BİYOLOJİ

Y Kromozomunun Başı Yok Olma Tehlikesiyle Dertte

Doğumumuzda edindiğimiz cinsiyetimiz aslında genetik bir yazı-turanın sonucundan ibarettir: X mi gelecek yoksa Y mi? İki X kromozomu gelirse ovaryum, bir X ile bir Y gelirse testis sahibi oluruz. Bu genetik materyal paketiyle gelen özellikler sadece bize görünüm olarak verilen vücut kısımlarımız ve biçimimiz değil. Sadece 45 adet gen ile gelen Y kromozomu, 1000 civarında gen içeren X’in yanında cılız kalır. Ancak araştırmalar Y kromozomunun git gide eridiğini ve yok olmaya yüz tuttuğunu doğruluyor; bir bakıma erkek cinsiyetin günü gelince ortadan kalkacağı demek oluyor. Bu tahmin ve yorumlar yapılırken kimi somurtuyor kimi ise neşeleniyor.

Peki Y kromozomu gerçekten de yok mu oluyor? Ve bu durum erkekler için ne anlama gelmekte?

Bu sorulara cevap vermeye başlamak için zamanda geri gitmemiz gerekiyor. “Bizim cinsiyet kromozmlarımız her zaman X ve Y değildi.” diyor Arizona Devlet Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Melissa Wilson. “Erkeklik ya da kadınlığı belirleyen koşullar özellikle onlara bağlı değildi.”

İlk memeliler 100 ilâ 200 milyon yıl önce evrimleştiklerinde aslında hiç de cinsiyet kromozomları yoktu. Aksine, X ve Y diğer kromozom setlerinden farksızdı ve diğerleriyle benzer boyuttalardı, diyor Wilson.

Bilinmesi gereken önemli bir ayrıntı var: hayvanların cinsiyet kromozomlarına ihtiyaçları yoktur. Bu o zaman da doğruydu, şimdi de doğru, diyor Avutralya Melbourne, La Trobe Üniversitesi’nden genetikçi Jennifer Graves. Bütün kromozomlarımı cinsiyetle ilgili-ilgisiz genlerin birer kokteylidir. Y kromozomunun özel bir konumda oluşu içeriğinde bulunan bir tek genle, SRY ile mümkün oluyor ve bu gen testislerin gelişimi için açma-kapama düğmesini bünyesinde bulunduruyor.

Timsah ve kaplumbağa örneklerinde ise bu açma kapama düğmesine hiç ihtiyaç yoktur. Embriyoların büyürken maruz kaldıkları ortam ısısı cinsiyetlerini belirler. Atalarımızın da bu özelliği göstermiş olması muhtemeldir diyor Graves. Fakat bir noktada atalarımızda bulunan eski ve cinsiyetsiz olan bir kromozom içinde böyle açma-kapama düğmesi geni geliştirmiş. Sonuç olarak da erkek üreme uzuvlarının oluşumu için Y kromozomunun varlığına ihtiyaç duyuluyor.

The Y chromosome may be in trouble.

Fakat Y kromozomu vücuda gelir gelmez küçülmeye başladı. Zaman içinde genler pek çoğu zararlı olan mutasyonlar üretti. Kromozomlar birbirileriyle rekombine olarak bu mutasyonların üstesinden gelebiliyorlar.

Mayoz sırasında vücutlarımız sperm ve yumurta üretirken babadan ve anadan gelen kromozomlar rastgele karışır ve kollarını birbirlerine eşleyerek takas yaparlar. Bu gen dansı sonucunda zararlı ve yararlı genler çeşitlere (varyant) ayrılır ve işlevsel kopyaların aktarılması olasılığı artar. Bütün kromozomlar bunu yapar: anneden gelen kromozom 1 kollarını babadan gelen kromozom 1 ile eşleyip değiş tokuş yapar ve diğerleri de aynı şekilde devam eder.

Ancak Y’nin karşısında kollarını eşleyeceği bir kromozom yoktur. X kromozomları birbirleriyle rekombinasyon yapabiliyorlarken Y ve X kromozomları aralarında rekombine olacak kadar benzemezler. Bu yüzden bir bireyde çok nadiren iki Y kromozomu birden bulunur, Y kendi kendisiyle rekombine olamaz.

“Eğer kötü bir mutasyon meydana gelirse, bunu genellikle partnerinizle takas edebilirsiniz. Fakat Y bunu yapamaz.” diye açıklıyor Wilson. Böylece Y kromozomu zararlı mutasyonları biriktirir, bu mutasyonlar doğal seçilim yoluyla elendikçe Y tarih boyu giderek küçülmüş oldu.

Grave’in araştırmasına göre Y kromozomunun 166 milyon yıl önce 1669 adet geni vardı ve dediğine göre “X kromozomuyla aynı sayıda” idi o zamanlar. “Yaşadığı kaybın istikrarlı olduğunu -milyon yılda 10 gen- görmek için muhteşem bir beyne gerek yok. Şu an geriye kalan sadece 45 gen ve bu da bize tüm Y kromozomunun 4.5 milyon yıl sonra yok olacağını gösteriyor.”

İstikrar buradaki anahtar kelime. Son zamanlarda yapılan çok sayıda araştırma sonucu da bu gen kaybı hızının düştüğünü söylüyor bizlere. 2005 yılında Nature dergisinde yayınlanmış bir çalışmada insan Y kromozomuyla şempanzeninki karşılaştırılmış. Sonrasında 2012’de yapılan bir diğer çalışmada aynı araştırmacı ekibi resus maymununun Y kromozomunun dizisini çıkarmış ve yine Nature dergisinde yayımlanmış.

Bu araştırmanın sonucuna göre insan Y kromozomu evriminde resus maymunlarından 25 milyon yıl önce ayrıldığından bu yana sadece bir genini kaybetmiş. Ayrıca 6 milyon yıl önce şempanzelerden ayrıldığımızdan beridir hiçbir gen kaybı yaşanmamış. Bu durum bize Graves’in dediği gibi doğrusal biçimde gen kayıplarının yaşanmadığını kanıtlıyor.

Y kromozomunun kaybolma dosyası kapatılmadı, diğer türlerde de meydana gelmekte diyor Graves. Yer altı kemirgenlerinden iki köstebek türünün de Y kromozomlarını birbirlerinden bağımsız olarak kaybettikleri tespit edildi. Aynı şekilde türleri tehlikede olan ve Japonya’daki küçük adalarda yaşayan üç dikenli sıçan türünün de kayıp yaşadıkları görüldü.

Fakat bütün bu türlerin bize gösterdiği, Y kromozomunun kaybı ölüm kalım meselesi değil, dikenli sıçanlar da köstebekler de hâlâ daha erkek ve dişi bireylere sahip. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’den genetikçi Rasmus Nielsen “İnsanlar cinsiyetin çok sıkı belirlenmiş bir şey olduğunu düşünüyor. Eğer Y kromozomunuz varsa erkek, yoksa kadınsınız şeklinde. Oysa doğadaki işleyiş böyle değil.”

Aslında erkek ve kadınlar arasında ifade edilişlerinin %95’i farklı olan genler X ve Y kromozomlarında değiller. Örneğin, ESR1 östrojen almaçlarını (reseptör) kodlayan gendir ve 6. kromozomda yer alır. Bu almaçlar kadın gelişimi ve cinsel gelişimi için hayatidir.

“Y kromozomunu kaybetmek erkekliği kaybetmek demek değildir” diyor Nielsen. Aksine Y kromozomunun kaybı, kendisinin yerine bir başka genin açma-kapama görevini devralabileceği gerçeğini gösteriyor: “Bu görevi layığıyla yapacak yığınla başka gen var.”

Peki bu durumun gerçekleşme olasılığı ne kadar? “Mümkün fakat içinde bulunduğumuz zaman diliminde değil.” şeklinde açıklıyor araştırmacılar.

Okuma Önerisi: Ahtapotlar Beyinlerindeki Genetik Kodları Değiştirebiliyor

Kaynak: Is the Y chromosome dying out?; https://www.livescience.com/y-chromosome-dying.html

Matematiksel

a. caner sönmez

yaşamı anlamlandırma yürüyüşünde, "hiç" olmaya giden yoldayım. bir gün tüm beyinlerin birbirine bağlanması, dolayısıyla birbirimizi doğru anlama kapasitelerimizin sonsuzluğa kavuşması hayalim. ve çocukların hepsinin birlikte gülmesi, doyması, doğru yaşaması.. “Bilimsel bilgiyi küçük bir grubun tekeline bırakmak bir toplumun düşün gücünü zayıflatır, onu tinsel yoksulluğa sürükler.” Albert Einstein “Gelmiş geçmiş tüm dikkat gerektiren uğraşlar içerisinde, sevmek uğraşı üzerinde gösterilen dikkat, en yaşamsal önemde olanıdır.” Bertrand Russell "Meselemi hiç'e bıraktım." Max Stirner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu