1912 Tarihli Bu Makale Dünyayı İklim Değişikliği Konusunda Uyarmıştı

Dünyanın dört bir yanındaki bilim insanlarının çoğu iklim değişikliğinin insan kaynaklı bir fenomen olduğu ve acil müdahale gerektirdiği konusunda hemfikir. Buna rağmen inkâr, dünyanın en güçlü ülkelerinin çoğunda hâlâ devam ediyor. Ancak insanların bilinçsiz tutumları sonucunun yıkıcı sonuçlarının olacağı fikri aslında çok da yeni değil. Aslında görselde gördüğünüz 1912 tarihli makale insanlığa bir uyarı amacı ile yazılmıştı.

İklim Değişikliği İle İlgili Endişeler Modern Zamana Ait Değildir

Aslında küresel ısınma düşüncesi yeni yeni farkındalık yaratmaya başlasa da fikir oldukça eski.1882’de Nature’da yayınlanan bir makale, artan kirliliğin “dünyanın iklimi üzerinde belirgin bir etkisi olacağı” sonucuna varmıştı. Bu makale oldukça dikkat çekmiş ve geniş çapta tartışılmıştı. 1896’da da İsveçli kimyager Svante Arrhenius, insanların neden olduğu karbondioksit (CO2) emisyonlarının küresel ısınmaya yol açtığını iddia edecekti.

Arrhenius, Joseph Fourier ( 1768-1830) ve John Tyndall’ın ( 1820-1893) çalışmalarını temel alıyordu. Adını daha çok matematikte duyduğumuz Fourier, Güneş’in çok uzakta olmasına rağmen Dünya’nın neden soğuk olmadığını merak etmişti. Ona göre bir şey sıcaklığı ayarlıyordu. Sonucunda da Fourier, çeşitli gazlardan oluşan Dünya atmosferinin bir cam fanus gibi davrandığını ve onu sıcak tuttuğunu düşündü.

John Tyndall, Fourier’in sera etkisi hipotezini kanıtlayan ilk kişiydi. Tyndall’ın ilk kez gösterdiği şey, atmosferdeki gazların ısıyı çok farklı derecelerde emmesiydi. Kendisi sera etkisinin moleküler temelini keşfetmişti. Fourier’in yapamadığı, ancak Tyndall’ın yapabildiği şey, etkiyi gösterebilen ve ölçebilen aygıtlar tasarlamak ve inşa etmekti.

Sera etkisinin moleküler temelini keşfetmesi, tanımlaması ve analizi, radyoaktivitenin veya elektronun keşfinden 30 yıldan fazla bir süre öncesine denk geliyordu. Bu nedenle kendisini tarihin unuttuğu en önemli fizikçiler arasında saymamız yanlış olmaz.

Fikirleri Svante Arrhenius ( 1859-1927) tarafından takip edilecekti. Kendisi bir kimyager olarak çalışırken, atmosfere verilen her bir karbondioksit birimi için gezegenin sıcaklığının ne kadar artacağını belirleyen kişiydi. Hesaplarından yola çıkarak, küresel ısınmanın mümkün olduğunu ilk anlayan kişi oldu.

Fikirlerini günümüzde “Arrhenius kuralı” olarak biliyoruz. 1896 yılında karbondioksit miktarının iki katına çıkmasının, 5-6 °C’lik bir küresel sıcaklık artışına neden olacağını hesaplamıştı. Ancak kendisi aslında küresel ısınmadan ziyade yeni bir buzul çağına girmekten daha çok endişeliydi,

1912 Tarihli Bir Makale İle Dünya Küresel Isınma Konusunda İlk Defa Uyarıldı

14 Ağustos 1912’de küçük bir Yeni Zelanda gazetesi, küresel kömür kullanımının gezegenimizin sıcaklığını etkilediğini bildiren kısa bir makale yayınladı. Bu makale Popular Mechanics dergisinden Arrhenius ve diğerlerinin çalışmalarından alınan dört sayfalık bir yayına dayanıyordu.

Popular Mechanics’teki 1912 tarihli makaleden bir kesit.

19. yüzyıl boyunca, kömürün artan kullanımını gözden kaçırmak zordu. Dünyanın dört bir yanındaki kasabalar ve şehirler, fabrikalar ve daha sonra buharlı trenler nedeniyle gözle görülür şekilde kirlenmekteydi. Bu açıdan bakıldığında, bir gazetenin giderek artan fosil yakıt kullanımının Dünya’nın iklimini nasıl değiştirebileceğine dair bir makale yayınlaması şaşırtıcı değil. Ama insanlık, sorunun ciddiyetini henüz tam olarak anlamamıştı. 

Vurgulanan tehlikelerin gerçek olamayacak kadar hayal ürünü olduğunu düşünüyorlardı. Bununla birlikte, karbondioksitin aslında bir sera gazı olarak ne kadar verimli olduğu konusunda görüşler de vardı. Birinci Dünya Savaşı başladığında ise, konu ilgi görmemeye başladı. Zira çıkan savaş nedeniyle özellikle Avrupa’da bir kargaşa hakimdi. Muhtemelen bu esnada sera gazlarının dünyaya etkisini ve küresel sonuçlarını düşünmek yapacakları son şey olurdu. İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin yeniden su yüzüne çıkması 1930’lara kadar gerçekleşmedi. 

İklim Değişikliğinin Gerçek Sonuçları 1930’lu Yıllara Kadar Anlaşılmayacaktı

Savaş bitiminde 1930’lu yıllarda İngiliz mühendis Guy Callendar, dünyanın dört bir yanından hava durumu gözlemlerini bir araya getirdi. Bunun sonucunda da sıcaklıkların çoktan arttığını fark etti. Callendar, bir ısınma eğilimini açıkça belirleyip bunu atmosferdeki karbondioksitteki değişikliklerle ilişkilendiren ilk kişi oldu. Ancak tıpkı 1912 yılında yayımlanan makale gibi, Callendar da ısınma oranını hafife aldı.

Guy Callendar’ın 1938 sonuçlarının, son küresel sıcaklık trendleri ile karşılaştırılması

2000 yılına kadar dünyanın sadece 0,39 derece daha sıcak olacağını tahmin ediyordu ancak bu tahminleri 2 katının üzerine çıktı. Zira 2000 yılındaki sıcaklıklar küresel anlamda 1 derece artmıştı. 1930’ların sonunda dünya bir kez daha savaşa girdi. Sonuçta iklim değişikliği ile ilgili endişeler bir kez daha rafa kaldırıldı.

Dünya Savaşı’nın ardından da Soğuk Savaş dönemi başladı. Savaş sonrası dönemde iklim üzerinde çok az siyasi kutuplaşma oldu. Margaret Thatcher İngiltere Başbakanı olduğu dönemde küresel ısınmayı açık bir tehdit olarak gördüğünü açıkladı. 1988’de NASA bilim insanı James Hansen, küresel ısınmanın çoktan geldiğini iddia ederek ABD Kongresi’ne açıklamalarda bulunacaktı.  Artan tehlikeler nedeniyle bilimsel araştırmalarda da bir artış gerçekleşti. Ancak bildiğimiz gibi o günden bugüne de fazla bir ilerleme olmadı.

Hawaii’deki Mauna Loa gözlemevi, 1958’den beri karbondioksit seviyelerini takip ediyor.

Sonuç Olarak;

Belki de harekete geçmek için en iyi zaman insanların toplu halde iklim değişikliğinin farkına vardığı 1912 yılıydı. Ancak çıkan savaş ve ekonomik bunalımlar gezegenimiz adına duyulan endişeleri bastırdı. En nihayetinde yaşam güvencesi ve refahın yeterli düzeyde olmadığı bir ortamda insanların küresel çıkarlar yerine günlük hayatlarına odaklanmaları normaldir.

Onlarca yıllık aksilikten sonra, iklim bilimi ve sosyal hareketler artık oldukça güçlü. Bunun sonucunda da iklim değişikliğinin etkilerine ilişkin yapılan çağırılar günümüzde her zamankinden daha güçlü. 2021’deki son rapor, insanların “kesinlikle atmosferi, okyanusu ve toprağı ısıttığını” belirtiyor. Bu nedenle belki de ikinci en iyi zaman ise şimdi olacaktır.



Kaynaklar ve ileri okumalar

  • For 110 years, climate change has been in the news. Are we finally ready to listen. Yayınlanma tarihi: 15 Ağustos 2022; Bağlantı: https://theconversation.com/
  • Article from 1912 warns the world about climate change. Yayınlanma tarihi: 8 Ekim 2018; Bağlantı: https://bigthink.com/
  • Tyndall’s climate message, 150 years on. Yayınlanma tarihi: 25 Eylül 2011; Bağlantı: https://www.bbc.com/

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz