İnsan Hayatını En Çok Kurtaran Hayvan Nedir? Cevap Şaşırtıcı

“İnsan hayatını en çok kurtaran hayvan nedir?” diye sorulduğunda aklınıza sadık dostlarımızdan olan köpekler, atlar ya da belki de haberci olarak kullandığımız güvercinler gelecektir. Ancak verilmesi gereken doğru cevap bunlardan hiçbiri değil. Doğru cevap çoğu insanın şimdiye dek adını bile duymamış olduğu at nalı yengeci ( horseshoe crab) olmalıdır. Eğer bu güne kadar bir biçimde iğne olduysanız siz de hayatınızı bu küçük hayvana borçlusunuz demektir.

At nalı yengeçleri modern tıbbın ilerlemesine geçtiğimiz 40 yıl içinde büyük ölçüde yardımcı oldu. Bunun nedeni at nalı yengecinin kendisinden ziyade oldukça ilginç kanı ile ilgilidir. Bu hayvanın kanı ilaç endüstrisi tarafından ilaçları, aşıları ve yapay böbrekler gibi tıbbi cihazları tehlikeli mikroplardan arınmış olduklarından emin olmak için test etmelerini sağlar. Yapılan bu teste ise yengecin Limulus polyphemus olan tür ismine ithafen, LAL (Limulus amebocyte lysate) Testi denir. Başka hiçbir test bu kadar kolay veya güvenilir şekilde çalışmaz.

At nalı yengeci kanı çözeltilerdeki endotoksinleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Bunlar bakterilerde bulunan toksinlerdir. Bu nedenle enjeksiyon veya ameliyat olan herkes bu canlılar sayesinde tehlikeli toksinlerden korunmuştur. günümüzde ilaç şirketleri Covid-19 aşıları da dahil olmak üzere, çeşitli tedavileri ve ilaçları bu kan üzerinde test ediyor.

Bu Yengeçler Neden Bu Kadar Özeldir?

Bu yengeçler genellikle kirli, sığ kıyı denizlerinde yaşamlarını sürdürmektedir. Bir litre deniz suyu, bin milyardan fazla zehirli bakteri içerebilir. Bu hayvanların bağışıklık sistemleri yoktur ve enfeksiyonla savaşmak için antikor geliştiremezler. Bunun yerine kanları, etraflarında pıhtılaşarak istilacı bakteri ve virüsleri etkisiz hale getiren mucizevi bir bileşen içerir. İşte LAL testinde kullanılan da bu bileşendir. Tıbbi kullanıma yönelik herhangi bir şeyin kontamine olup olmadığını öğrenmek için tek yapmanız gereken onu bir miktar LAL testine maruz bırakmaktır. İşlem sonucunda eğer pıhtılaşma olmuyorsa bir sorun olmadığını anlarsınız ve gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.

Bu biyolojik tuhaf yapısal özellikten yararlanmak için, ilaç firmaları “pıhtılaştırıcı” anlamındaki “koagülan” isimli kimyasalı içeren hücreleri patlatır. Sonrasında koagülanı, kanla temas etmiş olabilecek herhangi bir karışımdaki bulaşmayı ortaya çıkarmak için kullanırlar. Eğer sıvıda tehlikeli bakteri endotoksinleri varsa at nalı yengeci kanı özütü iş başına geçip, solüsyonu jel olarak adlandırılan şeye dönüştürür.

At Nalı Yengeci Kanı Mavidir

İnsanlardan farklı olarak, at nalı yengeçlerinin kanında oksijen taşımak için demir kullanan hemoglobin yoktur. Bunun yerine bakır kullanan hemosiyanin yer alır. Sonuç olarak da bu nedenle, kanları mavidir. Sağlık endüstrisinde kullanıldıkları için de tahmin edebileceğiniz gibi çok da değerlidir. Kanlarının litresinin15 bin dolar civarında satıldığı bilinmektedir.

Kan kaybı onların ölüm nedeni olmasa da yakalama ve taşıma gibi diğer faktörler bu yengeçlerin sayılarının giderek azalmasına neden oluyor. Günümüzde at nalı yengeçlerinin %6-15,4 kadarının hasattan dolayı öldüğü bilinmekte. Sonuç olarak, Çin ve Amerikan at nalı yengeci (Atlantik at nalı yengeci olarak da adlandırılır)  savunmasız ve nesli tükenmekte olan türler listesine alındı. Biyomedikal kullanım için kan almanın yanı sıra, at nalı yengeçlerinin karşılaştığı diğer tehditler arasında aşırı hasat, insan etkileşimi ve ciddi habitat değişikliği gibi sorunlar da bulunuyor.

Ancak, bu doğal tıbbi mucizeye erişmek için insanların at nalı yengeçlerini toplaması daha doğrusu kanlarını toplaması gerekir. Neyse ki bu kanı elde etmek için yengeçler öldürülmez. Bunun yerine hasat edilir. Haftada bin kadarı küçük tekneler aracılığı ile toplanarak canlı olarak laboratuvara gönderilir. Burada kanlarının yüzde 30’u alınır ve daha sonra yengeçler geri bırakılır. Sonrasında bu yengeçler suya geri konulduğunda hızla iyileşirler. Bu kan hasadı işlemi yılda bir kez tekrarlanır. Toplanan kanlar dondurularak kurutulur ve dünyanın dört bir yanına gönderilir.

Bu hayvanlar kabuklularla değil araknidlerle yakından ilişkilidir. Gezegenimizde 480 milyon yıldır hayatta kaldıkları için yaşayan fosiller olarak kabul edilmektedirler. Yani ilk dinozorların varlığından bile 200 milyon yıl önce yaşamışlardır. Bu kadar uzun süre hayatta kalmalarına yardımcı olan pürüzsüz, kavisli kabuklarıdır.

Onlara Aynı Zamanda Yaşayan Fosiller de Denir

Bu yengeçler için fosil kayıtları yaklaşık 480 milyon yıl öncesine uzanıyor. Bu, dinozorlardan 200 milyon yıl öncesidir. Tamamen zararsız, ancak kaktüs gibi dikenli olan at nalı yengeçleri aslında yengeç değildir. Kabuklu kuzenlerinin sahip olduğu antenleri veya çeneleri yoktur ve ek çift bacakları vardır (toplam 13 tane). Aslında yaklaşık 480 milyon yıl önce evrimleşen akreplerin, örümceklerin ve akarların akrabalarıdır. Ordovisyen olarak bilinen bu dönemde, okyanuslardaki yaşam hızla çeşitlenirken, hayvanlar henüz karaya çıkmamıştı.

Fosil at nalı yengeç örnekleri. Soldan sağa: Pickettia carteriAlbalimulus bottoniSloveniolimulus rudkini ve Tasmaniolimulus patersoni . Bu hayvanlar yaklaşık  bir yıl boyunca yemeden yaşayabilir. Ayrıca aşırı sıcaklıklara ve tuzluluğa da dayanıklı oldukları bilinmektedir. Tüm bu nedenle sonucunda bu kadar uzun süre hayatta kalabilmişlerdir. At nalı yengecinin kabuğu sert olmasına rağmen etrafındaki dünyaya karşı çok hassastır. Yengeçler özellikle ışığa duyarlıdır.

Son 150 milyon yılda at nalı yengeçleri çok az değişti ve bu da onların “yaşayan fosiller” takma adı ile tanınmasını sağladı. Ancak fosil kayıtlarındaki örneklere baktığımız zaman uzunluklarının 3-30 cm arasında olduğunu görüyoruz. Oysa ki günümüzde bu hayvanlar 80 cm’den fazla büyüyebilmektedir.

Soyları Giderek Tükenmektedir

Sonuç olarak, bu eklembacaklılar tüm kitlesel yok oluşlardan sağ çıktı. Bazılarının görünümü zamanla değişse de bir çok özellikleri bozulmadan günümüze kadar varlığını korudu. Ne yazık ki, kan toplama nedeniyle at nalı yengeci popülasyonları günümüzde önemli ölçüde azalmaktadır. Aslında mavi kanın sentetik bir ikamesi neredeyse yirmi yıldır mevcuttur. Ancak bu alternatifin etkinliği konusunda bazı belirsizlik vardır. Bu nedenle at nalı yengeçleri bir süre daha hasat edilmeye devam edilecek gibi görünüyor.

Bu antik yengeç sadece biz insanlar için ekolojik sistemin bütünlüğü açısından da çok önemlidir. Bu nedenle bilim insanları ve çevre aktivistleri, Atlantik yengeçlerinin sonunun  esas olarak biyomedikal testler sonucunda Tayvan’da ve Hong Kong’da yok olan Asya at nalı yengeci gibi olabileceğinden endişe ediyorlar. Son veriler kanları için toplanan yengeçlerin yüzde 30 kadarının okyanusa döndüklerinde öldüğünü gösteriyor. Birçok balık türü ve kuş da bu yengecin yumurtaları ile besleniyor. Bu kıyı kuşları, göçlerini at nalı yengeci yumurtlama aktivitesine denk gelecek şekilde zamanlayacak şekilde evrimleşmiş durumdalar. Bu nedenle soylarının mevcudiyeti sadece biz insanlar için değil ekosistemin bütünlüğü açısından da önemlidir.



Kaynaklar ve ileri okumalar için:

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

3 Yorum

  1. Tek sözüm sizlere teşekkür etmek istiyorum . Yeniden çok değişik konularda keyifle yayınladığınız bilgileri okumak ve özellikle çok enteresan yazılımları tekrar okuyup ve birçok arkadaşımla paylaşıyorum.
    Tekrar teşekkürler ,
    Saygılarımla

  2. Süper bir bilgi ,
    Tekrar teşekkürler ,
    Saygılarımla

Başa dön tuşu