BİYOLOJİ

Karıncalardan Salgınlarla İlgili Ne Öğrenebiliriz?

Dışarı çıkıp eve geri gelmeden önce kendilerini temizlerler. Gerekli durumlarda kendilerini dezenfekte etmek için belirli kimyasal maddeler kullanırlar. Yaşam alanlarına gelen ziyaretçilerin belirli sayıda olmasını sağlarlar. Evlerini dezenfekte ederler. Hayır, onlar biz insanlar değil; karıncalar…

Sosyal mesafenin hayatımıza girmesinden çok önce karıncalar bunu çok başarılı bir şekilde zaten yapıyorlardı.

Tüm karasal hayvan biyokütlesinin neredeyse dörtte birini oluşturan karıncalar, doğada görülebilecek olası salgınlardan korunma konusunda en başarılı türlerden birisidir. Bakalım onlardan salgınlardan korunma konusunda neler öğrenebiliriz?

Sosyal Mesafe ve Karıncalar

Sosyal mesafe konusunda onlardan öğrenebileceğimiz çok şey var. 2018 yılında Stroeymeyt ve ekibinin yaptığı bir çalışma karınca kolonilerinin hastalığa neden olabilecek bir organizma ile karşılaştığında tepkisel olarak davranışlarını nasıl değiştirdiklerini gözlemledi.

Kolonilerdeki işçi karıncaların yarısı yuvadaki yumurtalara bakıcılık yaparken, diğer yarısı da yuvanın dışında yiyecek aramaya çıkıyordu. Dışarı çıkan karıncalar da hastalık kapmaya daha müsait oluyorlardı.

Araştırmacılar, yiyecek peşindeki karıncaların birazını mantar sporuna (Metarhizium brunneum) maruz bıraktı. Karıncanın kabuğuna tutunan sporlar bir iki gün içinde hayvana nüfuz ederek ölümüne neden oldu.

Yuva dışında çalışan karıncalar, hastalık yapan unsurlara maruz kalır kalmaz, hastalık daha tam baş göstermeden sağlıklı karıncalardan uzak durmaya başladılar; davranışları da değişti, dışarıda daha çok zaman geçirmeye başladılar ve diğerleriyle teması kısıtladılar.

Davranış değişikliği hastalanmayan ikinci grupta da görüldü: kendilerini izole ettiler ve hatta yuvada kalan “hemşire” karıncalar da yumurtaları daha güvenli bir yere taşıdı. Bu davranış değişikliği sayesinde hastalık yayılması engellendi, sağlıklı karıncalar ve kraliçe karınca da korunmuş oldu.

Temizlik ve Bakım

Karıncaların hastalıkların yayılmasını durdurmak için geliştirdikleri stratejilerden bir tanesi de temizlik ve bakımla ilgili. Karıncaların bazı alt türleri, mantar hastalığına yakalanan yavrularını ve yuva arkadaşlarını yalayarak sporları ağzında depolayıp sonra bu sporları bir yumak halinde tükürerek mekanik yöntemle temizler. Ya da kimyasal yöntem kullanarak hasta bireylerin üzerine zehirli bir sıvı yayar, böylece mantarları öldürür.

Zehir bezlerinde üretilen ve karıncaların arka taraflarındaki asit deliğinden salgılanan bu sıvı, ağırlıklı olarak formik asitten oluşur. Bu nedenle formik asit, adını Latincede “karınca” anlamına gelen “Formica”dan almıştır.

Yuvayı Dezenfekte Etme

Bazı karınca türleri, yuvalarında özel bir reçine biriktirir. Ancak bu reçine bildiğimiz reçinelere benzemez. İçerdiği özel kimyasallar sayesinde hastalıkları yuvadan uzak tutmaya yarayan bir bileşime sahiptir. Karıncalar, yuvalarının etrafındaki kozalaklı çam ağaçlarından yoğun bir şekilde bu reçineyi içeri taşırlar.

İsviçre’deki Lozan Üniversitesi’nden bir araştırmacı olan Michel Chapuisat tarafından yönetilen bir inceleme sonucunda, reçinesiz yuvada üç kat daha fazla mantar ürediği ve hastalığa sebep olan bakterilerde belirgin bir artış olduğu görüldü. Karıncalar biriktirdikleri antiseptik özellik taşıyan bu reçine ile yuvalarını mikroplara karşı koruyorlardı.

“Büyük olasılıkla reçine toplama eğiliminde bazı genler vardı ve bunlar evrimsel olarak aktarıldı. Hiçbir karınca ‘Hastalığı nasıl öldürebilirim?’ diye düşünmedi. ”diye belirtiyor Chapuisat. “Ama kesin olan şu; karıncalar gibi, hastalıkların yayılmasına karşı en etkin uygulamalardan bazıları aslında doğada gözlenen maddelerdir.

Salgınları Önlemede Karıncalar Bir Rehber Olabilir

Mevcut ve olası salgınlara karşı strateji geliştirmek için uzmanlar, karıncaların sosyal mesafe, dezenfekte etme ve doğadan bileşikler kullanma gibi teknikleri inceleyebilirler. Hastalanan genç üyeleri zehirlemek veya yuvadan dışarı atmak gibi uyguladıkları bazı korunma taktikleri bizler için geçerli olmasa da onlardan öğrenmemiz gereken pek çok taktik olabilir.

Çoğu insan topluluklarının doğru düzgün temizlik ve dezenfeksiyon önlemlerine sahip olmadığı, diğerlerinin de ancak son birkaç yüzyıldır bunlardan yararlandığı düşünülürse, karınca gibi böceklerin milyonlarca yıldır bu kuralları uygulaması etkileyici bir örnek…

Okuma Önerisi: Dünyanın İlk Çiftçileri İnsanlar Değil, Fijili Karıncalar

İleri Okumalar:

What Can We Learn From Ants About Epidemics?; https://www.discovermagazine.com/planet-earth/what-can-we-learn-from-ants-about-epidemics

Social network plasticity decreases disease transmission in a eusocial insect; https://science.sciencemag.org/content/362/6417/941

Ants avoid superinfections by performing risk-adjusted sanitary care; https://www.pnas.org/content/115/11/2782

Formik asit, adını karıncadan alıyor!; https://www.birgun.net/haber/formik-asit-adini-karincadan-aliyor-78727

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu