DOĞA BİLİMLERİ

Dünya’nın Manyetik Kutupları Yer Değiştiriyor, Bundan Korkmalı mıyız?

Çoğumuz kıyamet tahminlerine ilgi gösteririz. Bu davranış kalıbımızı bilen medya da fırsatı kaçırmaz. Bu nedenle dönem dönem “kutup kaymaları” veya “dünyanın manyetik alanındaki değişiklikleri” içeren yazılar ekranlarımıza düşer. Dünyanın manyetik alanında değişiklikler olduğu bilgisi doğrudur. Aslında bundan 800.000 yıl önce hayatta olsaydınız o zaman jeo-manyetik kutup değişimini birebir tecrübe edebilirdiniz. Elinizdeki pusula, kuzey olduğundan emin olduğunuz yönü size güney olarak gösterirdi.

O zaman bilgi doğru ise sorun nerede diyebilirsiniz. Sorun bu manyetik alan değişiminin haberlerde spekülasyon yapıldığı gibi Dünya’nın sonunu getirmeyeceği. Korkmayın, manyetik kutuplar bir anda yer değiştirip tüm elektrikli cihazları yok etmeyecek. Hatta bazı web sitelerinin ilan ettiği gibi bu kutup kaymaları depremlere ve kasırgalara da neden olmayacak. Peki ama olan biten ne?

Dünya’nın Manyetik Kutupları Yer Değiştirirse Ne Olur?

Elinizde bir manyetik pusula var ise fabrika ayarları Dünya’nın manyetik kutuplarını baz alarak yapılmıştır. Yani şu anda Dünya’nın jeolojik kuzey kutbuyla, manyetik kuzey kutbu aynı yöndedir. Dediğimiz gibi manyetik kutupların yer değişimi gerçekleşir ancak  ortalama olarak her milyon yılda birkaç kez meydana gelir. Bazılarının iddia ettiği gibi günler veya haftalar içinde gerçekleşmez. Bilim insanlarının bunu okyanus tabanlarından alınan tortu çekirdekleri sayesinde tespit etmeleri mümkündür.

Örneğin, en son meydana gelen Brunhes-Matuyama olarak isimlendirilen jeo-manyetik yer değişim yaklaşık 780.000 yıl önce gerçekleşmiştir. Ayrıca, geçici ve tamamlanmamış değişimler de olabilir; örneğin manyetik kutuplar coğrafi kutuplardan – hatta ekvatordan geçip – uzaklaşabilir ve sonra eski yerine geri gelebilir. En son geçici (tamamlanmamış) değişim, Laschamp olayı, yaklaşık 41.000 yıl önce meydana gelmiştir.

Referans: Gary A. Glatzmaier. Manyetik alan degişim simülasyonları

Gerçek olan şu ki bu değişim hızlanıyor ama çok yakın zamanda değil! Bilim insanları yirminci yüzyılın başlarında yılda ortalama 10 mil yer değiştiren manyetik alanın şu anda yaklaşık yılda 40 mil yer değiştirdiğini tespit ettiler. Tüm bu verileri göz önünde bulundurarak yaklaşık 1000 – 2000 yıl içinde bu değişimin gerçekleşebileceğini ön görüyorlar. Fakat kesin olarak bir tarih verebilmek (en azından şimdilik) oldukça zor gözüküyor.

Dünya’nın Manyetik Kutuplarının Değişimi Bizim İçin Risk Taşır mı?

En çok sorulan sorulardan biri Değişim esnasında manyetik zırh Dünya’yı Güneş’in zararlı ışınlarından koruyabilecek mi?” biçimindedir. Korkmayın. Manyetik kutupların değişimi esnasında manyetik alan sıfır olmaz. Fakat daha zayıf ve daha karmaşık bir hale gelir.

Bu durum tabi ki Dünya yüzeyinde ve üzerinde güneşten kaynaklanan radyasyon seviyelerinin artmasına neden olacaktır. Fakat bizi hayatı anlamda endişelendirecek bir durum olmayacak. Zayıflatılmış bir manyetik kalkanla nelerin olabileceğini, anormal derecede büyük güneş enerjisi patlamalarının manyetik alanımızla etkileşimine dayalı olarak hareket eden jeomanyetik fırtınaların etkilerinden anlayabiliriz.

Dünya’nın manyetik alanı iç çekirdeğindeki sıvı metallerin hareketiyle oluşuyor Bu manyetik alan aslında yerküre etrafındaki güçlerin oluşturduğu bir katman. Manyetosfer olarak bilinen bu alan bizi, çok ciddi tehlikeler yaratma riski taşıyan güneş rüzgarına (elektron, proton ve alfa parçacıklarından oluşan plazma dalgaları) karşı bizi korur.

Dünya’nın Manyetik Alanı İle İlgili Bilgileri Nasıl Ölçebiliyoruz?

Üzerinde yaşadığımız gezegenin çekirdeği, sıvı haldeki metallerden oluşuyor. Dünya’nın manyetik alanı, gezegenimizin sıvı çekirdeğinde, ergimiş demirin yavaş yavaş hareket etmesine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Bu da yerkürenin kuzey ve güney kutuplarıyla aslında devasa bir mıknatıs gibi çalışmasına neden oluyor.

Atmosfer ve okyanuslar gibi, bu sıvı demirin hareketi de fizik yasalarına tabidir. Bu nedenle, atmosfer ve okyanusa bakarak meteoroloji tahminlerini gerçekleştirebildiğimiz gibi, bu sıvı demirin hareketini izleyerek de “çekirdeğin durumunu” da tahmin edebiliriz. Ancak atmosferi okyanusları direk gözlemleyebilmemize rağmen birkaç gün sonrası için hava tahminlerini tutturmakta zorlanmaktayız. Düşünün ki 3000km yerin altında olan direk gözlem alamadığımız fiziksel bir olayla ilgili tahmin yapmamız gerekiyor! Bu elbette oldukça zor bir durum.

Neyse ki en azından şu anda, öncesine göre elimizde daha çok veri var. Uydular sayesinde manyetik alandaki değişimleri tespit edebiliyoruz. Bu da yerin derinliklerindeki sıvı çekirdeğin hareketi ile ilgili bilgi çıkarımlarında bulunmamıza yardımcı oluyor. Bir nevi bu veriler bizim yeraltı gözlüklerimiz oluyor. Yakın zamanda yapılan çekirdekteki jet-akımları keşfi buradaki dinamikleri daha iyi anlayabilmemiz adına bilim dünyası için oldukça heyecanlı bir keşifti. Sayısal simülasyonlarla laboratuvar ortamında gerçekleştirilen deneyler birlikte analiz edildiğinde bu alandaki anlayışımız ivme kazanıyor.

Sonuç olarak Dünya’mızın ve kendimizin geleceği hakkında endişelenmemiz gerek çok fazla şey var. Ancak Dünya’nın manyetik kutuplarının değişimi şimdilik bunlardan biri değil. Bunun yerine küresel iklim değişikliği gibi gerçek endişe edilecek konulara odaklanmanızı öneririz. Çünkü bu bağlamda yaşantımızı riske sokan çok daha fazla korkulacak şey var.

Çeviri: Selime Gürol Senoner

Kaynaklar:

  • Magnetic Pole Reversal Happens All The (Geologic) Time; Yayınlanma tarihi: 30 Kasım 2011; Bağlantı: https://www.nasa.gov/
  • Why the Earth’s magnetic poles could be about to swap places – and how it would affect us; Yayınlanma tarihi: 27 Ocak 2017; Bağlantı: https://theconversation.com/

Matematiksel

Selime Gürol Senoner

Ankara Üniversitesi Matematik Bölümü’nden mezun olduktan sonra ODTU Uygulamalı Matematik Enstitüsü’nde yüksek lisans ve Fransa’da bulunan Institut National Polytechnique de Toulouse’da uygulamalı matematik alanında doktoramı yaptım. Doktora öncesi TUBITAK Uzay’da 4 yıl araştırmacı olarak çalıştım. Su anda ise matematikçi olarak Fransa’da bulunan CERFACS adındaki bir araştırma enstitüsünde çalışmaktayım. Eğitim sisteminden kaynaklı matematik denilince genelde aklımıza oldukça soyut olan ezberlenecek formüller gelir. Aslında matematiği hayata dair olan her şeyde görebiliriz. Sadece farklı gözlüklere ihtiyacımız var. Bu web sitesinde de bu gözlükleri sizlere sağlayabilmek, matematiğe olan merakı arttırmak ve en önemlisi araştırmacı ruhunu açığa çıkarabilmek dileğiyle...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu