Psikoloji

Pygmalion – Golem Etkisi: Beklentiler Davranışları Nasıl Değiştirir?

Pygmalion Etkisi, insanların kendilerinden beklenen performans düzeyine ulaşmak için kendi performanslarını yükseltmeleriyle ortaya çıkan bir sosyal olgudur.

Pygmalion

1960’ların başında, North Dakota Üniversitesi’nde yapılan bir psikoloji deneyinde öğrenciler laboratuvar fareleriyle çalışıyordu. Öğrencilerin yarısına, farelerinin genetik olarak labirentte başarılı olmaya yatkın olduğu söylenmişti (“zeki” fareler).

Diğer yarısına ise farelerinin daha başarısız olacağı belirtilmişti (“zayıf” fareler). Oysa gerçekte fareler arasında hiçbir genetik fark yoktu. Tümü rastgele bu iki gruba ayrılmıştı. Buna rağmen “zeki” olduğu söylenen fareler, diğerlerinden belirgin şekilde daha iyi performans gösterdi. Peki bu nasıl mümkün oldu?

Bu deney, Ocak 2024’te 90 yaşında hayatını kaybeden sosyal psikolog Robert Rosenthal tarafından yürütülmüştü. Rosenthal’ın çalışmaları, çoğu zaman farkında bile olunmayan beklentilerin sonuçları değiştirebildiğini ortaya koydu. Bu durum yalnızca fareler için değil, insanlar için de geçerlidir.

Deneye katılan öğrencilerin doldurduğu anketler, iki grup fareye yönelik algılarının farklı olduğunu gösterdi. Öğrenciler bu farklılığın farkında değildi. Rosenthal’a göre “zeki” olduğu söylenen farelerle çalışan öğrenciler, onları daha sevimli ve daha hoş bulduklarını ifade ediyordu.

Ayrıca bu öğrenciler farelere daha nazik ve daha dikkatli davranıyordu. Bu farklı muamele, farelerin performansını da etkilemiş görünüyordu.

Pygmalion Etkisi Nedir?

Bu fare deneyinin sonuçları Rosenthal’ı, San Francisco’daki Spruce İlkokulu’nun müdürü Lenore Jacobson ile iş birliği yapmaya yöneltti. Birlikte, öğretmen beklentilerinin öğrenci başarısı üzerindeki etkisini incelemek için bir deney tasarladılar.

Öğretmenlere, uygulanan yeni bir testin — aslında uydurma olan “Harvard Kazanım Testi”nin — bazı öğrencileri akademik olarak “parlayacak” kişiler olarak belirlediği söylendi.

Gerçekte ise bu öğrenciler tamamen rastgele seçilmişti. Buna rağmen bir yıl sonra yapılan ölçümlerde, bu ” öğrenciler diğerlerine göre belirgin şekilde daha başarılı oldu. Bu etki özellikle küçük yaştaki öğrencilerde daha güçlüydü.

Pygmalion (Rosenthal) Etkisi

Rosenthal, öğretmenlerin bu öğrencilere bilinçsiz şekilde daha fazla ilgi, destek ve olumlu geri bildirim verdiğini sonucuna vardı. Bu da kendi kendini gerçekleştiren bir başarı süreci yarattı. Rosenthal bu bulguyu “Pygmalion Etkisi” olarak adlandırdı.

Pygmalion Etkisi adını, yaptığı heykele âşık olup onu adeta canlandıran heykeltıraşın anlatıldığı Yunan mitinden alır. Bu kavram, beklentilere dayalı inançların gerçekliği şekillendirebildiğini ifade eder.

1986 yılında psikolog Daniel Goleman, Rosenthal’ın çalışmalarını geliştirerek sözsüz iletişimin önemine dikkat çekti. Rosenthal’ın vurguladığı nokta şuydu: Beklentiler yalnızca sözlerle değil, çoğu zaman fark edilmeden aktarılan bu ince sözsüz işaretlerle de karşı tarafa geçer.

Pygmalion Etkisi Nasıl Çalışır?

Süreç genellikle başkalarının beklentileriyle başlar. Bir öğretmen ya da yönetici, bir kişi hakkında bir yargı oluşturur ve ona bu beklentiye göre davranır. Bu tutum, zamanla karşıdaki kişi üzerinde etkisini gösterir. Kişi, başkalarının kendisini nasıl gördüğünü düşünerek kendi benlik algısını buna göre şekillendirir.

Bu noktadan sonra inançlar davranışa dönüşür. Kişi, kendisi hakkında benimsediği bu düşüncelere uygun hareket etmeye başlar. Kendini yeterli görüyorsa daha çok çaba gösterir. Sonunda ortaya çıkan performans, ilk beklentiyi doğrular. Böylece baştaki yargı güçlenir ve süreç yeniden başlar.

Daha dikkatli ve ilgili bir duruş, karşıdaki kişiye güvenildiğini hissettirir. Buna karşılık dalgınlık ya da mesafe, düşük beklenti mesajı verebilir. Üstelik bu davranışların çoğu bilinçli değildir.

Buna rağmen bu tutumların geliştirilebileceğini gösteren çalışmalar vardır. Christine Rubie-Davies, öğretmenlerle yaptığı çalışmalarda onların sınıf içindeki davranışlarını videoya kaydetti. Öğretmenler kendi derslerini izlediklerinde, farkında olmadan verdikleri küçük tepkilerin öğrenciler üzerinde nasıl bir etki yarattığını açıkça gördü.

Bu farkındalıkla birlikte, yüksek beklentiye dayalı bir yaklaşımı bilinçli şekilde uygulamaya başladılar. Sonuçta bu öğretmenlerin öğrencileri, özellikle matematikte, diğer gruba göre belirgin biçimde daha başarılı oldu.

Yanlış İnançlar da Gerçek Olur: Golem Etkisi

Golem Etkisi, Pygmalion Etkisi’nin tersidir. Temel fikir basittir: Birine düşük beklentiyle yaklaşırsanız, o kişi gerçekten daha kötü performans gösterir.

Yani bir öğretmen ya da yönetici, birinin başarısız olacağını düşünürse, farkında olmadan ona daha az ilgi gösterir, daha az destek verir. Bu da karşıdaki kişinin motivasyonunu düşürür. Sonuçta kişi gerçekten başarısız olur. Başlangıçtaki olumsuz beklenti böylece doğrulanır.

Pygmalion Etkisi olumlu beklentilerin başarıyı artırmasını anlatır. Golem Etkisi ise olumsuz beklentilerin başarısızlığa yol açmasını açıklar. İkisi aynı mekanizmaya dayanır, sadece yönleri farklıdır.

Bu etkiyi hayatın hemen her alanında görürüz. Okullarda, üniversitelerde, aile içinde, arkadaşlık ilişkilerinde ve iş hayatında sürekli karşımıza çıkar. İnsanlar çoğu zaman başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğüne göre davranır.

Bu yüzden “ezilen ama sonunda kazanan” karakterlerin olduğu filmler bu kadar etkileyicidir. Çünkü bu hikâyelerde ana karakter, çevresinden gelen olumsuz beklentilere rağmen başarılı olur. Herkes onun başarısız olacağını düşünür, ama o buna rağmen yoluna devam eder.

Sonuç olarak

Tüm bu örnekler aynı noktayı gösterir: Beklentiler yalnızca zihinsel bir tutum değildir. Davranışlara yansır, karşı tarafa geçer ve zamanla gerçek sonuçlar üretir. İnsanlar çoğu zaman kendilerinden ne beklendiğini hisseder ve buna göre hareket eder. Bu yüzden küçük görünen tutumlar bile, bireylerin neyi başarabileceğini belirlemede büyük bir rol oynar.


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • Veestraeten, Marlies & Johnson, Stefanie & Leroy, Hannes & Sy, Thomas & Sels, Luc. (2020). Exploring the Bounds of Pygmalion Effects. Congruence of Implicit Followership Theories. Drives and Binds Leader Performance Expectations and Follower Work Engagement. Journal of Leadership & Organizational Studies. 28. 154805182098042. 10.1177/1548051820980428.
  • Raudenbush, S. W. (1984). Magnitude of teacher expectancy effects on pupil IQ as a function of the credibility of expectancy induction: A synthesis of findings from 18 experiments. Journal of Educational psychology, 76 (1), 85.
  • How Teacher Expectations Shape Students’ Experience in the Classroom. Yayınlanma tarihi: 14 Ocak 2022; Bağlantı: https://thedecisionlab.com/
  • Larche CJ, Dixon MJ. The relationship between the skill-challenge balance, game expertise, flow and the urge to keep playing complex mobile games. J Behav Addict. 2020 Oct 6;9(3):606-616. doi: 10.1556/2006.2020.00070. PMID: 33027060; PMCID: PMC8943660.

Matematiksel

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir