YAŞAM

Kompulsik Biriktirme Hastalığı Yani İstifçilik

Nesne biriktirmeyi sever misiniz? Eski yadigârlardan ayrılmakta güçlük çekiyor musunuz? Başkalarının duygusal ya da maddi değer vermedikleri nesnelere siz değer atfeder misiniz? Bir şeyleri asla atamaz mısınız? Evinizin içinde hareket etmekte güçlük çekiyor musunuz?

Eğer yukarıdaki sorulara cevabını evet ise yazımızı okuyabilirsiniz çünkü kompulsik biriktirme ( Dispozofobi) sendromundan muzdarip olabilirsiniz.

Kompulsik biriktirme çok miktarda eşya, alet, giysi toplamak ve gereksiz olanları ayıklamayı reddetmek olarak tanımlanır. Bu sorun, 1990’lı yıllardan itibaren akıl sağlığı literatürümüze girmiş gibi gözüküyor. Başlarda bir tür obsesif kompulsif bozukluk (OKB) olarak kabul görse de günümüzde kendi başına bir hastalık olarak değerlendiriliyor.

İstifçilerin daha çok çöp ve işe yaramaz eşya topladığı doğru değil. Bir istifçi için her şey toplanmaya değer olabiliyor. İstifçiler daha çok kendilerini koleksiyoncu olarak isimlendirdikleri için istiflemeyi rahatsızlık olarak kabul etmiyorlar.

Bir şeylerin koleksiyonunu yapmak, antika sayılabilecek versiyonlarını arayıp bulmak sanatsal bir faaliyet gibi görünüyor ancak arka planında kültürel bir birikimi yansıtmayan ve diğer insanlarda görmek için merak uyandırmayacak türden biriktirmeleri koleksiyonerlikten ayırıp istifçilik olarak tanımlayabiliriz.

Bir İstifçinin Beyni

Görüntüleme tekniği sayesinde elde edilen bulgulara göre istifçilerin beyinlerindeki iki bölgede (anterior singulat kortekste ve insulada) gerçekleşen elektriksel etkinlik normal insanlardan daha farklı.

Bahsedilen bu iki bölgenin, istifçilerde kendilerine ait olan belgelerle ilgili karar verirken çok daha yoğun olarak etkin olduğu belirlenmiş. Bilim insanlarına göre bu iki bölge, risk hesaplaması sırasında, kişi korktuğunda ve hoşa gitmeyen bazı duyguların işlenmesinde etkinleşiyor.

Her iki bölge birlikte çalışarak, insanlara söz konusu eşyanın ya da nesnenin ne kadar gerekli ve önemli olduğuna dair bir karar vermeleri konusunda yardımcı oluyor. Ancak araştırmada gözlendiği üzere bu bölgelerin beklenenden çok daha yoğun çalışması istifçilerin gerçekçi değerlendirmelerde bulunmasını engelliyor.

Tüm bunlar olurken de beynin anıların saklanmasında ve geri çağrılmasında etkin olan hipokampus adlı bölgesi, o nesneyle ilgili anıları çağırmaya başlıyor. İstifçiler için karar alma aşaması bu yüzden çok daha bunaltıcı ve kaçınmak istedikleri bir an haline geliyor.

Öte yandan, istifleme bağımlılığı olmayan insanlar bir nesne üzerinde bu kadar çok düşünmedikleri için karar vermeleri çok daha kolay oluyor.

Küçücük bir şeyi dahi gözden çıkarmak istifçilerde derin bir üzüntü yaratabiliyor. İleride ihtiyaç duyabilecekleri bir şeyi çöpe atmanın vereceği huzursuzluğu çok iyi bildiklerinden biriktirmeye devam ediyorlar ve evlerindeki eşya yığınları çığ gibi büyüyor.

İstifçilik Nasıl Tedavi Ediliyor?

Yapılmaması gereken ilk şey şu: Kompulsif biriktirme hastasının eşyalarını çöpe atıp, “işte, kendini çok daha iyi hissetmiyor musun?” diye sormak. Bu muhtemelen hastanın aşırı bir öfkeye kapılıp ağır bir umutsuzluğa sürüklenmesine neden olacaktır.

Ayrıca, obsesif kompulsif bozukluk hastalarına uygulan ilaç tedavisi kompulsif biriktirme hastalarında sonuç vermemektedir. Bu alanda eğitim görmüş bir uzman önderliğinde bilişsel davranışçı terapi görmek, biriktiricinin değerli çöplerini azaltmasını, en azından katlanılabilir bir düzeye indirmeyi öğrenmesini sağlayabilir.

Uzmanlar istifçilik tedavi tedavi sürecinin hızlı değil adım adım yaşaması gerektiğini özellikle vurguluyor. Örneğin gereksiz nesnelerden birer birer kurtulmanın evin önüne bir kamyon çekip her şeyi tek seferde dışarı atmaktan çok daha etkin ve doğru bir çözüm olacağını öne sürüyorlar.

Araştırmacılar her ne kadar istifleme bağımlılığını daha çok ileri yaşlardaki kişilerde gözlemlese de, belirtilerin daha küçük yaşlarda ortaya çıkabildiğini de söylüyorlar.

Eşyaları değil anları biriktireceğiniz bir yaşam biçimi kurmanız dileğimizle…

İleri Okumalar:

https://www.nature.com/news/step-inside-the-real-world-of-compulsive-hoarders-1.12495

https://blogs.scientificamerican.com/observations/scans-of-hoarders-brains-reveal-why-they-never-de-clutter/

Pınar Dündar, Eşyanın Kölesi Olmak, Bilim Teknik Eylül 2016

Dennis DiClaudio, Paranoyak, 2007, NTV Yayınları

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu