Psikoloji

Kompulsif Biriktirme Hastalığı Diğer Adıyla İstifçilik

Nesne biriktirmeyi sever misiniz? Eski yadigârlardan ayrılmakta güçlük çekiyor musunuz? Başkalarının duygusal ya da maddi değer vermedikleri nesnelere değer atfeder misiniz? Bir şeyleri asla atamaz mısınız? Evinizin içinde hareket etmekte güçlük çekiyor musunuz? Eğer bu sorulara cevabınız evet ise yazımızı okuyabilirsiniz. Çünkü kompulsif biriktirme ( Dispozofobi) diğer adıyla istifçilik sendromundan mustarip olabilirsiniz.

Aslında istifçilik terimi akıl sağlığı literatürümüze yakın zamanlarda dahil oldu. İlk başta adı Collyer sendromu idi. Bu ismi gelmiş geçmiş en dramatik istifçilik vakası olarak bilinen Homer ve Langley Collyer kardeşlerden aldı. Collyer kardeşler, ünlü ve varlıklı bir doktorun çocuğu olarak yaşamlarına devam ederken kısa bir süre içerisinde Manhattan Harlem’deki 4 katlı evlerini adeta bir çöpten kale haline getirmişlerdi. Bunda en büyük etken, 1919 yılı içerisinde babalarının evi terk etmesi, 1929 yılında da annelerinin hayatını kaybetmesi sonrasında yaşadıkları duygu durum bozukluğu idi.

İkilinin trajik bir biçimde ölümlerinin ardından evden 100 tonun üzerinde eşya çıkarılmıştır. Bu eşyaların arasında hukuk, tıp, mühendislik gibi alanlarda 25 binin üzerinde kitap, tonlarca gazete,  14 kuyruklu piyano, T model Ford otomobil ve akla gelebilecek her türden eşya olduğu anlaşılmıştır.

Yüzyıl ortalarına gelindiğinde, kitlesel üretim ve savaş sonrası ekonomik patlama, mütevazı insanların giderek daha fazla nesne edinmesini mümkün kıldıkça, Collyer sendromu daha yaygın hale geldi. Daha sonrasında psikologlar bu eylemi, kaygıyı savuşturmayı amaçlayan tekrarlanan, ritüelleştirilmiş bir eylem olarak kabul etti. Devamında da obsesif-kompulsif bozukluğun bir alt türü olması gerektiğine karar verdi. Bu sınıflandırma uzun süre kabul gördü. Ancak 2013 yılından itibaren biriktirme bozukluğu başına bir hastalık olarak değerlendiriliyor.

İstifçilerin daha çok çöp ve işe yaramaz eşya topladığını düşünüyorsanız, bu doğru değil. Bir istifçi için her şey toplanmaya değerdir. İstifçiler daha çok kendilerini koleksiyoncu olarak isimlendirdikleri için istiflemeyi rahatsızlık olarak kabul etmezler. Ancak bir şeylerin koleksiyonunu yapmak ile kültürel bir birikimi yansıtmayan, insanlarda görmek için merak uyandırmayan bir şeyleri biriktirmek elbette farklıdır.

İstifçilik Neden Oluşur?

İstifçilik, yaşantımız esnasında yaşanan stresli bir olayla başa çıkmanın bir yolu olarak başlar. Kişi, eşyalarını, onlara tekrar ihtiyaç duymaktan korktuğu için elden çıkarmaz. eşyalarına duygusal anlam yüklemiştir ve bu eşyaları atmanın duygusal ihtiyaçların karşılanmasını engelleyeceğine inanırlar. Küçücük bir şeyi dahi gözden çıkarmak istifçilerde derin bir üzüntü yaratır. İleride ihtiyaç duyabilecekleri bir şeyi çöpe atmanın vereceği huzursuzluğu çok iyi bildiklerinden biriktirmeye devam ederler. Nihayetinde de evlerindeki eşya yığınları çığ gibi büyür.

Bu kişiler küçülmek isteseler bile (ki bu nadirdir), karmaşayı çözmenin önemli bir zorluğu vardır. Şiddetli istifleme bozukluğu olan kişilerin dikkati kolayca dağılır. Odaklanmakta ve konsantre olmakta zorlanırlar. Paradoksal olarak, aynı zamanda mükemmeliyetçi olma eğilimindedirler. Bu nedenle hatalı bir karar almak yerine, hiçbir şey yapmamayı tercih ederler. Eşyalarını kategorize edemezler. Bir nesneyi büyük bir grubun üyesi olarak görmektense (mesela 42 siyah tişörtten biri), onu tekil, benzersiz, özel olarak kabul ederler. Bu nedenle, her siyah tişört diğerlerinden ayrı algılanır ve kendi tarihini, önemini ve değerini taşır.

Bir İstifçinin Beyni

İstifçilik bozukluğu olan kişi, gereksiz postaların, faturaların, makbuzların ve kağıt yığınlarının birikmesine bile izin verir. Bu nedenle ortaya çıkan dağınıklık bir sağlık ve güvenlik riski oluşturabilir. Bu durum kendisini ve etrafında bulunan diğer kişilerin yaşantısını etkiler. Bu, izolasyona ve diğer insanlarla bozulmuş veya zor ilişkilere neden olur.

Görüntüleme tekniği sayesinde elde edilen bulgulara göre istifçilerin beyinlerindeki iki bölgede (anterior singulat kortekste ve insulada) gerçekleşen elektriksel etkinlik normal insanlardan daha farklıdır. Bu iki bölge, kişi korktuğunda ve hoşa gitmeyen bazı duyguların işlenmesinde etkinleşmektedir. Bu etkileşim insanların söz konusu eşyanın ya da nesnenin önemli olduğu konusunda bir varsayım geliştirmelerine neden olur. Tüm bunlar olurken de beynin anıların saklanmasında ve geri çağrılmasında etkin olan hipokampus adlı bölgesi, o nesneyle ilgili anıları çağırmaya başlıyor. İstifçiler için bu noktadan itibaren karar almak giderek zorlaşıyor. Öte yandan, istifleme bağımlılığı olmayan insanlar bir nesne üzerinde bu kadar çok düşünmedikleri için karar vermeleri çok daha kolaydır.

İstifçilik Nasıl Tedavi Ediliyor?

İstifçiliği tedavi etmek zordur. Bunun nedeni kişinin bu durumu temelde bir sorun olarak görmemesidir. Sorun olarak görse bile durumundan rahatsız olduğu için yardım istemek konusunda da çekingen davranabilmektedir. Yapılmaması gereken ilk şey şu bir kompulsif biriktirme hastasının eşyalarını çöpe atmaktadır. Bu durum kişinin aşırı bir öfkeye kapılıp ağır bir umutsuzluğa sürüklenmesine neden olacaktır. Uzmanlar istifçilik tedavi sürecinin hızlı değil adım adım yaşaması gerektiğini vurguluyor. Araştırmacılar her ne kadar kompulsif biriktirme bağımlılığını daha çok ileri yaşlardaki kişilerde gözlemlese de, belirtilerin daha küçük yaşlarda ortaya çıkabildiğini de söylüyorlar.

Eşyaları değil anları biriktireceğiniz bir yaşam biçimi kurmanız dileğimizle…

İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu