçları önlemek için hızlı adımlar atılması gerektiğini belirtir. Buna rağmen bazı siyasetçiler ve toplum kesimleri, bu konuda ortaya konan verileri görmezden gelebilir ya da önemsemeyebilir. Böylece sorun büyürken, insanlar kısa vadeli rahatlığı uzun vadeli güvenliğe tercih etmiş olur.

Sonuç olarak

Devekuşu etkisinden kaçınmak için en önemli adım, gerçeğe küçük dozlarla bakmayı alışkanlık hâline getirmektir. Banka hesabını her gün değilse bile haftada bir kontrol etmek, sağlık ölçümlerini düzenli yapmak, geri bildirimleri ertelemeden okumak veya zor konularla ilgili güvenilir kaynaklara bakmak bu alışkanlığı güçlendirir. Metafor yanlış bir hayvan davranışına dayanır, ama insan psikolojisinde karşılığı oldukça güçlüdür.


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • Webb, Thomas & Chang, Betty & Benn, Yael. (2013). ‘The Ostrich Problem’: Motivated Avoidance or Rejection of Information About Goal Progress. Social and Personality Psychology Compass. 7. 794–807. 10.1111/spc3.12071.
  • Chang BP, Webb TL, Benn Y. Why Do People Act Like the Proverbial Ostrich? Investigating the Reasons That People Provide for Not Monitoring Their Goal Progress. Front Psychol. 2017 Feb 8;8:152. doi: 10.3389/fpsyg.2017.00152. PMID: 28228740; PMCID: PMC5297323.
  • Why do we prefer to ignore negative information?. Kaynak site: Decisionlab. Bağlantı: Why do we prefer to ignore negative information?

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir