Yengeç Sepeti Sendromuna Sosyal Psikoloji Cephesinden Bakış

Yengeç Sepeti Sendromu diğer söyleyiş biçimi ile Yengeç zihniyeti (Crab Mentality) metaforu, yengeçlerde bir kovaya hapsedildiklerinde gözlemlenen bir davranış modelinden türetilmiştir. Bu durumda herhangi bir yengeç kaçsa bile, yengeç grubu o başarılı olan yengeci aşağı çekmek için çalışır. Başka bir deyişle grup, bir yengecin başarılı olmasına izin vermek yerine toplu bir ölümü paylaşmayı tercih eder.

Bir yengeç bilinçli olarak diğerini aşağıya çekmeye çalışmaz. Bu davranışın nedeni yengeçlerin başkalarına tutunmanın hayatta kalmayı teşvik ettiği deniz kıyılarında evrimleşmesidir. Yani doğal seçilim sonucu yerleşmiş bir davranış kalıbını sergilemektedirler. Ama bu durum insan cephesinde aynı biçimde işlememektedir.

Yengeç Sepeti Sendromu
Yengeç zihniyeti, nedeniyle insanlar kendilerinden önce gelenlere düşünceleri, ifadeleri veya eylemleri açısından olumsuz tepki verebilmektedir.

Yengeç sepeti sendromu metaforu insanlarda bencil ve dar görüşlü düşünce ifade etmek için kullanılır. Metafor, başarıya ulaşan herhangi bir kişiyi, aşağı çekmeye çalışan bir bireyin veya grubun zihniyetine atıfta bulunmaktadır. Bu yaklaşım temelde “Ona sahip olamıyorum, bu yüzden onu almanıza izin vermeyeceğim” fikrine dayanır. Bu kavram, ilk olarak aktivist yazar Ninotchka Rosca tarafından ortaya atılmıştır.

Bu davranışı sergileyen bir kişi kendisine bir fayda sağlamasa da, işyerinde terfi bekleyen bir iş arkadaşı hakkında kötü niyetli söylentiler yaymakta sakınca görmez. Diyet ve egzersiz yaptığınızı fark eden bir yakınınız, kendisi bu motivasyonu gösteremediği için sizi sabote etmeye çalışabilir. Bu durum okul hayatında da oldukça sık karşımıza çıkar. Hatta bu durum nedeniyle öğrencilerin akran zorbalığı yaşama ihtimali artar.

Yapılan bir araştırma, öğrencilerin bu durumdan kaçınmak için bilinçli olarak sınavlarda düşük not aldığını ortaya koymuştur. Bu da durumun eğitim açısında da önemli bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır. ( Detaylar için kaynaklar kısmına bakabilirsiniz.)

Yengeç Sepeti Sendromu Biz İnsanlarda Neden Var?

Kendi durumlarını kabullenmek ve sorunlarıyla yüzleşmek yerine bu kişiler küçümseme, eleştiri, cesaret kırma ve kaba davranışlar yoluyla başkalarının özgüvenini azaltmaya ve kendilerinin ötesinde başarıya ulaşan herkesin ilerlemesini durdurmaya çalışırlar.

Neden çoğumuz arkadaşlarımız da dahil olmak üzere başkalarının bizden daha başarılı olmamasını istiyoruz? Bu durum, insan doğasının bencilliğini mi yansıtıyor yoksa içinde bulduğumuz kültür mü bu zihniyeti yaratıyor? Bu soruların cevaplarını vermek elbette kolay değil.

Sabit zihniyete sahip insanlar, karakterlerinin, zekalarının ve yaratıcı niteliklerinin sabit olduğuna ve geliştirilemeyeceğine inanırlar. Bu nedenle, zorluklardan kaçınma, kolayca pes etme, çabayı gereksiz kılma, geri bildirimleri görmezden gelme ve başkalarının başarısı tarafından tehdit edilmiş hissetme eğiliminde olurlar. Zorlu işler yapmak ve kendilerini ilerletmek yerine, “zirvede kalmanın” bir yolu olarak diğerlerini aşağı çekerler.

Diğer bir deyişle bu durum kıskançlık ile başa çıkmak için sergilenir. Bu duyguyla başa çıkmak ve kendini iyi hissetmek için kişi başkalarının statüsünü azaltmayı tercih eder. Ayrıca bu tutuma bazı durumlarda çeşitli bilişsel önyargılar ve mantık hataları neden olur. Örneğin, sıfır toplamlı önyargı olarak bilinen bir bilişsel yanılgı nedeniyle kişiler, bir başkasının kazancının kendi kayıplarına neden olacağına inanırlar. Ya da sürü psikolojisi zihniyeti ile sürüden ayrılmaya çalışan kişiyi tekrardan sürüye dahil etme güdüsü taşıyabilirler.

Özetle, insanlar kendilerini daha iyi hissetmeye çalıştıkları için, diğer insanların ilerlemesini kendi pahasına olarak gördükleri için veya başkalarının da aynı tür zihniyeti sergilediğini gördükleri için yengeç sepeti sendromu belirtileri gösterirler.

Yengeç Zihniyetinden Nasıl Kaçabiliriz?

Toplum açısından kesin olan bir şey var ki toplu bir çöküş kimseye fayda sağlamaz. Bu tür zihniyete sahip kişiler davranışlarından ötürü kısa bir süre kendini iyi hissedecektir. Ancak bu durum uzun vadeli refah için sağlıklı bir strateji değildir. Başka bir kişinin başarısını küçümsemek veya eleştirmek kişiyi gerçekten yükseltmez.

Yengeç zihniyetinden kaçınmanın ilk adımı, onu sergilediğiniz veya yapmak üzere olduğunuzu fark etmenizdir. Düşüncelerinizin veya eylemlerinizin, iyi bir sebep olmaksızın birinin cesaretini kırmayı veya sabote etmeyi içerip içermediğini fark etmeniz gerekir. Eğer böyle bir tutuma sahip olduğunuzu fark ederseniz, sonrasında bu duruma neden olan sorunların kaynağını belirlemeniz gerekir.

Sonrasında da olumlu düşünce kalıplarını teşvik etmeye çalışabilirsiniz. Örneğin, başkalarının ne yaptığını ve başardığını takıntı haline getirmek yerine, kendi hedeflerinize ve ilerlemenize odaklanmayı deneyebilirsiniz. Ancak bazı durumlarda, zihniyetinizi doğrudan değiştirmek mümkün olmaz. Bu durumda bunun yerine eylemlerinizi değiştirmeye odaklanmalısınız. Örneğin, size yakın biri, sizin de yapmak istediğiniz önemli bir şeyi başarmış olabilir. Bu durumda içten içe bir kıskançlık duysanız bile yine de o kişiye zarar vermekten kaçınabilirsiniz.

Sizi Aşağı Çekmeye Çalışan Kişiler İle Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?

Yengeç zihniyetiyle başa çıkmak için ilk öneri diğer kişileri bu biçimde düşünmeye iten şeyin nedenlerini anlamaya çalışmak olacaktır. Bu sayede kendinizi daha az mağdur hisseder ve empati yapabilirsiniz. Ancak çoğu durumda bu mümkün olmaz. O zaman yapmanız gereken şey kendi zihniyetinize ve eylemlerinize odaklanmak olmalıdır. Kısacası o kişileri anlayın ve sonrasında görmezden gelin. İnsanların bu tutumlarının yaptığınız herhangi bir şeyden ziyade, öncelikle kendi sorunları nedeniyle ortaya çıktığını fark edin. Sendromsuz günler dileğimizle.


Göz atmak isterseniz…


Kaynaklar ve ileri okumalar için:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu